(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/13601 E. , 2009/12767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Dekorsan Ağaç Mobilya,Dekorsan Dış Tic.ve Metal San.ve Güven Sigorta Aş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacı babanın sigortalı çocuğu Kadir Yetim'in geçirdiği iş kazası sonucu ölmesi nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece S.G.K aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Somut olayda sigortalının 4.9.2002 tarihinde kaza sonucu öldüğü,Sosyal Güvenlik Kurumunca tahkikat sonucunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ancak davacının Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan tahkikat sırasında 13.1.2005 tarihli beyanında oğlunun kendisine yardım etmediğini geçimini kiraladığı arazileri ekip-biçerek karşıladığını bildirdiği gelir bağlanması için müracaatta bulunmaması nedeniyle Kurumca bir işlem yapılmadığı, anne ...e bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerlerinin bildirildiği, Sosyal Güvenlik Kurumunun 14.4.2008 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde sigortalının iş kazası sonucu ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanacağı, bildirilmiş 506 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde " geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına" ibareleri 29.7.2003 tarihli 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa'nın 35. maddesi ile değiştirilerek " sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Yasa'ya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına" ibareleri getirilmiştir. Bu tür yasaların yürürlüğe girmeleri ile birlikte derhal tesirini husule getireceği tartışmasızdır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. H.G.K.'nun 06.04.2005 tarihli, 2005-10-183 Esas, 2005-241 Karar nolu kararıda bu yöndedir.Bu durumda aylık bağlama hakkını doğuran olayın sözü edilen yasa değişikliği olduğu gözetilerek şartlar oluşuyor ise ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise aylığın ölüm tarihini takip eden aybaşından, ölüm tarihi yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce ise aylığa 01.09.2003 tarihinden itibaren hak kazanılacağının kabulü gerekir. Bu davada her nekadar SGK Başkanlığıda hasım gösterilmiş ise de dava dilekçesinin içeriğinden davacının yalnızca maddi ve manevi tazminat talep ettiği ,davalı Kurumdan kendisine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması ile ilgili bir isteminin bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece SGK Başkanlığına yönelik davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmuştur. Yapılacak iş, davacıya iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatta bulunmak gelir bağlanma taleplerinin reddi halinde giderek SGK. Başkanlığını hasım göstererek “iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti" dava açmak üzere önel vermek, O davayı bu dava için bekletici mesele saymak, kesinleşen mahkeme kararı ile dava reddedilmiş ise maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, dava kabul edilmiş ise Kurumca bu işlemlerin yapılmasından sonra davacıya bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki en son peşin sermaye değerini sormak, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacının maddi zararını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu miktardan bağlanan gelirin en son peşin sermaye değerini düşmek suretiyle karşılanmayan maddi zarar miktarını tespit ederek davacının 9.6.2008 tarihli kararı temyiz etmediği de gözetmek suretiyle maddi tazminat konusunda çıkacak sonuca göre, bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.