Esas No
E. 2021/7303
Karar No
K. 2022/9589
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2021/7303 E.  ,  2022/9589 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.03.2021 tarih ve 2020/122 E. - 2021/196 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından duruşmalı, katılma yoluyla davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile 50.001 DM tahsil edildiğini, müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na muhalefet edip mevduat topladığını, Sermaye Piyasası Kanununa aykırı aracılık faaliyetinde bulunduklarını, hisse senetlerini izinsiz halka arz ettiklerini, bu konuda SPK raporları bulunduğu gibi davalı yöneticiler hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, müvekkilinin şirket ortaklığının hukuken mümkün olamayacağını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını, bu konuda da yöneticiler hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleştiğini, davalı yönetim kurulu başkanı ...’ın TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketle geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, mevzuata aykırı yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü, 50.001 DM karşılığı 49.625,98 TL'nin en yüksek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının müvekkili Yimpaş Holding A.Ş.’nin 87 adet hisse ile geçerli ortağı olduğunu, müvekkilinin kimseye kâr taahhüt etmediğini, anonim şirket ortaklarının koyduğu sermayeyi geri isteyemeyecekleri gibi şirketlerin de kendi hissesini temellük sonucunu doğuracak işlem yapamayacağını, iradeyi bozan sebeplere dayanılarak açılan davaların engelin kalkmasından itibaren derhal ve en geç işlem tarihinden itibaren bir yıl açılması gerekirken bu sürenin geçtiğini, zamanaşımı süresi geçtikten sonra irade fesadı iddiasıyla dava açılamayacağını, müvekkili ...’a husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 2001 yılında 50.001 DM bedelle davalı şirketteki bir kısım hisseleri satın aldığı, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, para toplama amacının güdüldüğü, davalıların bu durumu bilip birlikte hareket ettikleri, davalı şirket ile yöneticisinin davacının zararından haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, 7194 sayılı Kanunla eklenen geçici 4. maddede belirtilen “pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar” ibaresi dikkate alındığında davalı şirketlerin pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan halka açık ortaklık statüsünde olmakla birlikte söz konusu şirketlerin paylarının borsada işlem görmediği, davalı şirketlerin kanunun kapsamına girmediği, yasa hükmünün dava konusu uyuşmazlıkta uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, 49.028,77 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine verilmiştir. Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açılmış olmasına göre, davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.511,87 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.