8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/7902 E. , 2023/1545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine ancak; kamu düzeni nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/1, 353/(1)-b.2 nci maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma istemi nitelikten reddedildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan;
a)Tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 416 parsel sayılı ve 41.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 103 ada 52 sayılı parsel olarak ve 31.843,62 metrekare yüzölçümüyle,
b)Tapuda ... ve arkadaşları adına bulunan eski 407 parsel sayılı ve 58.050,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 102 ada 16 sayılı parsel olarak ve 57.191,88 metrekare yüzölçümüyle,
c)Tapuda ... ve arkadaşları adına bulunan eski 531 parsel sayılı ve 16.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 103 ada 42 sayılı parsel olarak ve 15.163,87 yüzölçümüyle; eski 397 parsel sayılı ve 24.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 103 ada 45 sayılı parsel olarak ve 24.901,01 metrekare yüzölçümüyle, eski 308 parsel sayılı ve 34.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 103 ada 51 parsel olarak 43.490,10 metrekare yüzölçümüyle,
d)Tapuda ... adına bulunan eski 530 parsel sayılı ve 16.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 103 ada 43 sayılı parsel olarak ve 16.118,65 yüzölçümüyle; eski 401 parsel sayılı ve 26.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 103 ada 47 parsel olarak ve 28.465,07 metrekare yüzölçümüyle; eski 402 parsel sayılı 6.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 103 ada 46 parsel olarak ve 7.415,64 metrekare yüzölçümüyle,
e)Tapuda ... ve arkadaşları adına bulunan eski 404 parsel sayılı ve 19.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 102 ada 12 sayılı parsel olarak ve 18.916,98 metrekare yüzölçümüyle,
f)Tapuda ... ve arkadaşları adına bulunan eski 408 parsel sayılı ve620.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 102 ada 13 sayılı parsel olarak ve 611.957,91 metrekare yüzölçümüyle,
g)Tapuda ... ve arkadaşları adına bulunan eski 405 parsel sayılı ve 1.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 102 ada 14 sayılı parsel olarak ve 1.701,35 metrekare yüzölçümüyle,
h)Tapuda ... ve arkadaşları adına bulunan eski 406 parsel sayılı ve 30.100,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 102 ada 15 sayılı parsel olarak ve 29.845,39 metrekare yüzölçümüyle,
ı)Tapuda ... adına bulunan eski 399 parsel sayılı ve 63.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 103 ada 48 sayılı parsel olarak ve komisyon kararıyla 61.799,91 metrekare yüzölçümüyle,
j)Özel sicilinde kayıtlı bulunan mera vasfında eski 403 parsel sayılı ve 42.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 102 ada 11 sayılı parsel altında ve komisyon kararıyla 102.462,40 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde Kadastro Müdürlüğünce yapılan yenileme çalışmaları sırasında Hor Çayı olarak belirtilen çay yatağının krokide gidişatının zemine aykırı bulunduğunu, yenileme çalışmalarında aynı şekilde bu tahrifatın devam ettirildiğini, yenileme çalışmaları sonrasında ada ve parsel numaraları arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu, toprak tevzi komisyonu numaraları ile evvelki kadastro numaraları ve şimdiki yenileme çalışması sonrasında ortaya çıkan numaraların karışıklık içinde olduğunu özellikle Hor Çayının batı kısım tarafında eski 403 yeni 11 parsel öncelikle hava fotoğrafı üzerinde yapılan parselasyon çalışmalarında 11 parsel olarak gösterilen yerin güney kısmı 43 nolu parsel iken yenileme çalışması sonrasında oluşturulan son durumda 43 ile 403 birleştirilerek tek parsel haline getirilerek 11 nolu parsel olarak adlandırıldığını, ancak belirtilen bu yere ilişkin murisi evvellerinden kaldığına ilişkin tapu kayıtları mevcut bulunduğunu, yenileme sonrasında mera olarak bu yerin gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, eski 404 yeni 12 nolu parsel yolun alt kısmına düşen kısmı ile eski 408 yeni 13 nolu parsellerde yolun alt kısmına düşen yerlerde 403 nolu parsel içinde olmasına rağmen gerçeğe aykırı bir şekilde bu yerler belirtilen parseller içine aktarıldığını, ancak murisi evvellerinden kalan tapu kayıtları ve doğal sınırları hakikatin bu şekilde olduğunu gösterdiğini, eski 403 yeni 11 nolu parsel murisi evvellerine ait olmasına ve tapu kayıtları bulunmasına rağmen mera olarak vasıflandırıldığını ve bu parsele ait yerlerin bir kısmı yukarıda belirtilen parsellere kaydırıldığını, Tuzlu Çay (Şarge Çayı) adıyla anılan çay yatağı ortadan kaldırılarak Tuzlu Çayın batısında kalan Karamağara Çayı (Horrik Çayı) Tuzlu Çay olarak gösterilmek kaydıyla haksız edinilen mülklere yenilerinin katılmasına sebebiyet verildiğini, eski 308 yeni 51 ile eski 309 yeni 52 nolu parsellerin hudutları eski uçuş paftasına göre ve zemine göre müvekkilim aleyhine tahrif edilerek dava konusu edilen yerlere ilişkin zemine de aykırı bir şekilde aleyhe değiştirildiği bu yerlere ilişkin de tapu ve vergi kayıtlarının mevcut olduğunu, yenileme çalışması sonrasında oluşturulan krokide 47 nolu olarak belirtilen eski 401 parsel olarak belirtilen ve ... ve