12. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1176
- Karar No
- 2023/542
- Karar Tarihi
- 11.04.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1176
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/10/2019
NUMARASI: 2017/630 Esas 2019/927 Karar
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili; müvekkili şirketin mutfak dolap kapakları üretim ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, 2015 yılında davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin olarak 06/11/2015 tarihinde düzenlenmiş olan 11.593,26-TL, 1.401,77-TL, 25.909,29-TL, 41.887,88-TL, 33.825,00-TL, 11.860,42-TL ve 3.320,23-TL bedelli olmak üzere 7 adet faturanın davalıya gönderildiğini, davalının noterden gönderdiği 13/11/2015 tarihle cevabi ihtarnamesiyle taraflar arasında herhangi bir sözleşme, ticari ilişki veya cari hesap ilişkisinin olmadığı belirtilerek faturalara itiraz ettiğini, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, faturalarda belirtilen tüm ürünlerin davalı tarafından belirtilen niteliklere uygun olarak üretilip davalı tarafa teslim edildiğini, ancak davalının söz konusu 7 adet faturaya konu ürünlerin 88.756,50-TL olan bedelini ödemediğini, davalının icra takibine haksız bir şekilde itiraz ederek icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında bir ticari ilişkinin dahi bulunmadığını, müvekkiline tebliğ edilen faturalara süresi içinde 13/11/2015 tarihli noterden gönderilen cevabi ihtarname ile itiraz edildiğini ve faturaların iade edildiğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile ileri sürdükleri hususların tespit edileceğini, bu nedenle de icra takibine itiraz ettiklerini belirterek, davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı tarafından düzenlenmiş olan yedi adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafça dava dosyasına bir kısım e-posta yazışmalarının sunulmuş olduğu, yazışmalara ekli listelerde davalının herhangi bir imzasının bulunmadığı, yine sunulan yazışmalarda bazı yüklemeler ile ilgili hataların olduğunun belirtildiği, ancak söz konusu yükleme ve içerikleri ile ilgili detay bilgi ve belgenin bulunmadığı, yine taraflar arasında 29/06/2015 tarihli yazışma ekinde fiyatlandırılmış listenin mevcut olduğu, işbu listeye göre sipariş edilen malların toplam tutarının 122.697,62-TL olduğu, bu yazışmaların içeriği ve eklerinin taraflar arasındaki anlaşma olarak kabulü ve içeriklerinin de teslim olarak değerlendirilmesi halinde, davacının siparişlerden dolayı 122.697,62-TL alacağının olabileceği, öte yandan davacının işbu davadaki asıl alacak talebinin 88.756,60-TL olduğu dikkate alındığında davacının 41.041,30-TL'yi tahsil ettiğini kabul etmiş olduğu, bu itibarla davalının taraflar arasında bir ilişkiyi kabul etmediği gözetildiğinde, ticari ilişkinin ispatı için söz konusu fark olan 41.041,30-TL'nin davalı taraftan ne şekilde alındığının ispatı gerekeceğinden, davacının dosya kapsamında bulunan delillerle davasını kanıtlayamadığı ve davacı vekilini 01/10/2019 tarihli celsede davalıya yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili; davaya konu faturalara ilişkin müvekkili tarafından davalıya gönderilmiş olan mutfak dolap kapaklarının dosyaya sunmuş oldukları nakliye faturalarından da görüleceği üzere teslim edildiğini, bu kapakların ... Ataşehir projesinde kullanıldığını, bu teslimat hususunda her iki tarafın çalışanlarınca 2015 yılının Haziran ve Temmuz aylarında gönderilmiş olan e-postaların mevcut olduğunu; e-postaların yanı sıra dosyada bulunan diğer delil ve belgelerden de bu durumun anlaşıldığını, davacının ticari defterlerinin incelenmesinde faturalardaki sayı ve nitelikteki mutfak kapaklarının davalıya teslim edildiğinin aşikar olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, davaya konu icra takibinde 7 adet toplam bedeli 88.756,50-TL olan faturaya dayanmış, faturaların davacının ticari defterine kayıtlı olduğu ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalının davacıyla aralarında hiç bir ticari ilişki olmadığını iddia etmiştir. Davacının dayandığı faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, yasal süresinde davalının faturalara itiraz ettiği sabittir. Davacının dosyaya sunduğu e-postaların incelenmesinde; davacının "...", davalının ise "..." uzantılı adresleri kullandığı; 09/06/2015'te davalının satın alma şefi "..."in "....com" uzantılı bir e-posta adresine gönderdiği e-postada "06/06/2015 Cumartesi günü ... firmasından gelen kapaklarda yükleme hataları bulunmaktadır, resmi ektedir. Bundan sonraki yüklemelerde bir kazaya mahal vermeme adına daha dikkatli bir yükleme yapılmalıdır."; 17/06/2015'te davalının satın alma şefi ...'in davacıya gönderdiği "... Projemizdeki kapak programları hk." konulu e-postada "Trendist siparişimizin ilk partisindeki eksiklikler ekte belirtilmiştir, ÇOK ACİL olarak teslim edilmelidir.
2.Etap siparişler de en geç; 25.06.2015 de fabrikamızda olması gerekmektedir.
