Aramaya Dön

Hukuk Genel Kurulu

Esas No
E. 2012/1331
Karar No
K. 2013/404
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

Hukuk Genel Kurulu         2012/1331 E.  ,  2013/404 K.DİRENME KARARININ YASAL İÇERİĞİ KAMULAŞTIRMA KANUNUNA DAYALI TAPU İPTALİ VE İRTİFAK HAKKI TASCİLİ HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 429 HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 440 KADASTRO KANUNU (3402) Madde 12 KADASTRO KANUNU (3402) Madde 36 HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Geçici Madde 3

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 36. maddesine dayalı tapu iptal ve irtifak hakkı tescili istemine ilişkindir. Yerel mahkemece; davacının irtifak hakkının kadastro işlemlerinden önce tesis ve tescil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraf vekillerinin temyizi üzerine karar, Özel Daire tarafından; yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile bozulmuştur.

Yerel mahkemece, önceki gerekçeler yanında “3402 sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin 3. fıkrasının Anayasa Mahkemesi'nin 12/05/2011 tarih ve 2009/31 E-2011/77 K sayılı olup 23/07/2011 tarih 28003 tarihli RG'de yayınlanan kararı ile iptal edildiği; böylelikle bozma gerekçesinin yargılama devam ederken ortadan kalktığı” gerekçesi ile, bozmadan sonra gerçekleşen iptal olgusuna dayalı olarak direnildiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşme sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, bozma kararının dayanağını teşkil eden kanun maddesinin, bozma sonrası Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi ve mahkemece verilen kararın da bozmadan sonra ortaya çıkan bu iptal olgusuna dayanması karşısında, temyize konu kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu'nca mı, yoksa Özel Daire'ce mi yapılması gerektiği hususu, ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme, bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi). Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

Somut olayda ise; yerel mahkeme, temyize konu kararında, ilk kararının gerekçesinde yer vermediği “3402 sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin 3. fıkrasının Anayasa Mahkemesi'nin 12/05/2011 tarih ve 2009/31 E-2011/77 K sayılı olup 23/07/2011 tarih 28003 tarihli RG'de yayınlanan kararı ile iptal edildiği, böylelikle bozma gerekçesinin yargılamamız devam ederken ortadan kalktığı” gerekçesine yer vererek yeni bir hukuki olguya dayalı olarak direnme olarak adlandırdığı kararı vermiştir.

Görüldüğü üzere, direnme kararının dayanağını ilk kararın Özel Daire'ce incelenmesi aşamasında ortada olmayan ve bozma kararı verilmesinden sonra gerçekleşen, Anayasa Mahkemesi'nce davanın yasal dayanağını oluşturan hükümleri etkileyen, iptal olgusu oluşturmuş ve açıkça gerekçede bu husus ele alınarak sonuca varılmıştır.

Bu durumda, Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozmadan esinlenilerek ilk karardan ve bozmadan sonra ortaya çıkan Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı esas alan, Özel Daire tarafından tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu duraksamadan uzaktır. Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kurulu’na değil, Özel Daire'ye aittir. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daire'ye gönderilmelidir.

S O N U Ç : Yukarıda gösterilen nedenlerle davalı R. Göşker vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı HUMK 440/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog