Aramaya Dön

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/2828
Karar No
K. 2007/3181
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi         2007/2828 E.  ,  2007/3181 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde vakıf üyeliğinden çıkarma kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... üyesi olan davacıların yönetim ve denetim kurulu üyesi bulundukları dönemde almış oldukları bazı kararlar nedeniyle vakfın yeni disiplin kurulunun 26.2.2004 gün ve (5) sayılı üyelikten çıkarma kararının, vakıf mütevelli heyetinin 16.03.2004 gün ve (3) sayılı kararı ile onanması sonucu vakıf üyeliklerine son verildiğini ileri sürerek sözü edilen ihraç kararının iptalini istemiş, mahkemece, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ....ve ... yönünden davalarının reddine, Diğer davacılar..., ... ve ... yönünden ise davalarının kabulüne, bunların vakıftan ihraçlarına ilişkin vakıf mütevelli heyetinin 16.03.2004 gün ve (3) numaralı ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.

Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davalı ... Vakfının senedinin, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.10.1992 gün ve 1992/601-484 sayılı kararı ile tescil edildiği, daha sonra yine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.1999 gün ve 1999/935-740 sayılı kararı ile vakıf senedinin bazı maddelerinin değişikliğe uğradığı, davacılardan ...,... ve ...'ın vakfın kurucu üyeleri; diğer dokuz davacının ise vakıf üyesi oldukları ve tümünün, vakıf mütevelli heyetinin 16.3.2004 gün ve (3) sayılı onama kararı ile vakıf üyeliğinden ihraç edildikleri, vakıf senedinin 29. maddesinin vakfın kurucu üyelerinin üyelikten çıkarılmalarını öngörmediği anlaşılmaktadır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;

1.Dava, vakıf üyeliğinden çıkarma kararının iptali istemine ilişkin olduğuna göre davalı vakfın vakıf senedinde yer alan hükümlere uygun karar alıp almadığına bakmak gerekir. Davalı vakfın senedinin 29. maddesi, aynı senedin 33. maddesinin hükmünü saklı tutmak kaydıyla üyeliğin sona ermesini düzenlemiştir. Senedin 33. maddesinde ise vakıf kurucu üyelerinin, vakfın tabii üyesi oldukları vurgulanarak tüm haklardan yararlanabilecekleri öngörülmüştür. Vakfın bu hükmü usulüne uygun şekilde yetkili kurullarca değiştirilmedikçe kurucu üyelerin, vakıf üyeliklerine son vermek mümkün değildir. Bu durum dikkate alınmadan kurucu üye ...'in üyeliğine son veren kararın iptali yerine, davasının reddi yolunda hüküm kurulması,

2.Diğer davacılar..., ..., ..., ..., ...,...ve ...'ın açmış oldukları davada, davacıların 11.12.2002 ve 31.1.2003 günlü toplantılarda aldıkları kararlarda üye adedinden fazla tencere seti aldıkları ve bu tencere setlerini iyi niyetle vakfa yararlıkları dokunan kimselere verdikleri ancak vakıf senedinde, üye olmayan kimselere böyle bir ayni yardımda bulunma olanağı bulunmadığı ve mahkeme kararı ile vakfın sözü edilen maddi kayıplarını faiziyle birlikte karşıladıkları belirlenmektedir. Vakfın Disiplin Kurulu davacılara üyelikten ihraç cezasını verirken, mütevelli heyet de verilen bu cezayı onaylarken davacıların vakfa yapmış oldukları hizmetleri gözönünde bulundurup davacıların eylemlerinin haklılık derecesini, hatada ısrar edip etmediklerini, olayın oluş biçimini, vakıf senedine aykırılığın niteliğini, iyiniyetlilik, ölçülülük, davacıların eylemi ile verilen cezanın (ihracın) dengeli olup olmadığını araştırmak zorundadırlar. Vakıf üyelerinin bu tür eylemlerinin hukuki sorumluluklarını gerektirebileceği düşünülmeden, daha ağır bir yaptırım olan ihraç cezası ile cezalandırmalarına karar verilmesi adalet ve hakkaniyet prensipleriyle de bağdaşmamaktadır. Vakfın yeni disiplin ve mütevelli heyetinin yukarıda değinilen tüm unsurlar gözetilmeden davacıların üyesi oldukları vakıftan ihraçlarına karar vermesi, Anayasanın 33. maddesiyle güvence altına alınan vakıf kurma, yönetimde görev alma ve vakıf üyeliğini devam ettirme haklarının özünü zedelemiştir. Tüm bu hususlar nazara alınarak bu davacılar hakkındaki davanın kabulüne ve bunların vakıf üyeliğinden çıkarılmalarını öngören 16.3.2004 gün ve (3) sayılı davalı vakfa ait mütevelli heyet kararının iptaline karar verilmesi gerekirken reddi, Doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K484 md.29
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog