1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/6897 E. , 2023/54 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....
8.Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2020/66 Esas, 2020/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/1460 Esas, 2020/1198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, suçun kasten yaralama suçunu oluşturduğuna,
2.Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanığın kamyon şoförü olup 59 DK (...) plakalı araç ile olay günü öncesi gece 00:00'da feribot sırasına girerek beklemeye başladığı, saat 04:15 olduğunda araçların yavaş yavaş ilerlemeye başladıkları, bu arada mağdurun, kullandığı araç ile gelerek sanığın aracının önüne bekleyen sırayı bozarak hiçbir şey demeden geçtiği, sanığın, mağdura yanlış hareket yaptığını anlatmak için şöyle bir baktığı, ancak mağdurun yaptığı bu hareket normalmiş gibi umursamaz bir şekilde bakış atarak aracıyla sıraya uymayıp sanığın önüne geçtiği, sonrasında sanığın kornaya basarak sellektör yaparak ve bağırarak sırasına geçmesini söylediği, bu sırada sanığın önüne 4-5 aracın daha geçiş yaptığı, uzun süredir arabalı vapura binmek için sırasını bekleyen sanığın sinirlenerek mağdurun yaptığı haksız fiilin verdiği elem ve ıstırap ile hareket ederek haksız tahrikin etkisiyle aracından inip mağdurun yanına gittiği; "En arkadan gelip neden önüme geçiyorsun!" diye bağırdığı, mağdurun umursamaz bir şekilde; "Sen işine bak, sana ne, buranın sıracısı sen misin?" diye söylediği, sonrasında aracından indiği, karşılıklı kavga etmeye ve yumruklaşmaya başladıkları, sanığın meyve yemek için elinde bulundurduğu, inerken de yanına aldığı bıçağı rastgele mağdura savurmaya başladığı, mağduru toplam 6 bıçak darbesiyle hayati bölgelerini hedef alarak yaraladığı ve mağdurun bu nedenle hayati tehlike geçirdiği, çevrede bulunan insanların araya girmesi üzerine eylemin son bulduğu anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; Suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olduğu, 6 adet bıçak darbesi, hedef alınan vücut bölgesi ve çevrede bulunan insanların araya girmesi üzerine eylemin son bulması ile mağdurdaki yaralanmanın niteliği göz önünde bulundurulduğunda sanıkta öldürme kastının bulunduğu ve sanığın haksız tahrikin etkisi altında hareket ettiği tespit edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Mağdurun her aşamada istikrarlı anlatımda bulunduğu belirlenmiştir.
4.Tanık M.Y.'nin soruşturma aşamasındaki beyanlarının, sanığın savunması ile uyumlu olduğu belirlenmiştir.
3.Mağdur hakkında, 14.01.2020 tarihli, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen; "Boyun orta hatta trakea iz düşümünde suprasternal çentikin 3-4 cm üzerinde 1 cm genişlikte yara dudakları keskin ve düzenli kesi, sol kol iç yüz proksimal kısımda yaklaşık 1 cm bıçak kesisi, sol midaksiller hizada meme üst dış hizasında 1 cm bıçak kesisi, sol meme üst iç kısımda yaklaşık 1 cm kesi, sol meme alt kısmında apeks hizasında 1 cm kesi ve batın sağ üst kadranda yaklaşık 1.5 cm olmak üzere toplam 6 kesi, sol ön aksiller hatta 4.İCA dan tüp torokostomi uygulandığı kayıtlı olmakla mevcut rapor bulgularına nazaran, yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu ve kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı" Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4.Sanık hakkında, 23.12.2019 tarihli, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen; "Sol aksillar bölgede yüzeyel abrazyon ve sol lateral 7-8. kostalarda 1 cm sütür gerektirmeyen yüzeyel kesi olduğu, bu yaralanmaların BTM ile giderilebilir olduğu, hayati tehlikesinin olmadığı" Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
5.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan, 07.10.2019 tarihli uzmanlık raporunda; "12.2 cm uzunluğunda, tek ağızlı, sivri uçlu, oluksuz, sırtı küt, sol yüzeyinde EPINOX ibareleri bulunan, zorlamadan mütevellit eğilmiş, kabza bağlantı bölümünden kırık namlusu bulunan, metal üzeri ağaç kaplama kabzalı bıçak; imal durumu, tip ve niteliği bakımından, 6136 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen yasak niteliği haiz bıçaklardan değildir." Şeklinde görüş belirtildiği tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Sanığın eylemi neticesinde mağdurun, Olay ve Olgular başlığı altında (A-3) paragrafında ayrıntıları belirtilen raporda ifade edildiği üzere yaralandığı olayda, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek alt ve üst sınır arasında makul bir ceza belirlenmesi yerine 11 yıl hapis cezası belirlenerek eksik cezaya hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Suç Vasfı Yönünden
Sanığın elinde Olay ve Olgular başlığı altında (A-5) paragrafında özellikleri belirtilen bıçak olduğu hâlde olay yerine gittiği, mağdurun hayatî bölgelerine altı bıçak darbesi vurduğu, Olay ve Olgular başlığı altında (A-3) paragrafında ayrıntıları belirtilen raporda ifade edildiği üzere mağdura sol ön aksiller hatta 4.İCA dan tüp torokostomi uygulandığı, bu itibarla mağdurun yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokacak ve kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu belirlenmiştir. Buna göre, sanığın mağdurun vücudunda hedef aldığı tüm bölgelerin hayatî önem taşıyan bölgelerden olması, suçta kullanılan bıçağın öldürme suçunu işlemeye elverişli olması, mağdurun vücuduna isabet eden darbe sayısı, çevredekilerin araya girmeleri nedeniyle sanığın eylemine son vermesi ve ölüm neticesinin meydana gelmesini önlemeye yönelik herhangi bir davranışta bulunmaması, sanığın eylemi neticesinde mağdurun sol göğüs bölgesinden aldığı yaralanma ile hayati tehlike geçirdiği anlaşılmakla sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapılmasına bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Meşru Savunma Yönünden
Mağdurun, arabalı feribot sırasında sanığın sırasını îhlal ederek önüne geçtiği, bu hâli ile ilk haksız hareketin mağdurdan geldiğinin kabulüyle sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulandığı, ancak mağdurun da sanığı Olay ve Olgular başlığı altında (A-4) paragrafında ayrıntıları belirtilen raporda ifade edildiği üzere sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, sanığın bu olay üzerine elinde bıçakla arabadan indiği, suçta bıçak kullandığı ve mağduru hayatî bölgelerinden toplamda 6 kez yaraladığı ve sol göğüs bölgesindeki yaralanma nedeniyle hayatî tehlike geçirmesine neden olduğu, sanığın bu şekilde gerçekleştirdiği eylemi nazara alındığında, suç aletinin kullanılış biçiminin ve ölçüsünün saldırıyı sona erdirip tehlikeyi uzaklaştırmanın çok ötesine geçerek ölçüsüz bir biçimde gerçekleştiği, sanığın karşı karşıya kaldığı saldırıya kıyasla çok ağır bir sonuca yol açacak şekilde karşılık verdiği, bu şekilde gerçekleştirdiği eylem ile ceza sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı gibi orantısız biçimde hareket etmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasının koşullarını da aştığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/1460 Esas, 2020/1198 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.