(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10901 E. , 2006/13804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, ... Köyü 2835 parselin öncesinde orman sayılan yerlerden olduğunu ve tapuya hükmen orman olarak tescil edildiğini, daha sonra da Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını bildirerek tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile tapu kaydının iptaline, arsa niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 14.08.1948 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması, 05.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi de 1956 yılında kesinleşmiştir. ... Köyünde 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen ilk orman kadastrosundan sonra orman sınırı içine alınan taşınmazlar, 28.06.1949 tarih 63 ve 64 numara ile Devlet Ormanı niteliğinde tapuya kaydedilmiştir. 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmasında 63 numaralı devlet ormanı niteliğindeki tapu kaydı 1239, 1240, 1241, 1242, 1257, 1258, 1243, 1244, 1245, 1246, 1259, 1260, 1247, 1248, 1249, 1250, 1251, 1430, 1431, 1428, 1252, 1253, 1254, 1255, 1256 ve 1430 numaralı parsellere revizyon görerek orman olarak Hazine adına tesbit edilmişlerdir. Anılan parsellerden çekişmeli taşınmazların içinde yer aldığı 1430 parsel, kadastro tesbit tutanağına itiraz edilmesi üzerine gezici arazi Kadastro Mahkemesinin 1957/247 - 120 E.K. sayılı kararı ile dava reddedilerek tapuya 18/03/1958 tarihinde hükmen orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmiştir. 1430 parsel, daha sonra 1453 ve 1454 parsel numaraları ile ikiye ifraz edilmiş, 1989 yılında 1453 parsel de kadastronun kesinleşmesi ya da hükmen orman niteliğiyle Hazine adına kaydedilmiş bulunan 1428, 1243, 1244, 1245, 1246, 1247, 1248, 1249, 1250, 1251, 1252, 1253, 1254, 1255, 1256, 1257, 1258, 1259 ve 1260 numaralı parseller ile yine, kadastronun kesinleşmesi ya da hükmen tarla niteliğiyle Hazine adına kaydedilmiş bulunan 1281, 1286, 1287, 1288, 1290, 1301, 1302 ve 1307 numaralı parseller 06.01.1989 tarihinde tevhid edilerek 2059 parsel numarası altında tarla niteliği ile Hazine adına kaydedilmiştir. 2059 numaralı parsel de 2060, 2061, 2062 ve 2063 numaralı parsellere ifraz edilmiş, bu parsellerden 2060 numaralı parsel de 2064 ve 2688 parsellere ifraz edilmiş olup, çekişmeli 2835 parsel ifraz parselidir ve Hazine adına kayıtlı iken 22.03.1989 tarih 897 yevmiye ile ... Belediyesine, daha sonra belediye satışıyla davalıya geçmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma çalışması 1951 yılında yapılmıştır. Çekişmeli taşınmazların da içinde yer aldığı 1430 numaralı parselin orman olduğu makiye ayırma işleminin yapıldığı 1951 yılından sonra 1957 yılında hükmen saptanmış bulunduğuna göre, hükmen orman olduğu saptanan taşınmazlar hakkındaki daha önce yapılan makiye ayırma işleminin hukuki kıymeti kalmaz. Bu nedenle; hükmen orman olduğu saptanan taşınmazla ilgili olarak daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 05/07/1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması çalışması sonucunda XVIII numaralı poligon içinde Hazine adına orman sınırı dışına çıkarma işlemi geçerli olup, tapu kaydının beyanlar hanesindeki 2/B madde uygulamasına ilişkin şerh de yasaldır. Ayrıca, 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı YİBBGK kararı ile 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayrılan taşınmaz hakkında özel yasalara göre oluşturulan tapulara değer verileceği kabul edilmiştir. Somut olayda; YİBBGK kararının öngördüğü yolla oluşan bir tapu kaydı bulunmamaktadır. Yorum yoluyla içtihadı birleştirme kararı genişletilerek makiye ayrılan alanlarda özel yasalar gereğince oluşturulan tapular dışındaki yollarla oluşan tapu kayıtlarına değer veilmesi kabul edilemez. Kaldı ki; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın eğimi % 30 olarak açıklanmış olup, eğimin % 12'yi aştığı yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu ve yapılan makiye ayırma işlemlerine değer verilemeyeceği, dairenin süreklilik kazanmış içtihatlarındandır. Dolayısıyla taşınmazın öncesinin hükmen orman olduğu, burada yapılan makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, özel yasalara göre oluşturulan bir tapu kaydının da bulunmadığı dikkate alınarak Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.