(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/3498
- Karar No
- 2009/6437
- Karar Tarihi
- 15.10.2009
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2009/3498 E. , 2009/6437 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşılık davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, Samsun 4.İcra Müdürlüğünün 2008/12582 Esas ve 2009/62 Esas sayılı dosyalarından, davacının 24.12.2008 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığı 55 AN 920 plakalı aracın trafik kaydı üzerine borçlu şirketin borcundan dolayı haciz konulduğunu belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişinin borçlu şirketin büyük hissedarının eşi olduğunu, borçlunun alacaklı da olmak üzere bir çok kişiye borcu bulunduğunu ve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı olarak davacı 3.kişiye satıldığını belirterek, istihkak davasının reddini ve karşılık olarak açtığı tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Borçlu şirket yetkilisi duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacının aracı satın aldığı tarihte trafik kaydında haciz şerhi bulunmadığından 2918 sayılı yasaya uygun olarak yapılan noter satışı ile davacının aracın mülkiyetini kazandığından bahisle istihkak davasının kabulüne, tasarrufun iptali davasının ise borcun tasarruftan önce doğmadığı ve takip kesinleşmeden davanın açıldığı ve borçlunun dava konusu araçlar dışında 3 adet aracın daha hacizli olduğu ve değerlerinin alacaklının alacağını karşılamaya yeterli olduğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşılık davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının İİK’nun 97/17 maddesi gereğince açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir. Davanın konusunu iki ayrı takip dosyası oluşturduğundan, her bir takip dosyası yönünden somut olguların irdelenmesi gerekmektedir.
Samsun 4.İcra Müdürlüğünün 2008/12582 esas sayılı dosyasında takip dayanağı borcun doğumu 06.12.2008 tarihi olup, dava konusu aracın trafik kaydı üzerine haciz şerhi 30.12.2008 tarihinde konulmuştur. Davacı aracı bu tarihten önce noter satış sözleşmesi ile 24.12.2008 tarihinde satın almış ise de davacı 3.kişi borçlu şirketin en büyük hissedarı olan Mustafa Başarmak’ın eşi diğer hissedarın annesi olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının borcun varlığından haberdar olduğu ve alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı olarak satışın gerçekleştiği ortadadır. Davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki görünürdeki noter satış sözleşmesi alacaklının haklarını etkilemez. Bu durumda anılan takip dosyası yönünden davacı 3.kişinin davasının reddine, satışın alacaklılardan mal kaçırma amacı ile danışıklı yapıldığı sabit olduğundan tasarrufun iptali davasının da kabulü gerekmektedir.
Samsun 4.İcra Müdürlüğünün 2009/62 esas sayılı dosyasında ise borç kaynağı çek tarihi 27.12.2008 olup, aracın trafik kaydı üzerine haciz şerhi 05.01.2009 tarihinde konulmuştur. Davalı ve karşılık davacı alacaklı, borcun bu tarihten önce doğduğunu ileri sürmektedir. Çeklerde vade olamayacağı kural ise de ticari yaşam uygulamalarında ileri bir tarihte keşide edilmiş gibi çek düzenlenmesi mümkündür.Uygulamada ve öğretide borcun vade tarihinden önce doğduğu iddiası var ise borcun gerçek doğumunun araştırılması gerektiği kabul edilmiştir. Dava konusu olayda da alacaklının borcun daha önce doğduğu iddiasının araştırılması ve bu hususun ispatına olanak tanınmalıdır.(HGK’nun 2002/15-43 Esas v2002-552Kararı) Davalı karşı davacı alacaklı, borcun araç satışından önce doğduğunu ispatlaması halinde, yukarıda belirtilen gerekçelerle davacı 3.kişinin davasının reddine; alacaklının tasarrufunun iptali davasının kabulüne, aksi durumda ise mevcut gerekçeyle karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan, ve davalı alacaklının İİK’nun 97/17. maddesine dayalı olarak karşılık davasını 27.01.2009 tarihinde takibin kesinleşmesinden sonra açtığı göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.