4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9913
- Karar No
- 2022/11941
- Karar Tarihi
- 11.10.2022
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2022/9913 E. , 2022/11941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 05/01/2021 tarih 2021/İHK-316 sayılı tarafların itirazlarının kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar vekili 21/04/2020 tarihinde davalıya ... poliçesi ile sigortalı araç ile davacıların oğlu olan desteğin sürücüsü olduğu traktörün karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacıların oğlu olan desteğin hayatını kaybettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 2.500,50 TL olmak üzere toplam 5.001,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 256.306,19 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kısmen kabulüne, davacı ... için 92.086,31 TL, davacı ... için 112.958,64 TL tazminatın 16/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş;
Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazların kısmen kabulüne, başvurunun kısmen kabulüne, davacı ... için 115.107,89 TL, davacı ... için 141.198,30 TL tazminatın 18/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu trafik kazasına yönelik düzenlenen kaza tespit tutanağının incelenmesinde, davalıya sigortalı araç sürücüsünün arkadan çarpma kural ihlalinde bulunduğu, davacıların desteğinin kazada herhangi bir kusurunun olmadığı belirlenmiş olup,
Hakem Heyetince, tarafların kusuru yönünden kaza tespit tutanağı ile yetinilerek davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü ile karar verilmiş ise de, kusur tespiti açısından yapılan araştırma yetersiz olup, tarafların kusur oranına ilişkin itirazları da dikkate alınmak suretiyle bir kusur raporunun alınması gerekmektedir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, soruşturma dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve eldeki dosyada bulunan evrakların tamamı birlikte irdelenerek, tarafların kusura yönelik itirazları da değerlendirilmek suretiyle, tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Türk Medeni Kanunu'nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı yasanın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir.
Her anne ve babanın çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 21/09/2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, desteğin kaza tarihinde 14 yaşında olduğu, anne ve babasına destek olacağı kabul edilmiş, ancak davacı anne ve babadan yetiştirme gideri tenzil edilmemiştir. Oysa, 14 yaşındaki desteğin 18 yaşında kazanç elde etmeye başlayacağı, davacı anne ve babanın yetiştirme gideri yapacağı kabul edilmelidir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4.Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.