Aramaya Dön

Hukuk Genel Kurulu

Esas No
E. 2012/1090
Karar No
K. 2013/394
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

Hukuk Genel Kurulu         2012/1090 E.  ,  2013/394 K.ŞİKAYET

USULSÜZ ÖDEME EMRİNİN İPTALİ

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 429

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 16

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 89

TEBLİGAT KANUNU (7201) Madde 32

                     HUKUK GENEL KURULU KARARI  

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:   İstek; usulsüz ödeme emrinin iptali, öğrenme tarihinin 07/09/2009 olarak kabulü ile 09/09/2009 tarihli red kararının kaldırılması istemine ilişkindir.  

Yerel mahkemece, “...alacaklı yanca borçlu Ş.. P.. aleyhine kat malikleri toplantısında alınan karar gereğince ilamsız takip yapıldığı, Şakiye Pazır'a tebligat yapılamaması üzerine Tebligat Kanunu’nun 35.maddesi uyarınca tebligat yapılması yasal değil ise de, şikayetçi- borçlunun icra dosyasında UYAP safahatınden de açıkça anlaşılacağı üzere 03/01/2008 tarihinde ödeme yaptığı, böylece usulsüz tebligatı ve borcu en geç 03/01/2008 tarihinde öğrenmiş sayılmasının zorunlu olduğu ” gerekçesi ile şikayetin reddine dair verilen karar, şikayetçi vekilinin temyizi üzerine Özel Daire’ce; yukarıda başlık bölümünde yer alan gerekçe ile karar bozulmuştur.  

Yerel mahkemece, önceki gerekçelere ilave olarak “…şikayete konu tebligatın her iki dava dosyasında aynı olduğu, icra dosyasında başka bir tebligatında bulunmadığı, davacının aynı şikayet dilekçesi ile iki ayrı mahkemeye dava açtığı, İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesi’nce, İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün dosyasının İstanbul 10.İcra müdürlüğüne devredilmesi dolayısıyla bu mahkemenin iş bölümü nedeniyle görevli olmaması nedeniyle dosyanın mahkememize gönderilmesi sonucunda yapılan yargılama sonucunda verilen usulsüz tebligat şikayetinin reddine ilişkin kararın kesinleştiği, mahkememizin 2011/338 esas sayılı dosyasının konusu olan şikayet ile ilgili kesin bir kararın bulunduğu..." gerekçesi ile direnme kararı verilmiş; hükmü şikayetçi vekili temyize getirmiştir.  

Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sırasında, işin esasının incelenmesinden önce, direnme kararının gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu'nca mı, yoksa Özel Daire’ce mi yapılması gerektiği hususu, ön sorun olarak tartışılıp, değerlendirilmiştir.   Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (HUMK. m.429).  

Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile veya bilgiye dayanması, ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olgunun yanında veya dışında yeni bir hukuki olguya dayanarak ve gerekçesini de bu yeni hukuki olgu yönünde değiştirerek karar vermiş olması hallerinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.   Somut olayda, yerel mahkemece ilk kararın gerekçesinde değinilmeyen mahkemenin 30.04.2010 tarih 2010/376 E.-823 K. sayılı kararının kesinleştiği gerekçesi benimsenmiş; direnme kararında da bu karara açıkça dayanılmıştır.  

Yerel mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda yer almayan, gerek mahkemece gerek özel dairece tartışılıp değerlendirilmeyen yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.   Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kurulu’na değil, Özel Daireye aittir.   Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.  

S O N U Ç : Yukarıda gösterilen nedenlerle şikayetçi vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen “Geçici Madde 7” atfıyla aynı yasanın 366. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.  

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog