(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/7626 E. , 2007/12565 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1955 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü 145 parsel sayılı 14680 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı uygulanarak kestanelik niteliğiyle davalı ... adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, taşınmazın Halıdere Köyünde yapılan orman tahdidinde orman olması nedeniyle orman sınırları içerisine alındığı, bilahare ... Köyünde yapılan sınırlamada tahdit dışında bırakıldığı, bu şekilde yapılan ikinci kadastronun yok hükmünde olduğu ve bu nedenle davalı tapusunun iptal edilerek taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine yönelik verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.3.2004 gün 2003/10768-2004/1989 sayılı bozma ilamında “Halıdere Köyünde 6 Nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışma sırasında çekişmeli taşınmazın, ...Devlet Ormanı içinde bırakılarak sınırlandırıldığı ve işlemin valilik onayından geçtikten sonra 31.03.1989 tarihinde 6 aylık askı ilanına çıkartıldığı ancak askı ilanı devam etmekte iken, 6 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu Başkanı tarafından İzmit Orman İşletme Müdürlüğüne gönderilen 23.06.1989 gün ve 26 KD. 3-1/260 sayılı yazıda “Komisyonun ... Beldesinde yaptığı çalışmalar sırasında, bu beldenin 1/5000 ölçekli paftasına daha önce Halıdere Köyünde yapılan orman kadastro haritasının intibakı sonucu, Halıdere Beldesinde yapılan orman kadastro sınırının bir bölümünün ... Beldesi mülki sınırları içerisinde olduğu halde yanlışlıkla Halıdere Beldesi mülki sınırları içerisindeymiş gibi düşünülüp, Halıdere Beldesi orman kadastro sınırları içerisine alındığının anlaşıldığı, bu nedenle aslında ... Beldesi sınırları içerisinde olduğu halde, yanlışlıkla Halıdere Beldesi sınırları içindeymiş gibi orman sınırları içerisine alınan arazi parçasının Halıdere Devlet Ormanı sahasından çıkartılarak alanlar cetvelinin düzeltilmesinin” istendiği, Halıdere II Devlet Ormanına ait kadastro işleminin 31.03.1989 tarihinde askı ilanına çıkartılmadan önce, bu beldede sınırlaması yapılan genel orman alanının 839.3980 H.m2 olarak, Halıdere II Devlet Ormanı sahasının ise, 631.9345 H.m2 olarak gösterildiği ve askı ilanın da bu miktar üzerinden yapıldığı anlaşılmakta ise de, 6 Numaralı Orman Kadastro Komisyon Başkanlığının 23.06.1989 sayılı yazısı üzerine, İzmit Orman İşletme Müdürlüğünün ne gibi işlem yaptığı, gerçekte alanlar cetveli üzerinde gerekli düzeltmeyi yapıp yapmadığı, alanlar cetveli üzerinde düzeltme yapmışsa, buna bağlı olarak orman kadastro haritasında da aynı şekilde düzeltme yapıp yapmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı, yapılan orman kadastrosunun valilik onayından geçip askı ilanına çıkartılmasından sonra, orman kadastro haritası ya da çalışma tutanaklarında orman kadastro komisyonunun ya da başka bir makamın kendiliğinden herhangi bir düzeltme yapmasının olanaksız olduğu, böyle bir düzeltmenin hiçbir -2- 2007/7626 - 12565 yasal dayanağının olamayacağı, askı ilanından sonra orman kadastro haritasında süresinde açılacak davalar sonucu mahkeme kararı ile değişiklik yapılabileceği, ancak; 6 Nolu Orman Kadastro Komisyon Başkanlığının 23.06.1989 tarihli yazısında belirttiği gibi, aslında ... Köyü mülki sınırları içerisinde olduğu halde yanlışlıkla Halıdere Köyü mülki hudutlarında olduğu düşünülerek orman kadastrosu sınırları içerisine alınan taşınmazlar hakkında yapılan işlemin, ... Köyünde ilan edilmemişse, gerçekte ... Beldesi mülki sınırları içerisinde bulunan taşınmazlar yönünden orman kadastrosunun kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, ancak; mahkemece ... ve Halıdere Beldelerine ait mülki sınırlara ilişkin kayıt, belgeler ile kadastro haritası bulunduğu yerden getirtilip uygulanmadığı ve çekişmeli parselin hangi beldenin mülki sınırları içerisinde kaldığının belirlenmediği, Halıdere Köyünde yapılıp valilik onayına sunulan ve 31.03.1989 tarihinde Halıdere Köyünde askıya