Esas No
E. 2021/13553
Karar No
K. 2023/179
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2021/13553 K. 2023/179 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13553, K. 2023/179, T. 19.01.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13553
Karar No
2023/179
Karar Tarihi
19.01.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2021/13553 E.  ,  2023/179 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2013/1639 E., 2018/170 K.
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ititraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi (yargılama sırasında idari sınırların değişmesi nedeniyle Batman ili ... ilçesine bağlanmıştır) çalışma alanında bulunan bulunan Mezarlık mevkii 103 parsel sayılı 48.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 06.12.1952 tarihli 55 numaralı tapu kaydı ve tedavüllerine dayalı olarak, sulu tarla vasfıyla, davalıların mirasbırakanları adına payları oranında tespit edilmiştir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 103 parsel sayılı taşınmazın, davalılar adına, tapu kaydına istinaden tespiti yapılırken herhangi bir belgeye dayanmaksızın tapu miktarı aşılarak tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazın yüzölçümünün tapu miktarı ile tespit edilerek fazlasının Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.10.1999 tarih ve 1989/27 Esas, 1999/20 Karar sayılı önceki kararıyla, davalıların tespite dayanak tapu kayıtlarının taşınmazla uyumlu olduğu ve zilyetliklerinin uzun yıllardan itibaren devam ettiği, taşınmazın hudutlarında bulunan yolun kadim yol olup hiç değişmediği, bir kısmının ise taşlık olduğu ve genişletilmeye elverişle olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin 07.10.1999 tarih ve 1989/27 Esas, 1999/20 Karar sayılı önceki kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 23.01.2004 tarih ve 2003/2728 Esas, 2004/131 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozmanın gerkelerinin tam olarak yerine getirilmediği ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kaydının bu taşınmaz ile birlikte dava konusu olmayan komşu 104 nolu parseli bir bütün olarak kapsadığı ve taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonu haritalarında belirtilen 64 nolu tevzi parseli içerisinde kaldıkları, 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi veya 4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca davalı ve atalarının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetlik süresinin Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarının yapıldığı 1961 yılından geriye doğru 20 yıldan fazla olduğu, adına tespit yapılan davalıların imar ve ihyada aranan bağımsız 20 yıllık nizasız, fasılasız, ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunduğu ve böylelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 46 ncı maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tespit malikleri yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu, toplanıp değerlendirilen delillere göre dava konusu taşınmazın Hazineye ait olmadığının anlaşıldığı, taşınmazın davalı ve bayiileri tarafından uzun zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, ölümleri ile mirasçılarınca eklemeli zilyetlik yolu ile kullanımın devam ettiği, taşınmazın boş kalmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı ve devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı Hazinenin üstün ayni hakkını gösterir, iddialarını doğrulayan bir delilin de tespit edilemediği gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;

kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini, dava dilekçesinin ve itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Toprak Tevzi Çalışmalarının yapıldığı 1961 yılından önceki 20 yıl içinde 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 46 ncı maddeleri kapsamında davalılar adına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikin sayılı Kanun'un 14,17 ve 46 ncı maddeleri,

3.Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan İlkDerece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmaısna yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog