(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2008/889 E. , 2008/2522 K.
"İçtihat Metni"
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... Sigorta AŞ. vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 5.707.00YTL'sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ. vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.250.00YTL'sı tazminatın 9.4.2002 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ... Sigorta AŞ. vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında ve 2918 sayılı yasanın 99.maddesi gereğince davalı ... şirketine dava açılmadan önce başvuru yapıldığı iddia ve ispat edilmediğinden dava tarihinden faiz uygulanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ...’nin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava TTK.1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusuna ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda üçüncü şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının, halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda ödeme tarihi esas alınarak temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.