(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/9173 E. , 2009/11220 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Yörede 1993 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ... Köyü 446 parsel sayılı 28600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 313 numaralı vergi kaydına dayanılarak ... ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiş olup halen tapuda ayni şekilde kayıtlıdır. Davacı ... Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece tapu maliki olan ... ...’un davanın açılmasından 15 yıl önce vefat ettiği, ölü davalı aleyhine dava açılamayacağından davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Mahkemece ölü davalı aleyhine dava açılamayacağından davanın husumet nedeniyle reddine ... verilmiş olması kural olarak doğru ise de çekişmeli ... Köyü 446 parsel sayılı taşınmaz, tapuda müşterek mülkiyet hükümlerine göre ... ..., Döna ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., Besim ..., Hüdayi ..., Kenan ..., ... ... ve ... ... adına kayıtlıdır ve davacı ... Yönetimi tüm tapu maliklerini hasım göstererek dava açmış olup sadece tapu maliklerinden ... ...’un dava tarihinden önce vefat ettiği anlaşılmaktadır ve diğer tapu maliklerine karşı açılan davada husumet doğru yöneltilmiştir. Bu nedenle; ... ... dişindeki müşterek malikler hakkında usulüne uygun olarak dava açılmış olduğundan davanın tamamının husumetten reddine karar verilemez. Usul ekonomisi açısından ölü olan tapu maliki ... ... mirasçıları hakkında Orman Yönetimine ayrı bir dava açması için süre verilip, açıldığı takdirde davalar birleştirilerek, tüm paydaşlar yönünden işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.