Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/4693
Karar No
K. 2006/7443
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2006/4693 E.  ,  2006/7443 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı gerçek kişi ... köyü 138 ve 140 sayılı kadastro parsellerin de 1999 yılında yapılan imar uygulaması sonucu adına tapuya kayıt edilen 8258 ada 25 parsel sayılı 500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 250 m2'lik bölümünün öncesi orman olmadığı halde 14/04/1997 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığını ileri sürerek, bu bölüme ilişkin orman kadastrosunun iptalini istemiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava on yıllık süre içinde açıklanan orman kadastorsuna itiraz niteliğindedir.

Davacı, kadastroca oluşturulan 138 ve 140 sayılı parsellerin malikidir. 1998 yılında 138 ve 140 sayılı parsellerle birlikte bitişikteki 137 sayılı parselde 3194 Sayılı İmar Yasasının 18 ve 19. maddelerine göre birlikte imar uygulamasına tabi tutulmuş, bu uygulama sonucu 138 ve 140 sayılı parseller maliki olan davacıya bu parsellerden yer verilmeyip, Hazineye ait 137 sayılı parselde yer verilmiştir. İşte, şimdi bu davaya konu edilen 250 m2'lik yer, 137 sayılı kadastro parselinin çap sınırları içinde kalmaktadır. 137, 138 ve 140 sayılı parseller, ... Köyünde 1952 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sonunda davacının babası ... Köşker adına tesbit edilmişse de, 137 sayılı parsel hakkında Hazinenin açtığı dava sonunda, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 08/03/1954 gün ve 1953/681- 100 sayılı kararı ile 137 sayılı parselin Hazine adına tescile karar verilmiş ve hüküm kesinleşerek Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.

Orman kadastrosuna itiraz davaları, 6831 Sayılı Yasanın 11/ı maddesi hükmüne göre 6 aylık askı ilan süresi içinde açılır. Bu sürenin geçmesi halinde yine aynı maddelerin son cümlesi uyarınca, tapulu taşınmazlar yönünden 10 yıllık süre tanınmıştır. Yasanın tanıdığı bu haktan yararlanılabilmesi için, orman kadastrosunun 6831 Sayılı Yasayı değiştiren 3373 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 28/05/1987 tarihinden sonra yapılması, tapu kaydının bulunması, tapu kaydının orman kadastrosundan önce mevcut olması ve dayanılan tapu kaydının 4785 ile 5658 Sayılı Yasalar karşısında hukuki değerini koruması ve davanın orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra 10 yıllık hak düşürücü sürede açılması gerekir.

Keşifte dinlenen bilirkişilerin düzenlediği krokili rapora göre, dava konusu olan 8258 ada 2 sayılı parselin (A) ile gösterilen 250 m2 yüzölçümlü bölümünün l38 ve l40 sayılı parsellerin kadastro çapı içinde değil, 137 sayılı parselin kadastro çapı içinde kalmaktadır. 137 sayılı parsel, Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Orman Kadastrosu 14/04/1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş ve 14/10/1997 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Orman kadastrosu kesinleşip taşınmaz kamu malı orman niteliğini kazandıktan sonra 1998 yılında yapılan imar uygulaması sonucu 8258 ada 2 sayılı parsel 1999 yılında davacı adına tescil edilmiştir. Bu tür tapu kayıtları, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde sözü edilen "tapulu arazi" olarak kabul edilemeyeceği gibi, kesinleşen orman kadastrosuna itiraz davalarında zilyetlik iddiası ile açılan dava dinlenemez. 6831 Sayılı Orman Yasasına tabi olan taşınmazlar hakkında 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre imar uygulaması yapılamaz. Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesine göre, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan ve kamu malı niteliğinde bulunan ormanlar bu yasada hüküm bulunmayan hallerde özel yasalar hükümlerine tabidir. H.G.K.nun 24/03/1999 gün ve 1999/1-170-167 ve 21/02/1990 gün 1989/1-70-101 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil istemi yok hükmündedir. Bu tür taşınmazlar hakında Medeni Yasanın 1023. (E931) maddesi gereğince iyi niyet iddiasında bulunulamaz. Yine, H.G.K.'nun 07/12/1997 gün ve 1997/1-655-1003 sayılı kararında kabul edildiği gibi kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri yoktur. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasada kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde olup, buna dayanılarak yapılan tescil de YOLSUZ TESCİL niteliğindedir. Yasalarımız tapu sicili iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine vermiştir. Bu nedenle, ... yada Hazine tarafından davacı adına olan tapu kaydının iptali için her zaman dava açılabilir. Açıklanan nedenlerle, dinlenme olanağı bulunmayan orman kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken imar uygulaması ile oluşan tapu kaydına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 29/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K6831 md.4 K137 md.11 K140 md.19
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog