(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13817 E. , 2008/15891 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.4.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın HUMK.nun 194.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair verilen 24.7.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 17.10.1991 tarihinde düzelnenen taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi gereğince çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalılar derdestlik ve görevsizlik nedeniyle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, aynı satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak daha önce davalıların mirasbırakanı satıcı ... aleyhine açılan davada asliye hukuk mahkemesinin 2004/56 esas, 2007/38 karar sayılı dosyası ile davalı ...'un davada önce öldüğünün anlaşılması üzerine ölü kişi hakkında dava açılamayacağından davanın reddine dair verilen kararın henüz kesinleştiği, böylece aynı konuda derdest dava bulunduğu gerekçesi ile HUMK.nun 194. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı, 17.10.1991 tarihli noterde düzenlenmiş gayrimankul satış vaadi sözleşmesine dayanarak 6.9.2001 günlü dilekçe ile sulh hukuk mahkemesinde satıcı ... aleyhine tapu iptali ve tescil istemli dava açmış, sulh hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği asliye hukuk mahkemesinde davalı ... 'un dava açılmadan önce 10.7.1998 tarihinde öldüğünün anlaşılması üzerine davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, bu karar tebliğe çıkarılmamış ve kesinleşmemiştir. Davacı bu kez ...'un mirasçıları olan davalılar aleyhine 4.4.2007 tarihinde aynı satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak eldeki bu davayı açmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki , dava tarihinden önce ölmüş olan kişiye karşı dava açılamaz. Böyle bir davanın açılmış olması halinde mahkemenin davalının dava tarihinden önce ölmüş bulunduğunu yani davalının taraf ehliyetinin bulunmadığını öğrenmesi üzerine dava şartı bulunmadığından davayı kendiliğinden reddetmesi gerekir. Ölü kişiye karşı açılmış davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gibi bu kişinin mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle de olsa açılan davaya hukuki geçerlilik kazandırılmasına mevzuatımız yer vermemiştir. Nitekim, az yukarıda açıklandığı üzere asliye hukuk mahkemesince sözü edilen dosyada ... aleyhindeki dava reddedilmiştir.
Derdestlik konusuna gelince; bir davanın derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekir. Bu şartlar, aynı davanın iki kere açılmış olması birinci davanın görülmekte olması ve birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olmasıdır. Her iki davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için, maddi anlamda kesin hükümdeki gibi, birinci dava ile ikinci davanın taraflarının konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Somut olayda, ilk dava satıcı ... aleyhine açılmıştır. ...'un dava açılmadan önce ölmüş olması nedeniyle taraf ehliyeti bu nedenle dava şartı yoktur. Böyle bir davaya devam ile esasa ilişkin hüküm kurulması olanağı da bulunmamaktadır. O halde, birinci dava devam ederken dahi o davadaki davalının mirasçıları aleyhine aynı istemli dava açılabilir ve bu durumda ilk dava nedeniyle derdestlikten söz edilemez. Açıklanan nedenlerle, davaya devamla yapılacak inceleme sonucuna göre işin esasına ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.