çıkartılan orman kadastro işleminin komşu ... Köyünde askıya çıkartılıp çıkartılmadığının da araştırılmadığı, Halıdere Köyünde yapılan orman kadastro çalışmasının sonuçları Halıdere Köyünde olduğu gibi ... Beldesinde de askı ilanına çıkarılmışsa ... Köyü mülki sınırları içinde olduğu halde yanlışlıkla Halıdere Köyü mülki sınırları içerisinde ölçülen araziler yönünden de orman kadastrosunun kesinleştiğinin kabulünün gerektiği, bundan sonra ... Köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazı orman kadastro sınırları içine alan bir işlem yapılmışsa 3402 Sayılı Yasanın 22/2. maddesi gereğince bu taşınmazlar yönünden ikinci orman kadastrosu olacağından yok hükmünde olacağı, bu sebeple, 6 Numaralı Orman Kadastro Komisyon Başkanlığının 23.06.1989 tarih ve 260 sayılı yazısı üzerine İzmit Orman İşletme Müdürlüğünce ne gibi işlem yapıldığı, bu konuda bir tutanak düzenlenip düzenlenmediği, alanlar cetvelinde ve orman kadastro haritası üzerinde bir düzeltme yapılıp yapılmadığı sorularak tüm işlem, harita ve tutanak örneklerinin bulunduğu yerden getirtilmesi, ... ve Halıdere (köy) Beldelerine ait mülki sınırları gösterir haritalar ile varsa tapu kayıtlarının tapu sicil müdürlüğü ve kaymakamlıklardan istenmesi, ... ve Halıdere Beldelerinde yapılan arazi kadastrosu sırasında bu iki köy arasında geçirilen çalışma alanı ve birlik sınırlarıyla ilgili harita ve tutanaklarının tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden istenmesi, ... ve Halıdere Köylerinde yapılan orman kadastro sonucunda düzenlenen tutanaklarda yazılı orman kadastro noktaları haritalar üzerine okunacak biçimde işlenerek orman kadastro harita örneklerinin Yönetimden istenmesi, bundan sonra; üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ya da ... memuru ve yerel bilirkişiler huzuruyla yapılacak keşifte, ... ve Halıdere Beldelerine ait mülki sınırlar belirlenip arazi ve orman kadastro paftaları üzerinde gösterilmesi; bu uygulama sonucu, dava konusu taşınmazın Halıdere mülki sınırları içerisinde kaldığının anlaşılması halinde Yönetimin davasının kabul edilmesi; yine, taşınmazın aslında ... Beldesi mülki sınırları içerisinde olduğu halde yanlışlıkla Halıdere Beldesi sınırları içerisinde olduğu düşünülerek orman kadastrosu yapılmış ve işlem sonuçları Halıdere Köyünde olduğu gibi ... Köyünde de ilan edilmişse, yine orman kadastrosu kesinleşmiş olacağından bu halde de Yönetimin davasının kabul edilmesi, taşınmaz gerçekten ... Beldesi mülki sınırları içerisinde olduğu halde Halıdere Beldesinde yapılan ve çekişmeli parseli orman kadastro sınırları içine alan çalışma ... Beldesinde ilan edilmemişse, bu takdirde Halıdere Köyünde yapılan ve dava konusu parseli orman sınırı içine alan işlem kesinleşmemiş olacağından ve daha sonra ... Beldesinde yapılan 29.03.1991 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmasında dava konusu taşınmaz orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış olması nedeniyle, bundan böyle Orman Yönetiminin, çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içerisinde kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescili davası açamayacağı, ancak Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altında yer iddiasıyla böyle bir dava açabileceği gözönünde bulundurularak bu takdirde Yönetimin davasının reddine karar verilmesi “ gereğine değinilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu taşınmazın ... Beldesi idari sınırları içinde kaldığı, Halıdere Köyünde yapılan orman kadastrosunun ... Beldesinde ilan edilmediği ve ... Beldesinde yapılan orman tahdit haritası dışında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş , hüküm davacı ... yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde dava tarihinden önce 29.03.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve hazine tarafından her zaman taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yarlardan olduğu iddiası ile dava açılabileceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/10/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.