(Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/2970 E. , 2008/92 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. ... ile davalı vek.Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, davalının siparişi üzerine üretilen ancak davalı tarafından alınmayan malzeme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, mahkemece tayin edilerek tevdi mahalline malların teslim edilmesi karşılığı mal bedeli 22.604.560.000.TL ve KDV'sinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının elinde kalan malzemelerin teslimini şifahen talep ettiklerini, ancak davacının mal teslim etmediğini, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının siparişi üzerine üretilen malların teslimi konusunda davalının delil ibraz edemediğini, mal alımı konusunda davalının temerrüde düştüğünü, davacı tarafından davalı için üretilen malın başka yerde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle mal bedeli 22.340.02 YTL ve 1.799.30 YTL ve KDV'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının davacı tarafından üretilen malların teslimi ile ilgili yer ve tarih bildirmediğinden üretilen malın bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Mal bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesine rağmen birlikte ifa kuralı gereğince davacı elinde bulunan malların akıbeti konusunda karar verilmemesi doğru görülmemiştir.