3.Etap siparişler de en geç; 10.07.2015 de fabrikamızda olacak şekilde işleme alınmalıdır."; 19/06/2015'te davalının satın alma şefi Emin'in davacıya gönderdiği "... Projemizdeki kapak programları hk." konulu e-postada "1. Etap eksiklikleri, 2. Etap (Çok Önemlidir) 3. Etap siparişleri için size bildirdiğim sevk tarihlerinde aksama olmamalıdır. Bana kesin sevk tarihleri bildirir misiniz?"; 23/06/2015'te davalının satın alma şefi "..."in davacıya gönderdiği "İlk parti hatalı üretilen ölçü hk." konulu e-postada "İlk partide üretilen; 600x150mm - 3 Adet, parça yanlışlıkla 600x350mm olarak üretilmiştir. 600x150mm - 3 Adet parçayı ACİL olarak üretip kargolar mısınız? İlk part sevkiyatları yapılıyor.."; 19/06/2015'te davalının satın alma şefi ...'in davacıya gönderdiği "Fiyat teklifi" konulu e-postada "Ekte listesi bulunan PVC kapaklar için fiyat bilginizi rica ederiz.. Henüz ölçüsü netleşmeyen yaklaşık 2.000 m2 daha siparişimiz olacak, bu doğrultuda fiyat vermenizi rica ederiz."; 07/07/2015'te davalının satın alma şefi Emin'in davacıya gönderdiği e-postada "2. Parti eksiklikleri hala gelmemiştir. Çok acil gönderilmesin rica ederim. Ayrıca ilk partide, 600x150mm - 3 adet, parça 600x300mm gelmişti. Doğru ölçüler de henüz gelmedi."; 07/07/2015'te cevaben davacının davalının satın alma şefi Emin'e gönderdiği e-postada "Ürünlerinizin çıkışı yarın yapılacaktır."; 10/07/2015'te davalının satın alma şefi "..."in davacıya gönderdiği e-postada "2. Parti eksikliklerin tamamı dün geldi, teşekkür ederiz."; 12/07/2015'te davalının satın alma şefi "..."in davacıya gönderdiği "Re:
2.Parti eksiklikleri hk." konulu e-postada "2. Parti eksiklikleri için beklediğimiz kapaklar dün itibari ile geldi. Kontrol ettiğimizde; bazı kapakların hala eksik olduğunu, bazı kapakların da fazla gönderildiğini tespit ettik. Son durum aşağıdaki (eksikleri bildiren tablo bulunmaktadır) gibidir. Eksiklerin çok acil olarak tamamlanması, en geç 21.07.2015 Salı günü elimizde olması gerekmektedir. Fazla olanları ne yapacağımız konusunda da bilgi rica ediyorum...(Tarafınıza gönderelim mi?); 22/07/2015'te davalının satın alma şefi Emin'in davacıya gönderdiği e-postada "2. parti eksikliklerini gönderdiniz mi?"; 23/07/2015'te davalının satın alma şefi Emin'in davacıya gönderdiği e-postada "2. Parti eksikliklerin tamamı dün geldi, teşekkür ederiz." kayıtlarının bulunduğu görülmüştür. Ayrıca söz konusu e-postaların eklerinde "... ... Adet 1. Grup Toplu Kapak Listesi" tablosunun, "Prodek PVC Membran Kapak Sipariş Formu İş Emri No:..." tablosunda siparişin 2.272,18 m2 ve 122.697,62-TL tutarlı olduğu ve "Prodek PVC Membran Kapak Sipariş Formu İş Emri No: 22.10.2015" tablosunda siparişin 2.272,18 m2 ve 122.697,62-TL tutarlı olduğu ancak her iki tablonun da aynı içerikte olduğu, tablolarda kapaklara ilişkin bilgilerin bulunduğu tespit edilmiştir. Yine ilgili e-postaların ekinde, davalıya gönderilmiş ürünlerin fotoğrafları da bulunmaktadır. Davalı vekili 21/09/2019 tarihli dilekçesinde taraflar arasında e-posta yazışmalarının delil olarak kabul edileceği yönünde bir sözleşme olmadığını ve e-posta yazışmalarının her hangi bir delil olma niteliğinin bulunmadığını, e-postaların ekinde sunulan listelerde de müvekkili şirket yetkililerinin bir kabulünün bulunmadığını belirtmiştir. Ancak taraflar arasındaki yukarıda ortaya konulmuş e-posta yazışmalarından, davacının ... Ataşehir inşaat projesi kapsamında davalıya dolap kapağı sattığı ve söz konusu sevkiyatların yapıldığı açık bir şekilde görülmektedir. Dolayısıyla, davacı tarafından davalıya faturalar konusu ürünlerin satış ve tesliminin yapıldığının kabulü gerekmektedir. Anılan yazışmalar karşısında, davalının davacıyla aralarında hiç bir ticari ilişki bulunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davacının mal satımı karşısında savunmasını tamamen inkara dayandıran davalının, o malların bedelini ödediği hususunda da hiç bir delil sunmadığı dikkate alındığında, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki bulgular dikkate alındığında, davacının icra takibine konu ettiği asıl alacak miktarı olan 88.756,50-TL kadar davalıdan alacaklı olduğu, takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, bu nedenle işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı ve davalının itirazında haksız olduğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın ispatlanamadığından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile belirtilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.