Esas No
E. 2021/3730
Karar No
K. 2022/9062
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2021/3730 E.  ,  2022/9062 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.11.2017 tarih ve 2014/966 E- 2017/795 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.03.2021 tarih ve 2019/303 E- 2021/305 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 56. maddesi uyarınca rekabet kurulu tarafından geçersiz sayılan anlaşmalar sebebiyle, taraflar arasında bağıtlanan protokol gereğince ticari faaliyetin geliştirilmesi amacıyla peşin satış teşvik primi açıklamalı fatura karşılığında davalıya ödenen 270.000 USD + KDV (432.140,94 TL) finansal destek bedelinin ve intifa süresi boyunca (15 yıl) söz konusu istasyonda kendi ürünlerini satacağı inancı ile davalı yanın gerçekleştirdiği istasyon inşaatına ilişkin olarak ibraz edilen 7 adet peşin satış teşvik primi açıklamalı faturalar karşılığında davalıya ödenen 672.313,78 TL (KDV dahil) bedelin, sabit yatırım ve demirbaşlara ilişkin olarak yapılan ödemelerin, geçersiz kılınan 18.09.2010 tarihi aşan sürelere ait olmak üzere Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş denkleştirici adalet ilkesine göre saptanan 1.005.259,73 TL teşvik prim bedeli ile 27.295,08 TL sabit yatırım ve demirbaş bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili, dava konusu satış teşvik primi ödemelerinin 15 yıl intifa süresi ile ilişkilendirilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 5 yıl olduğunu, ödemelerin de 5 yıl için yapıldığını, intifa sözleşmesinin tarafı olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında 06.04.2015 tarihli, 15 yıl süreli intifa sözleşmesi akdedildiğini, intifa bedelinin tamamının malike ödendiğini, Rekabet Kurulu Kararı ile sözleşmenin sona erdiğini, davalının bedeli müvekkilinden tahsil ettiğini, ancak 18.09.2010 tarihinde akaryakıt istasyonunda başka bir dağıtım şirketinin bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirkete ödenmek üzere ipotekle güvence altına alınan 500.000,00 TL’lik kısmı için davalı aleyhine İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1611 esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, borçlu davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında bayilik sözleşmesinin 5 yıl için yapıldığını ve 568.550,01 TL ödendiğini, işbu ödeme için davacı ... ile müvekkili şirket arasında düzenlenen protokol ve işletmecilik anlaşmasının esas alındığını, davacı lehine tesis edilen ipoteğin amacının cari hesap sonucundaki alacağın varlığını garanti altına almak olduğunu, ipoteğin varlığının kesin borç anlamına gelmediğini, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin 5 yıl için yapılmış olduğundan sürenin dolması ile davacı tarafından sona erdirildiğini, intifa bedeli 24.285,00 TL+KDV’nin davacı tarafından müvekkilinden tahsil edildiğini, davacının benzer taleplerle açtığı dava derdest iken ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptığını, İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2012/86 esas sayılı dosya ile dava açıldığını, taleplerin sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak oluşan zararlara ilişkin olduğunu, aynı konuda açılmış dava varken takip yapılmasının usulsüz olduğunu, ayrıca davacının müvekkilinden hiçbir alacağı olmadığının İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/129 esas ve İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/86 esas sayılı dosyası ile ispatlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, asıl dava yönünden bakiye intifa süresine ilişkin hesaplama yapılmak sureti ile denkleştirici adalet ilkesi gereğince 615.076,00 TL’ye dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dosya yönünden davalının bayilik sözleşmesi gereğince verdiği ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte tahsilde tekerrür etmemek üzere yapılmış olduğundan yasal ve yerinde olduğu ve tespit edilen alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı isteminin reddine verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, 27.295,98 TL tutarında sabit yatırım bedeline ilişkin isteğe ilişkin, davacı vekilinin dava ettiği yatırımları açıklamadığı, istasyondaki demirbaşların ve kurumsal malzemelerin 01.12.2010 tarihinde davacıya iade edildiği, bu kaleme ilişkin istek yerinde olmadığından red edilmiş olmasının isabetli olduğu, somut olayda, ekli protokol g özel şartlarında davacı şirketin davalıya 270.000,00 USD finansal destek sağlamayı vaat ettiği ve fatura karşılığı ödediği, ancak sözleşme süresi 5 yıl olmakla, verilen bedelin intifa süresinin tamamını kapsar şekilde verildiğini ispatlayacak bir delil bulunmadığı, davacının bu bedeli kendi kayıtlarında bu şekilde (5 yıllık sözleşme süresi ile) muhasebeleştirdiği ve kayıtlara işlediği anlaşıldığından davacının bu konudaki talebinin reddi ile ilgili mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bilirkişi raporlarında bu husus belirlenmesine karşın yapılan hesaplamalarda gerek çıplak gerekse güncellenmiş değerlere bu tutarın dahil edilerek hesaplama yapıldığı, davacı