12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/18945 E. , 2014/21956 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2014/206-2014/323
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz edenin sıfatına göre sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, borçlunun 28.03.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte yetkili icra dairesinin kendi yerleşim yerinin bulunduğu Sivas İcra Dairesi olduğunu ileri sürerek Samsun İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiği, mahkemece, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna yönelik şikayetin kabulü ile borçlunun usulsüz tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği ''27.03.2014'' tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, ayrıca, icra müdürlüğünün 04.04.2014 tarihli ''yetki itirazının reddi'' işleminin iptali ile Sivas İcra Dairelerinin yetkili olması için icra müdürlüğünce işlem yapılması yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.
Genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde İİK'nun 62. maddesi hükmüne göre; her türlü itirazın, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılması zorunludur. Borçlunun, usulsüz tebliğ şikayeti üzerine icra mahkemesince, ödeme emrinin düzeltilen tebliğ tarihine göre itirazını yasal yedi günlük süresi içerisinde seçilen takibin şekli gereğince icra dairesine bildirmesi halinde İİK'nun 66. maddesi uyarınca icra müdürü takibi durdurur. İcra müdürü, borçlunun geçerli biçimde yaptığı itirazı üzerine takibi durduracak yerde söz konusu itirazını geçersiz sayıp takibe devam ederse borçlu icra müdürünün yasaya aykırı bu işlemi hakkında İİK'nun 16/2. maddesinde düzenlenen bir hakkın yerine getirilmemesi nedeniyle süresiz şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurabilir. Bu durumda, borçlunun yetki itirazını, icra dairesi yerine icra mahkemesine bildirmesi yasal olmadığı gibi, yanlış merciye başvurusu hukuki sonuç da doğurmaz. Hal böyle olunca, mahkemece, takip biçimi bakımından icra mahkemesine yapılan yetki itirazının geçersiz olduğu dikkate alınarak borçlunun bu yöndeki isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, icra müdürlüğünün 04.04.2014 tarihli ''borçlunun 28.03.2014 tarihinde icra dairesine yaptığı yetki itirazının reddine'' ilişkin işlemi hakkında yukarıda açıklandığı üzere borçlunun icra mahkemesine süresiz şikayet hakkı bulunduğu açıktır. Kaldı ki, her şikayetin, şikayet tarihinde var olan duruma göre hükme bağlanması gerekir. Bu itibarla, şikayet tarihi aşılmak suretiyle şikayet tarihinden sonra gerçekleşmiş olan 04.04.2014 tarihli icra müdürlüğü işlemi değerlendirilerek karar verilmesi de doğru değildir.