Esas No
E. 2008/11655
Karar No
K. 2009/10876
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi

E. 2008/11655 K. 2009/10876 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/11655, K. 2009/10876, T. 09.07.2009
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/11655
Karar No
2009/10876
Karar Tarihi
09.07.2009
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2008/11655 E.  ,  2009/10876 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,emeklilik işlemin iptaline ilişkin işlemin iptail ile yeniden aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacıya 1.2.1999 tarihinden bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması ve aylıkların ödenmesi gereken tarihten faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne, davacının 22.3.1985 tarihinden 30.9.1985 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalı olduğunun kabulüyle davacının yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların ödenmesi gereken tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir

01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, ...’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.

Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, kuruma 21.8.1988 tarihinde verilen giriş bildirgesine istinaden, oda kaydına göre 22.3.1985 tarihi itibariyle ... sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, davacının 30.9.1985-5.7.1990 tarihleri arasında vergi kaydının, 10.2.1984-19.1.2000 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu, sicil kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davacıya 22.3.1985-26.1.1999 tarihleri arasında 13 yıl 10 ay 4 gün Bağ Kur sigortalılık süresi ve askerlik borçlanmasıyla kazandığı 1 yıl 8 ayın toplamları 15 yıl 6 ay 4 gün üzerinden 1.2.1999 tarihinden itibaren kısmı yaşLılık aylığı bağlandığı, davacının oda kaydı üzerinde 24.8.1998 tarihinde yapılan tetkikte Kurum İl MüdürüYardımcısı , Şefi ve Oda Başkanın birlikte tuttukları tutanakta davacının 14.5.1998 tarihinde noterce onaylanan defterde 196 sırada 10.2.1984 tarihinden beri kayıtlı olduğunun belirlendiği ancak bu defa aylık tahsisinden sonra 11.5.2007 tarihli müfettiş raporunda ise davacının 14.11.1985 tarihinde noterce onaylanan defterin 18 sayfasında 10.2.1984 tarihinden beri odaya kayıtlı olduğunu 24.8.1998 tarihinde yapılanan tetkikte düzenlenen tutanağın kötü niyetle tutulduğunu her iki deftere göre de davacının geriye dönük kayıt edildiğini bu nedenle oda kaydının geçersiz sayılması gerektiğini bildirdiği, davacı ve diğer bir kısım sigortalı ve kurum çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/5865 sayılı dosyasında şüpheli olarak ifadesi alınan davacı hakkındaki soruşturmanın devam ettiği anlaşıldığı halde mahkemece sigortalının suç vasfı taşıyan bir eylemi nedeniyle geriye dönük odaya kayıt yaptırıp yaptırmadığının saptanabilmesi için ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerekirken dosyaya getirtilmeyen pirim ödeme cetveline göre 22.3.1985 ten itibaren davacının isteğe bağlı Bağ Kur sigortalısı olduğu kabul edilerek istemin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

Bir kimse kendi kusuru olmaksızın sosyal güvenliğe sahip olduktan sonra,sosyal güvenliğe tabi olmanın koşulları oluşmadığından sözedilerek sosyal güvenceden yoksun bırakılamaz.Kaldı ki davalı Kurumun uzunca süre davacının ödediği primleri kullanıp davacıya sosyal güvenlik yönünden ümit verdikten sonra,sigortalılığı iptal etmeside Medeni Kanunun 2.maddesinde öngörülen afaki iyiniyet kuralı ile bağdaşmayacaktır.Ancak oda kaydındaki usulsüzlüğün davacının katılımı ile yapılmış olması halinde hiç kimse kendi kusurundan yararlanamayacağına ilişkin genel hukuk kuralı gereğince davacının usulsüz oda kaydına dayanarak hak elde etmeside mümkün değildir.

Uyuşmazlığın çözümü için davacının oda kaydının usulsüz oluşturulmasında katılımının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Yapılacak iş;ceza soruşturmasının dava açılmış ise ceza davasının sonucunun beklenmesine davacının usulsüz oluşturulan oda kaydının düzenlenmesinde bir hilesinin bulunduğunun anlaşılması halinde kimse kendi hilesinden yararlanmayacağından çıkacak sonuca göer bir karar vermektir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın özellikle ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılmadan yapılan inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 9.7.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk K2229 md.24 K1479 md.24
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog