(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/1543 E. , 2006/4935 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... 10.05.1999 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 1153 parsel sayılı taşınmazı kadastrodan önce ... ... satın aldığı, onunda kendisine satarken, dedesi ... adına 1288 tarihli tapu kaydının bulunduğunu söylediği, kendisi köyde bulunmadığı için taşınmazın Hazine adına tesbit gördüğü iddiasıyla, bu bölümün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasaya göre 09.12.1976 tarihinde ilan edilerek 09.12.1977 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasının 2. madde uygulaması ve 1989 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Davacının tutunduğu tapu kaydının uygulandığı keşifte, tutunulan tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı ifade edilmiş, tanık sözleri komşu parsel dayanak kayıtları ile denetlenmemiş, tutunulan tapu kaydının arazi kadastrosunda nereye revizyon gördüğü yada görmedi ise nedeni sorulmamışsa da, Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrılmadığı, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, 1988 yılında yapılıp 1992 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosunda taşınmazın öncesinin ... ... aitken onun oğlu ... 1970 yılında bağışladığı, ... da 15 yıl önce ... ...'e sattığından söz edilerek ... ... adına yapılan kadastro tesbitine bir kısım ... kişilerin itiraz ... dava açtıkları, Hazinenin de davaya katıldığı, Kadastro Mahkemesinin 22.2.1994 ... ve 1991/303-218 sayılı kararı ile Hazinenin davası kabul edilerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, Davacının taşınmazı ... kardeşi ... ... satın aldığını iddia ettiği, bu kararın davacı yönünden kesin hüküm oluşturmasa da, ... delil teşkil ettiği, aksinin aynı güçte kesin deliller ile ispatlanabileceği, davalının böyle bir delil ibraz edemediği gibi, esasen kesin hükmün neticelerinden kurtulmak amacıyla değişik bir kazanma nedeni ileri sürerek bu davayı açtığı, kaldı ki, yörede 1976 yılında, 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 ... ve 208 sayılı kararı ile 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun iptal edildiğinden söz edilerek, 1942 orman kadastrosu yok sayılıp, yeniden orman sınırlandırması yapılarak taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmışsa da, 1942 tahditinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla ... İdaresinin dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, bu işleme de değer verilemeyeceği, taşınmazın 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu, bu nedenle tapu kapsamında olsa ve kesin hüküm bulunmadığı kabul edilse dahi, tapunun 1942 orman sınırları içinde kalmakla hukuki değerini yitireceği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla da edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazın orman niteliğiyle tescili istemiyle Orman yönetimi yada Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre. Davacı ... kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ... kişiye yükletilmesine 13/04/2006 günü oybirliği ile karar verildi.