8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/7145 E. , 2022/10211 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... mirasçıları Bayram ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; "...Çekişmeli taşınmazların vakfiye kapsamında kalmadığı, vakfiye kapsamında kalsa dahi Hazinedar Zade ......Vakfı’nın gayrisahih nitelikte olması nedeniyle taşınmaza zilyet olan kişinin zamanaşımı yoluyla taşınmazı iktisap edebileceği açıklanarak, davacı taraf yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi..." gereğine değinilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 181 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları Bayram ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın vakfın hudutnamesinin kapsamında olup, Hazinedar Zade ......Vakfı niteliği itibari ile sahih vakıf olduğundan taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bozma ilamında, tespit maliki Hazinedar Zade ......Vakfı’nın gayri sahih vakıf olduğuna ve taşınmazın vakfiye kapsamında kalmadığına değinilerek zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına yönelik olarak hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, bozma ilamına uyulduğuna göre Hazinedar Zade ......vakfının gayri sahih vakıf olduğu ve dayanılan vakfiyenin de taşınmazı kapsamadığı hususunda davacı taraf yararına usuli müktesep hak oluştuğu kuşkusuzdur. Diğer yandan, dosya kapsamı ile de Hazinedar Zade ......Vakfı’nın sahih vakıflardan olduğu ve dayandığı vakfiyenin çekişmeli taşınmazı kapsadığı somut olarak ortaya konulamadığı gibi, taşınmazda davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği de belirlenmiştir. Hal böyle olunca, davanın kabulüne ve taşınmazın davacı/ mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.