12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/16536 E. , 2014/18209 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/02/2014
NUMARASI : 2013/848-2014/200
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından 1 adet bono ve 2 adet çeke dayalı olarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekilinin yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, imza itirazında bulunduğu, ayrıca takibe dayanak 14.170,00 USD bedelli çekin arkasının yazılmadığını ve alacaklının bu çek yönünden müracaat hakkını kaybettiğini ileri sürerek takibin iptali isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK.'nun 150. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; tarafların usulüne uygun şekilde davet edilmiş olmaları koşuluyla dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, borçlu vekili Avukat Melek Dönder'in 01.08.2013 tarihli dilekçesinde adresini ''.. .. ... Dragos/Kartal'' olarak bildirdiği, duruşma davetiyesinin ise, borçlu vekilinin dilekçesi ekinde ibraz ettiği vekaletnamede yazılı adrese tebliğe çıkarıldığı, sözkonusu tebligatın adıgeçenin taşındığından bahisle iade edildiği, borçlu vekiline yapılan bu tebliğ işlemi ile duruşma gününün bildirildiği kabul edilerek 14.11.2013 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırıldığı ve ardından HMK.'nun 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, borçlu vekili tarafından icra mahkemesine başvuru dilekçesinde gösterilen adrese duruşma davetiyesi tebliğ edilmediği açık olup; bu halde, usulüne uygun bir tebliğin varlığından da söz edilemeyeceğinden dosyanın işlemden kaldırılması ve akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yukarıda değinilen yasa hükmüne aykırıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece, borçlu vekili Avukat ... 01.08.2013 tarihli dilekçesinde yazılı adresi esas alınarak vekil adına duruşma davetiyesi çıkarılıp yargılamanın sürdürülmesi gerekirken; yöntemine uygun bir şekilde duruşmaya çağrılmayan borçlu taraf hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti başlığını taşıyan İİK'nun 170/a-2.maddesi gereğince alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususunun yasal süresi içerisinde icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürülmesi halinde mahkemece taraflar gelmese dahi re'sen karar verilebilir. Öyleyse borçlu vekili, takibe dayanak 14.170,00 USD bedelli çekin arkasının yazılmadığını ve alacaklının bu çek yönünden müracaat hakkını kaybettiğini ileri sürerek icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurduğuna göre; mahkemece, işin esasının incelenerek bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken; dava prosedürüne tabi olmayan şikayete (İİK'nun 18/3.maddesi gereğince) ilişkin uygulama yeri olmayan HMK.'nun 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi de doğru değildir.