(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2006/10520
- Karar No
- 2006/12441
- Karar Tarihi
- 02.10.2006
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10520 E. , 2006/12441 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... Yönetiminin 21.10.1986 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde ... Köyü 476 parsel sayılı taşınmazın, orman sayılan yerlerden olduğu savı ile açtığı davada ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.11.1991 gün ve 1986/226-1991/160 sayılı davanın reddine ilişkin kararının Orman Yönetimince temyizi üzerine hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.10.1993 gün ve 6769-7837 sayılı bozma kararında özetle: "Sınırlaması yapılmayan veya sınırlamanın ilk olarak yapıldığı yerlerde bir yerin öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığının en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planından oluşan resmi belgelerin çekişmeli taşınmaza uygulanmak suretiyle saptanacağı" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli 476 parselin orman olarak Hazine adına teciline ilişkin kararın hükme dayanak alınan raporu düzenleyen uzman orman bilirkişinin serbest orman mühendisi olmadığı, yönetimde sözleşmeli çalıştığı yolundaki davalıların temyizi üzerine hükmüne uyulan Dairenin 20.09.1997 gün ve 7956-8357 sayılı bozma kararında özetle: "Bilgisine başvurulan Orman Mühendisi ...'un serbest mühendis olup olmadığı ve yönetimde çalışıp çalışmadığı araştırılmadan raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesince serbest orman mühendisi aracılığı ile resmi belgelere dayalı olarak yapılan inceleme sonunda, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması üzerine mahkemece; Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş, kararın yönetimce temyizi üzerine Dairenin 16.02.2004 gün ve 9656-443 sayılı bozma kararında özetle, çekişmeli 476 parselin kadastro tutanağının 27.11.1984 - 23.12.1984 tarihleri arasında ilan edildiği, itiraz üzerine komisyon kararının 07.03.1989 tarihinde kesinleştiği, oysa eldeki davanın 21.10.1986 tarihinde açıldığına göre kadastro tutanağının kesinleşmesinden söz edilemeyeceğinden görevsizlik kararı verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu ... Köyü 476 parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dava konusu ... Köyü 476 parsel 464, 465 ve 466 parsellerle bir bütün olarak Temmuz 1317 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında iken taksim sonucunda bölünerek kadastroda gerçek kişiler adlarına ayrı ayrı tesbitleri yapılmıştır. Dava konusu 476 parsel ise 465, 466 parsellerin tapu kaydı miktar fazlası olarak zilyetlikten davalılar adlarına tesbiti yapılmış, Orman Yönetimi, orman savı ile dava açmıştır. Dosya içeriğinden dava konusu taşınmazlarla öncesi bütün olan ve aynı tapu kaydının revizyon gördüğü, 466 parselin mahkemenin 1986/166, 465 parselin 1986/177, 463 parselin 1986/226, 462 parselin 1986/163 Esaslarında davalı bulundukları anlaşılmaktadır. 464 parselin tutanağı getirtilmediğinden davalı olup olmadığı da belirlenememiştir. Ayrıca, kadastro paftası incelendiğinde bu parsellerin bir bütün oldukları da görülmektedir. Üç kez resmi belgelere dayalı olarak inceleme yapılması gereğine değinilen bozma ilamlarına rağmen, mahkemece dört kez keşif yapılmış, 1. ve 2. keşiflerde uzman bilirkişiler, taşınmazın orman sayılmayan, 3. keşifte orman sayılan, 4. keşifte yine resmi belgelere göre orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmişler ve buna göre mahkemece hüküm kurulmuşsa da, taşınmazın bütünü olan parsellerle birlikte memleket haritasındaki konumu usulünce belirlenmediği gibi, 462 ila 466 ve 476 parsellerin birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesine göre orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadıkları ve orman bütünlüğünü bozup bozmadıkları hususu da tartışılmamıştır. Revizyon tapu kaydı Şarken: Büyük Sırt, Garben; Kır, Cenuben: Kartallı Sırtı ve Şimalen: ... ve ... ... Çayırları okumaktadır. Bu haliyle dayanak kayıt değişebilir sınırları içerdiğinden kapsamı miktarı ile geçerlidir. Bu nedenle; öncelikle bir parsel hakkında verilecek karar diğer parseller hakkında verilecek kararların sonucunu etkileyeceğinden, mahkemece H.Y.U.Y.'nın 45. mdadesine göre bir bütünden bölünen parsellerle ilgili dava dosyaları birleştirilmeli, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dayanak tapu kaydı yöntemince zemine uygulanıp miktarı ile geçerli kapsamı tayin olunmalı, asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değilse kayıt miktar fazlasının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.