müşterekleri adına tespit olunan yer dava konusu edilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/54 Esas sayılı dosyasında belirtilen bu yer 103 ada 183 parsel olarak belirlendiği dolayısıyla bir parselin üç tane farklı sayı verilmek suretiyle işin içinden çıkılamaz bir hale getirildiğini, ayrıca eski 402 parsel yenileme sonrası 46 nolu parsele komşu olarak bulunan ve hali hazırda dava konusu edilen yere ilişkin olarak da krokinin müvekkilin aleyhine olarak yanlış çizildiği, belirtilen bu parsellerdeki ve dava konusu edilen hali hazırda ağaçların bulunduğu kısım yenileme sonrası ... ve müşterekleri adına kaydırıldığı ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/486 Esas sayılı dosyasında derdest davanın bulunduğunu belirterek aleyhlerine olan ve gerçeğe aykırı yapılan yenileme çalışmalarının iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu edilen taşınmazların tapu kayıtlarının malikinin davacı olmadığı, yani davacının kendi adına kayıtlı olmayan yerleri dava ettiği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, çekişmeli 102 ada 11 parsel, 102 ada 12 parsel, 102 ada 13 parsel, 102 ada 14 parsel, 102 ada 15 parsel, 102 ada 16 parsel, 103 ada 42 parsel, 103 ada 43 parsel, 103 ada 45 parsel, 103 ada 46 parsel, 103 ada 47 parsel, 103 ada 48 parsel ve 103 ada 51 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu yerlere ilişkin alınan bilirkişi raporunda A harfi ile belirtilen ve müvekkilinin uzun yıllardan beridir zilyetliğinde olan yere ilişkin olarak ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54 Esas, 2018/527 Karar sayılı kararı ile müvekkilinin eşi adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, ancak verilen karara dayanak olarak hazırlanan bilirkişi raporları ile kadastro yenileme çalışmalarında öncelikle zemine aykırı olan durumun düzeltilmemesi sebebiyle temyiz incelemesine tabi tuttuklarını, iş bu davanın Yargıtay temyiz incelemesinde derdest olduğunu, buralara ilişkin yine sınır olan yeni 103 ada 47-46-51- ve 52 nolu parsellere ilişkin olarak davalı kaydı konulmadan yenileme çalışmaları ile usule aykırı olarak tespit edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dava konusu ettikleri parsellerden olan 103 ada 51-47 ve 51 nolu parsellere ilişkin olarak ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/3 E. nolu derdest davanın devam ettiğini, bu hususta bu taşınmazlara ilişkin olarak da davalıdır kaydı konulmadan tespit görülerek kesinleştirme yapılmaya çalışılmasının da hukuka aykırı olduğunu, dosyaya ek olarak sundukları ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde detaylıca belirttikleri üzere buradaki zemine uymayan kadastro çalışmaları nedeniyle müvekkilinin murislerine ait eski tarihli tapu kayıtlarının uygulanmasının engellendiğini, bu tapu kayıtlarını dosyaya ek olarak sunduklarını, bu hususlar nazara alındığında müvekkilinin bu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığını söylemenin dosya kapsamına ve yasal mevzuata aykırı olacağını, müvekkilinin dava konusu ettiği yerlere ilişkin olarak yenileme çalışmaları sonrasında sınır değişiklikleri söz konusu olduğunu, yüz ölçümlerin arttırıldığını, bu husus müvekkilinin devam eden davalarında hak kaybına sebebiyet vereceği nazara alındığında hukuki yararının olduğu sabit olduğunu, yenileme çalışmalarının usul ve yasaya aykırı yapıldığını, ilan ve askı sürecinde mevcut olan kadastro paftası ile mahkeme dosyasına müzekkere ile alınan pafta arasında bile farklılıklar bulunduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu; ancak çekişmeli 103 ada 52 parsel sayılı taşınmazın da dava konusu olup tutanak aslı dosya içinde alındığı halde parsel hakkında hüküm kurulmamış olması ve dava konusu 103 ada 48 ve 102 ada 11 sayılı parseller hakkında komisyon tutanağı bulunduğu halde uygulama tespiti gibi tescile karar verilerek infazda tereddüte sebep olunmasının 6100 sayılı Kanun'un 355 inci hükmü uyarınca kamu düzenine aykırılık sebebi oluşturduğu; bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine ancak; kamu düzeni nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 355/1 ve 353/(1)-b.2 nci maddeleri gereğince yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, açıklanan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yeniden hüküm kurulmasına; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine, ... Kadastro Mahkemesinin 2018/81 Esas, 2021/1 Karar sayılı dava dosyasında verilen 07.01.2021 tarihli kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı Kanun'un m. 353/1-b.2 nci gereğince yeniden hüküm kurulmasına, Buna göre;
1.) Davacının davasının 6100 sayılı Kanun'un 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine,
2.) Davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 12 parsel, 102 ada 13 parsel, 102 ada 14 parsel, 102 ada 15 parsel, 102 ada 16 parsel, 103 ada 42 parsel, 103 ada 43 parsel, 103 ada 45 parsel, 103 ada 46 parsel, 103 ada 47 parsel, 103 ada 51 parsel ve 103 ada 52 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline, Davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 48 ve 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazların uygulama komisyon tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.