3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/13986 E. , 2023/2036 K.
"İçtihat Metni"
İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1....Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2020 Tarihli 2019/25 Esas ve 2020/104 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2....Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2020/536 Esas, 2020/1453 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.03.2022 tarihli ve ret görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2.Sanık hakkında CMK'nın 223/2b maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3.Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İddia, sanık savunmaları, tanık beyanları, Bank ... hesap hareketleri ve tüm dosya kapsamına göre; 24.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sanığın bankayla ilişkisinin 3554684 nolu müşteri numarasıyla 21.03.2012 tarihinde başladığı talimatlı dönem olarak bilinen 2013 aralık ayından önce açılmış 12 tane talimatlı dönem içerisinde de 6 tane katılım hesabı açtığı hesap bakiyesinin talimatlı dönemden önce 2013 Ocak ayında 21.842,40 TL olduğu zaman zaman artıp azalarak bankanın TMSF'ye devrinden sonra 2016 Temmuz ayına kadar hesabında para bulunduğu anlaşılmış savunmalarıyla tutarlı hesap hareketleri rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında değerlendirilmiş, sanığın HTS kayıtlarının analizinin yaptırılması sonucunda haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma-kovuşturma bulanan şahıslarla iletişim kurduğu ancak görüşme içeriklerinin tespit edilemediği, görüştüğü kişilerle arasında örgütsel irtibat bulunduğunun anlaşılamadığı, söz konusu görüşmelerin örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştirildiği yönünde tam bir kanaat edilemediğinden, sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunun hiyerarşik yapıya dahil olma, çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk unsurlarını içermemesi nedeniyle atılı suça vücut vermeyeceği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmamakla CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin, 01.08.2020 tarihinde tebliğ edilen bölge adliye mahkemesi kararını, 04.09.2020 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılmasına göre CMK'nın 331/4 üncü fıkrasında yer alan “Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç ... uzatılmış sayılır.” hükmü gereğince, adli tatile denk gelen tebligat üzerine sürenin adli tatil bitiminden itibaren işleme başlayacağı nazara alınarak temyiz isteminin yasal süresinde olduğu görülmekle tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz talebinde beraat hükmünün gerekçesine ilişkin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2020/536 Esas 2020/1453 sayılı Kararında sanık müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...