2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/19286 E. , 2014/8969 K.
"İçtihat Metni"İstanbul Anadolu 5. Aile Mahkemesi
TARİHİ :21.03.2013
NUMARASI :Esas no:2012/1037 Karar no:2013/227
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davası ile davacı (koca) tarafından bağımsız olarak açılan "boşanma" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (kadın) tarafından kocanın her iki boşanma davası ve fer'ileri yönünden; davacı-karşı davalı (koca) tarafından ise kararın gerekçesi, lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı ve diğer taraf yararına takdir edilen tedbir nafakası yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.04.2014 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı M.. Y.. ile vekili Av. T..G.. ve karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı Kiraz Yıldırım ile vekilleri Av. S.. E.. ve Av. S.. A.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece "zina" sebebine dayanan dava ile ilgili uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, davacı-karşı davalı (koca)'nın zina sebebine dayanan boşanma davasındaki manevi tazminat talebine bağlı kalınarak bu tazminata hükmedilmiş bulunmasına ve özellikle kocanın, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı ayrı bir boşanma davası mevcut olduğuna, bu dava ile ilgili de ayrıca kabul kararı verilmiş olmasında usul bakımından bir yanlışlık bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı (kadın)'ın tüm, davacı-karşı davalı (koca)'nın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı (kadın) lehine takdir edilen tedbir nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.