4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/18990 E. , 2022/14805 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 12.07.2019 tarih 2019/İHK-8447 sayılı davanın esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, 05.06.2017 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve iş gücü kaybının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; başvuru sırasında sunulan sağlık kurulu raporunun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından itiraz yoluna başvurulmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, davanın esastan incelemesi yapılarak toplanan deliller çerçevesinde davalı ... şirketinin sorumluluğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava konusu kaza; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı nezdinde sigortalanan aracın, 05.06.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır.
Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında; davalı taraf araç sürücüsü, kavşaklarda sola dönüş sırasında geçiş hakkı vermeme nedeniyle kusurlu, davacı sürücünün ise aracının hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmama nedeniyle kusurlu olduğu belirlenmiştir. Kusur durumunun tespiti için İtiraz Hakem Heyetince, ODTÜ öğretim görevlisi makine yüksek mühendisi bilirkişiden alınan ek ve kök raporda; davacı sürücünün, aydınlatması olmayan araçla dikkatli ve tedbirli davranmadığından asli ve tam kusurlu, davalı taraf sürücüsünün ise sola dönüşü sırasında, davacının sevk ve idaresindeki aydınlatması olmayan motosikleti görmesinin mümkün olmaması nedeniyle kusursuz olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili, işbu kusur raporuna itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişki giderilmeden bilirkişi raporundaki davacının %100 kusurlu olduğu tespitine göre davanın reddine karar verilmiştir. Eksik incelemeyle karar verilemez.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tarafların kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. Kararın, bu nedenle bozulması gerekir.