(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/779 E. , 2009/3889 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalılar tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın trafik kazası sonucunda hasar gördüğünü; ancak, sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 7.290,13 YTL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı ... vekili, sigortalı aracın sözleşme hükümlerine aykırı olarak kullanım tarzının değiştirildiğini, aracın ticari amaçla (rent acar) kullanıldığını, bu nedenle oluşan zararın teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Davalı ... adına, dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından aracın kiraya verildiğinin kanıtlanamadığı, zararın teminat kapsamında kaldığı gerekçesi ile bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 7.247,89YTL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün davalı ... Sigorta A.Ş yönünden onanması gerekmiştir.
2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava, sigorta şirketi ile sigorta poliçesini tanzim eden acenteye karşı açılmıştır.
TTK’nun 119’ncu maddesi hükmüne göre, acentenin akdettiği veya akdinde aracılık yaptığı sözleşmelerden doğan ihtilaflardan dolayı müvekkil adına acenteye karşı dava açılabilir. Başka bir deyişle, acente aleyhine doğrudan doğruya dava açılamayacağı gibi, sigorta şirketinin asaleten yer aldığı davada acenteye husumet yöneltilmesine de olanak bulunmamaktadır. O halde davalı acente hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.