12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/22207 E. , 2014/30629 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/04/2014
NUMARASI : 2013/643-2014/490
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 13.06.2013 tarih 2013/644 D.iş E. 2013/ 642 K. sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak, borçlu aleyhine bir adet çeke dayalı olarak 17.06.2013 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurusunda icra dairesinin yetkisine, borca, işlemiş faize ve talep edilen faiz oranına itiraz ettiği ve çek aslının icra kasasında olmadığı ileri sürerek ödeme emrinin iptalini talep ettiği mahkemece yetki itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.
Dairemiz; ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yerin yargı çevresindeki icra dairesinde takip yapılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görüşünde iken, HGK'nun 15.01.2014 tarih ve 2013/12-476 Esas 2014/5 Karar sayılı kararı doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek İİK’nun 261. maddesinin ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi gereken yeri belirlediği, icra takibi yönünden icra dairesinin yetkisinin anılan maddede belirlenmediği, yetki konusunda İİK’nun 50. maddesi atfı ile HMK’nun genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği yönündeki görüş benimsenmiştir. Somut olayda, icra takibine konu 05.05.2013 keşide tarihli, 28.357,00 TL bedelli çek için Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 13.06.2013 tarih ve 2013/ 644 D.iş E. 2013/642 K. sayılı ihtiyati haciz kararı verilmiş, söz konusu ihtiyati haciz kararına istinaden takip başlatılmıştır. O halde; mahkemece borçlunun yetki itirazının İİK'nun 50. maddesi atfı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel yetki kuralları kapsamında incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.