(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/3336 E. , 2006/5294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar, 31.12.2004 günlü dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Köyü ... mevkiinde bulunan 300 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne, teknik bilirkişi ... Subaşının raporuna ekli krokide (A), (B), (C) ile gösterilen 210435 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacılar adlarına tapuya tesciline, aynı krokide (D) ile gösterilen ve orman bilirkişi raporuna göre orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılan taşınmaza ilişkin davacı vekilinin atiye bırakması karşısında, bu bölüme ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar hazine ile Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1983 yılında yapılarak kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazlar bu çalışmada, orman niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır.
Dava konusu taşınmazlar, yörede 1983 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında paftasına "orman sahası" yazılarak tapulama harici bırakılmıştır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu ise halen yapılmamıştır. Taşınmazın kadastro paftasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tapulama harici bırakılarak orman olduğu belirlendiğine göre taşınmazın orman olmadığı hususu, ancak yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilecektir ve orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdürecek ve o tarihe kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyecektir. Yüksek Yargıtay H.G.K.'nun 18/02/1998 ..., 1998/8-15 E.- 1998/129 K. ve 2000/8-1264 E. - 2000/1250 K. sayılı ve 24/10/2001 ..., 2001/8-964 E.- 751 K., 2004/8 - 242 E. - 2004/292 K. sayılı kararları da aynı doğrultudadır. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmadığına göre, davacının zilyetliğine değer verilemiyeceğinden açılan tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, (A), (B), (C) ile gösterilen bölümlerin davacı ... kişiler adlarına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.