tarafın diğer isteğinin ise KDV hariç ödenen 569.715,08 TL bedelin kullanılmamış süreye isabet eden güncellenmiş bedeline ilişkin olduğu, davacı ödenen yatırım bedeli dışında güncellenmiş bedeli de talep etmekte ise de anılan ödeme, intifa hakkının terkin edildiği tarihe kadar davacı şirketin kullanımında kabul edilerek bu süre için ayrıca semere isteminin mümkün görülmediği, her ne kadar terkinden itibaren semere istenebileceği düşünülse de iyi niyetli sebepsiz zenginleştiği kabul edilmesi gereken malik davalının elinde kalan paranın iadesi ile sorumlu tutulması gerektiği, davacı tarafından taşınmaz üzerine inşası gerçekleştirilen akaryakıt istasyonunda kendi ürünlerini satacağı inancı ile davalının gerçekleştirdiği ödemelerine finansal destek amacı ile 569.715,08 TL+270.000,00 USD ödemede bulunduğu, her iki ödemeden kullanılmayan süreye isabet eden geri kalan miktarın 17.03.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre çıplak bedelin her iki kalemde 611.278,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan USD ödemeye ilişkin olan 239.216,00 TL düşüldüğünde kalan bakiyenin 372.062,00 TL olarak hesaplandığı, ancak davacı vekilinin 29.04.2014 tarihli dilekçesi ekinde bulunan hesaplama tablosunda (595.833,08-233.145,33= 362.687,75 TL) olduğunun hesaplandığı, taleple bağlılık ilkesi gereği davacı vekilinin dilekçesinde talep ettiği bedeli gösteren hesaplama tablosunun esas alınması gerektiği, birleşen davanın, alacak davasına konu edilen alacakların tahsilini teminen ipotekli takibe vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu, davacı tarafından açılan asıl davanın alacak davası olup açılış tarihinin 06.04.2012 olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip tarihinin de 06.04.2012 olduğu, birleşen ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip için açılan itirazın iptali davasının açılış tarihinin ise 10.04.2013 olduğu, itirazın iptali davasının alacak davası ile birleştirildiği, itirazın iptali davasının konusu olan 500.000,00 TL alacak, itirazın iptali davasından önce açılan alacak davası içinde talep edilmiş olduğundan itirazın iptali davasında derdestlik durumunun oluşturulduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davanın kısmen kabulüne, 362.687,75 TL yatırım bedelinin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin tümüyle reddine, birleşen davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince birleşen davada verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl ve birleşen davacı ....’nin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl ve birleşen davacı ....’nin asıl davaya yönelik temyiz isteminin reddi gerekir.

3.Asıl dava, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında davalıya ödenen 270.000,00 USD finansal destek bedeli ile 672.313,78 TL peşin satış teşvik priminin 18.09.2010 tarihini aşan süre için denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenmiş değerlerinin ve ayrıca 27.295,08 TL sabit yatırım bedelinin tahsili istemi ile açılan alacak davasıdır.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce yukarıda açıklanan gerekçe ile 672.313,78 TL peşin satış teşvik primi bakımından asıl davanın kısmen kabulü ile 362.687,75 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin emsal nitelikteki kararlarında, dağıtıcı şirketlerin yaptıkları sabit yatırımlardan, sözleşmenin sona ermesinden sonra bayi tarafından kullanılmaya devam edilen, istasyona değer katan yatırımların değerinin keşfen belirlenmesi ile bu bedelin istenebileceği kabul edilmektedir. Ancak somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi’nce asıl davada davalıdan tahsiline karar verilen 362.687,75 TL’nin davalıya ödenmesine ilişkin dosya içinde bulunan faturalar incelendiğinde bu faturaların, 46753, 46754, 46755, 46756, 46757, 46758 ve 46770 numaralı, KDV hariç toplam 569.715,08 TL bedelli, peşin satış teşvik primi faturaları olduğu, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin süresinin beş yıl bulunduğu, faturalar üzerindeki ibareler ve bu peşin satış teşvik priminin ödenmesine ilişkin sözleşme hükmü birlikte değerlendirildiğinde asıl ve birleşen davacı ....’nin peşin satış teşvik primi ibareli faturalarla ödediği bedeli davalıdan isteyemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu sebeple asıl davanın bu alacak kalemi bakımından da reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden asıl davada Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davacı ....’nin temyiz isteminin reddi ile birleşen davada Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle asıl ve birleşen davacı ....’nin asıl davaya yönelik temyiz isteminin REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalı Güneştepe Petrol … Ltd. Şti.’nin asıl davaya yönelik temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalı Güneştepe Petrol İnşaat Gıda Tur. Eğitim ve Tic.Ltd. Şti.'ne verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden birleşen davaya yönelik-birleşen davada davacıya iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.