1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2010/3479 E. , 2010/6585 K.
"İçtihat Metni"TEBLİĞNAME : 1-B/2010/103700
MAHKEMESİ :(İZMİR) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :25.12.2009-227/372
D. . N.. ve T..
Ç..'i kasten öldürmeye teşebbüsten sanık N.. Ö.., T.. Ç..'i öldürmeye teşebbüsten sanık S.. S..'un yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (İZMİR) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2009 gün ve 227/372 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafileri ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Nevzat müdafiinin meşru savunmaya, tahrikin derecesine; mağdur-müdahil Tolga vekilinin haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve sanık Selçuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Dosya kapsamına göre, sanıklar Nevzat ve Selçuk’un, yanlarında kız arkadaşları tanıklar Çağla ve Şeyma da oldukları halde, gece saat 23.30 sularında, caddede yürüdükleri sırada, Nevzat’ın, Çağla’yla tartıştığı, sinirlenen Nevzat’ın arkadaşlarından uzaklaştığı, Şeyma’nın Nevzat’ın peşinden gittiği, Selçuk’un da Çağla’yı sakinleştirmeye çalıştığı, mağdurlar Derya, Tolga ve tanık Mert’in aynı caddede karşılaştıkları Selçuk ve Çağla’ya, alkolün de etkisiyle sözle tacizde bulundukları, akabinde Selçuk’un Nevzat’ı çağırdığı, Nevzat’ın gelmesiyle birlikte taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında çakı bıçaklarını kullanmak suretiyle, Nevzat'ın Derya'yı, Selçuk'un da Tolga'yı yaraladığı, Derya'yla olan mücadelesini bitiren Nevzat'ın bu kez Selçuk'un yanına giderek, Tolga'yı da bıçakladığı, Derya’nın göğüs, karın, kasık ve sol kol bölgelerinde 16 adet kesi tespit edildiği, bu yaralardan sadece göbekte, 10 cm. sol yandaki kesinin hayati tehlikeye neden olduğu, diğer 15 adet yaranın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, Tolga’nın ise göğüs ve bel bölgelerinde 3 adet kesinin tespit edildiği, sağ ve sol bel bölgelerindeki yaralanmaların karın zarını kestiği, ancak iç organlarda herhangi bir tahribat yaratmadığı, sol bel bölgesindeki yaranın ise cilt altı ve kas tabakasıyla sınırlı kaldığı olayda,
Sanıkların, geceleyin, aniden gelişen kavga sırasında, hareketli bir ortamda, daha önceden husumetlerinin olmadığı mağdurların hayati bölgelerini hedef aldıklarını gösteren delillerin mevcut olmadığı, mağdurlarda meydana gelen yaraların nitelikleri göz önüne alındığında, sanıkların öldürme kastları ile hareket ettiklerini gösteren kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanık Nevzat'ın, mağdurlar Derya ve Tolga'yı; sanık Selçuk'un, mağdur Tolga'yı “kasten yaralama” suçlarından cezalandırılmaları yerine, suçların niteliklerinde hataya düşülerek, yazılı biçimde “öldürmeye teşebbüs” suçlarından hükümler kurulmak suretiyle fazla ceza tayinleri,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 12.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.