8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/12273 E. , 2023/871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 214 ada 550 parsel sayılı taşınmaz, ... Kadastro Mahkemesinin 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı ilamı ile 597 sayılı parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına hükmen tescil edilmiş, hüküm 23.06.2003 tarihinde kesinleşmiştir. 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 Sayılı Kanun) kapsamında yapılan çalışmalar sonucu 597 sayılı parselin içerisinde yer alan 214 ada 550 sayılı parselin kullanıcı tespiti yapılarak Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı vekili, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, davalıların müdahalelerinin men'ine, muarazanıın giderilmesine, parsel üzerindeki muhdesatların kaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine cevap dilekçesinde özetle, davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerektiğini, hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ayrıca fiilen orman olduğu tespit edilen yerlerin talep üzerine ...'ne tahsis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2017 tarihli ve 2016/2428 Esas, 2017/7761 Karar sayılı kararı ile “...mahkemece uzman orman bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan ve kesinleşmiş orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 1941 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içine alındığı, daha sonra 18.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması sırasında LXXV poligon numarasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, ... Kadastro Mahkemesinin 04.09.2002 tarihli ve 2002/5 Esas, 2002/18 Karar sayılı ilamıyla iptal edilen XLI ve XLVI nolu 2/B poligonlarının dışında kaldığını belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak dayanak bilirkişi raporunun taşınmazın eylemli hali konusunda üzerinde bulunan bitki örtüsü, varsa ağaçların yaşı ve dağılımı husunda yeterli bilgi içermediğinden bu anlamda hükme dayanak yapılamayacak nitelikte olduğu, ayrıca yapılan keşfe ziraat bilirkişisi katılmadığından taşınmazın eylemli halinim orman olup olmadığı konusunda bir kanaate varılamadığı açıklanarak, mahkemece daha önce keşfe katılmamış orman, fen ve ziraat bilirkişileri eşliğinde yeniden keşif yapılması, taşınmazın bizzat üzerindeki ağaçlar ve bitki örtüsü tek tek tespit edilerek taşınmazın eylemli orman olup olmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gerektiğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca, davanın kısmen kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 214 ada 550 parsel sayılı, 1.618,56 m² yüz ölçümlü taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesindeki “... oğlu, 1947 doğumlu, ...'un 1982 yılından beri kullanımındadır" şeklindeki kayıtların terkinine, davalı ...'un taşınmaza müdahalesinin men'ine, davacının davalı ...'a karşı açtığı kal talepli davanın reddine, davacının davalı Hazineye karşı açtığı men'i müdahale ve kal talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ...
İdaresi vekili ve davalı ... temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... İdaresi vekili, İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulurken taşınmazın yüz ölçümünün hatalı ve eksik şekilde 1.618,56 m2 olarak gösterildiğini, davalı gerçek kişi açısından kal talebi yönünden ret kararı ve davalı Hazine yönünden verilen meni müdahale ve kal taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ...; hükmün eksik inceleme ve araştırma ile kurulduğunu, taşınmazın orman niteliğinde olmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ,tapu iptali ve tescil ile müdahalenin önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3.Değerlendirme
1.Dava konusu 214 ada 550 parselin yüzölçümü 1.935,92 m2 olmasına rağmen; hükümde; yüzölçümünün 1.618,56 m2 yazılması maddi hata olup mahallinde her zaman düzeltilebilecektir.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresi'nden harç alınmasına yer olmadığına, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.