Esas No
E. 2021/3333
Karar No
K. 2022/8586
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2021/3333 E.  ,  2022/8586 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08.03.2019 tarih ve 2018/141 E. - 2019/168 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 23.12.2020 tarih ve 2019/861 E. - 2020/1037 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında mülkiyeti davalı şirkete ait olan taşınmazın satışına ilişkin harici sözleşme imzalandığını, ayrıca taşınmazın satışına ilişkin olarak aracı şirket Arinna Montaj Demontaj Depo Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık Hiz. San. Tic. Ltd. Şirketi ile gayrimenkul satış ve cayma protokolü imzalandığını, taşınmazın satış bedelinin % 18 KDV dahil 8.260.000,00 TL olarak belirlendiğini, taşınmazın değeri 7.000.000,00 TL, KDV'nin ise 1.260.000,00 TL olduğunu, davalı şirkete sözleşme uyarınca KDV dahil satış bedelinin 19.01.2018 tarihinde ödendiğini ve taşınmazın tapuda devrinin gerçekleştirildiğini, taşınmazın devrinin gerçekleşmesi ile birlikte davalı şirketçe düzenlenen faturada KDV miktarının % 0 olarak belirtildiğini, davacı şirket tarafından faturanın noter ihtarnamesi ekinde davalıya iade edildiğini ve sözleşmeye uygun fatura düzenlenmesinin istendiğini, sözleşmelerin imzalanmasından sonra yasa değişikliği nedeniyle finansal kiralama şirketlerine KDV istisnası getirildiğini, bu nedenle de davalı şirketin KDV oranını % 0 olarak belirttiğini, ancak KDV dahil bedelin ödenmesine rağmen davalı tarafça % 18 olarak ödenen KDV'nin kanunsuz ve hukuksuz yere iade edilmediğini iddia ederek haksız olarak tahsil edilen KDV bedeli tutarı olan 1.260.000,00 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, anlaşmaları doğrultusunda 8.260.000,00 TL üzerinden tapuda satışın gerçekleştirildiğini, buna ilişkin olarak e-fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini, fakat davacı tarafça iade edildiğini, taşınmazın satış bedelinin % 18 KDV eklenerek hesaplama yapılması gerekli ise 8.260.000,00 TL + KDV olarak hesaplama yapılması gerektiğini, fakat kanunen getirilen istisna nedeniyle düzenlenen e-faturada KDV oranı % 0 olarak gösterilerek kesildiğini, harca esas alınanın satış bedeli olduğunu, bu bedelin KDV hariç bedel olduğunu, tapu harcı hangi bedel üzerinden ödenmiş ise KDV'ye tabi satış bedeli olduğunu, finansal kiralama ve finansman şirketlerinin 01.01.2018 tarihinden önce borçlarına karşılık borçlu ve kefillerden aldıkları taşınmaz ve iştirak hisselerinin 01.01.2018 tarihinden sonraki devir ve teslimlerinin istisna kapsamında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, davalı tarafça taşınmazın tapuda 8.260.000,00 TL bedelle satışının yapıldığı, karşılığında faturanın kesildiği, kanunla getirilen istisna nedeniyle faturada KDV oranının % 0 olarak gösterildiği, tapudaki bedelin KDV hariç bedel olduğu, geçerli sözleşmenin tapuda yapılan sözleşme olduğu ileri sürülmüş ise de, taraflar arasında imzalanan 24.11.2017 tarihli sözleşmede taşınmazın bedelinin 1.260.000,00 TL KDV ile birlikte ve fabrikanın organize sanayi bölgesine olan borçları da davacı tarafından ödenmek suretiyle 8.260.000,00 TL olarak belirtildiği, sözleşmede davacı tarafa yüklenen tüm edimlerin yerine getirildiği, KDV dahil satış bedeli ve fabrikanın OSB'ye olan tüm borçlarının ödendiği, geçersiz olsa da taraflar arasındaki satış sözleşmesinin her iki tarafça da ifa edildiği, taşınmazın tapuda devredildiği tarih itibariyle yapılan yasal değişiklik gereği Katma Değer Vergisi Kanunu’ndaki muafiyet nedeniyle, davalı tarafça KDV ödenmediği halde davacıdan 1.260.000,00 TL KDV alınmış olduğu, davalı tarafın bu miktar kadar sebepsiz zenginleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.260.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davanın, taraflar arasındaki taşınmaz satışı nedeniyle ödenmeyen KDV'den dolayı davalı satıcının sebepsiz zenginleştiği iddiasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64.552,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

01/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog