Esas No
E. 2022/13635
Karar No
K. 2023/4376
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2022/13635 E.  ,  2023/4376 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen imar uygulaması nedeniyle bulunduğu yerde korunamayan bina bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:6’ da bulunan eski 228 parsel sayılı taşınmazı üzerine bina inşa ettiğini, yapılan imar değişikliği ile evin 7 metrelik imar yolunda kaldığını, şuyulandırma neticesinde 8881 Ada 1 parsel olarak ilkokul alanı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin başvurusu üzerine ... Belediye Meclisinin 10.08.2000 tarihli ve 232 sayılı kararı ile evin yolda kalmasının engellendiğini; ancak ikinci bir plan değişikliği yapıldığını ve evin fiilen imar yolunda kaldığını, 2003 yılında yapılan imar çalışması ile de müvekkiline 91 m² arsa tahsis edildiğini, belediyece uzlaşma teklif edildiği ancak uzlaşılamadığı, imar çalışması sebebi ile imar yolunda kalan binanın değerinin tespit edilerek bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa imar uygulaması neticesinde arsasına karşılık başka bir yerden arazi tahsis edildiğini, ortada el atılan bir taşınmaz bulunmadığını, dava konusu yerin 5 yıllık kamulaştırma programına alındığını, fiilen el atılan bir durum olmadığını, idari yargının görevli olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/1019 Karar sayılı kararıyla; binaya fillen el atılmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2016/73 Esas, 2016/1019 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2017/3072 Esas, 2019/385 Karar sayılı kararıyla;

davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2019 tarihli ve 2017/3072 Esas, 2019/385 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra ...

6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/73 Esas, 2016/1019 Karar sayılı kararının incelenmesinde, her ne kadar mahkemece dava konusu binaya fiilen el atılmadığından davanın reddine karar verilmişse de dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu binanın 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre küçük bir kısmının ... Mahallesi 8952 ada 3 parsel içerisinde, geriye kalan kısmının ise 7 metrelik imar yolunda kalmakta olduğu anlaşıldığından, taşınmazın imar durumu ve 7 metrelik yola ilişkin imar planı davalı idareden getirtildikten sonra mahallinde keşif yapılıp, imar uygulaması ile yolda kalan binaya fiilen el atmanın halihazırda bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak; alınan bilirkişi raporu ve yapılan keşif sonucunda fiili el atmanın hali hazırda bulunmadığı ve davaya konu binanın aidiyeti de net olarak belirli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; krokilerden anlaşılacağı üzere evin, tam yolların kesiştiği kavşak noktasında kaldığını, Belediye tarafından asfaltlama yapılmadığından toprak yol olarak kullanılmakta olup evin dört yanından yol geçtiğini, her ne kadar hizmetlerin kesilmesi gibi fiili müdahaleler olmasa da evin çevresinin fiilen kamu yolu olarak kullanıldığını, fiili el atmanın yolun fiilen kullanılması şeklinde olduğunu, belediye tarafından kamulaştırma bedeli ödenmemek ya da geç ödenmek için her yolun kullanıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak imar uygulaması nedeniyle bulunduğu yerde korunamayan bina bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4.3194 sayılı İmar Kanunu’nun 17 nci maddesi ve 18 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava konusu binanın 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre küçük bir kısmının ... Mahallesi 8952 ada 3 parsel içerisinde, geriye kalan kısmının ise 7 metrelik imar yolunda kalmakta olduğu, şuyulandırma sonucu kamu hizmetine ayrılan veya başkasına ait parsel üzerinde kalan binaların ve muhdesatın bedelinin, binanın ve muhdesatın yıkılması veya kullanımının engellenmesi halinde istenilebileceği, mahallinde yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından keşif tarihlerinde davaya konu binanın davacı tarafından kullanılmaya devam edildiği, bina yıkılmadığı gibi altyapı hizmetlerinden faydalandırıldığı ve elektrik, su, doğalgazı açık olmak üzere davacı ve ailesi tarafından kullanıldığı tespit edilmiş olup davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacıdan alınması gereken 886,70 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 666,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 220,70 TL harcın alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3194 sayılı İmar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.