2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/14912
- Karar No
- 2014/25244
- Karar Tarihi
- 10.12.2014
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Aile Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2014/14912 E. , 2014/25244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Antalya 5. Aile Mahkemesi
TARİHİ :04.02.2014
NUMARASI :Esas no:2013/312 Karar no:2014/93
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından, kusur belirlemesi ve aleyhine verilen maddi tazminat yönünden; davalı-karşı davacı (kadın) tarafından ise maddi tazminat ve nafaka miktarları, kusur belirlemesi, manevi tazminatın reddi ve arttırım talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı (kadın) tarafından iştirak nafakası yönünden gelecek yıllara ilişkin arttırım talebinin ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra ileri sürüldüğü,bu yönde bir ıslah talebi bulunmadığı gibi davacı-karşı davalı (koca)'nın da bu yönde açık bir muvafakatinin de bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı (koca)'nın tüm, davalı-karşı davacı (kadın)'ın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir
2.Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden. Davacı-karşı davalı (koca)'nın mahkemece de sabit kabul edilen kusurlu davranışlarının yanında ayrıca yaşanan tartışma sırasında kadının boğazını sıktığı, çevredekilerin araya girmesi ile elinden alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece de evlilik birliğinin bu sebeple temelinden sarsıldığı, davacı-karşı davalı (koca)'nın tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir Davacı-karşı davalı (koca)'nın bu eylemi, kadının ruhsal bütünlüğünü sarsar ve kişilik haklarını zedeler. O halde mahkemece, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve hakkaniyet kuralları (TMK m. 4; BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak davalı-karşı davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata (TMK md. 174/2) hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir