(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/5558 E. , 2006/11009 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: "Çekişmeli ... Köyü 1024 parsel sayılı taşınmaza kadastro sırasında revizyon gören tapu kayıtlarının T. Evvel 1327 tarih 1 ve 2 numaradan gelen pay tapusu olup, bu kayıtların Mayıs 1327 tarih 116 numaralı mahlulat kaydından geldiği, dayanılan tapu kaydı tarla niteliğinde 25 dönüm olup, kaydın doğu sınırının kiraz tarlası boğazı demekle açık hudut bıraktığı, taşınmazın kadastro sırasında bu kaydın gittileri olan pay tapularına dayanılarak 35680 m2 olarak tespit gördüğü, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesine göre harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, kaydın miktarına itibar olunacağı, kaydın açık yön bırakmadan taşınmazı çevirmediği, taşınmazın iki hududunun ormanla çevrili ve ormana bitişik olduğuna göre, yukarıda belirtilen yasa hükmü gereğince tapu kaydının miktarına değer verilmesi, miktar fazlasının hudutta bulunan ormandan açıldığının kabulünün gerektiği, taşınmazın salt resmi belgelerde orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesinin hukuki ve fiziki olguyu değiştirmeyeceği; bu nedenle, kadastro ... bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, tapu kaydının uygulanması, güneyde bulunan ziraat parsellerinden başlanılmak suretiyle kaydın miktarına itibar olunarak 3402 Sayılı Yasanın 20/C 21 ve 32/3. maddeleri gereğince kapsamının belirlenmesi, uygulamanın krokiye yansıtılması, miktar fazlası olan kısmın kuzeydeki ormandan açıldığı sabit olmakla, bu bölümle ilgili Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1024 sayılı parselin (A) ile gösterilen 10680 m2 yüzölçümündeki bölümün orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 25000 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tespit gibi davalı geçrek kişiler adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da, bozma kararı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz Mayıs 1327 tarih 116 numaralı mahlulat kaydından gelen T. Evvel 1327 tarih 1 ve 2 numaralı tapu kaydının gittileri olan Mayıs 1935 tarih 16, Eylül 1969 tarih 48, Mart 1950 tarih 70, Ağustos 1976 tarih 21 ve Temmuz 1966 tarih 7 numaralı pay tapularına dayanılarak tespit edilmiştir.
Her ne kadar kök tapu kaydı 25 dönüm ise de taşınmaza revizyon gören Mayıs 1935 tarih 16 numaralı ve diğer pay tapuları 22975 m2 yüzölçümündedir. Kaldı ki; eski tapu kayıtlarına dönümün 919 m2 olarak hesaplanması gerekir. Bu nedenlerle; tapu kaydının miktarı kadar olan bölümün 22975 m2 yerine, 25000 m2 olarak kabul edilmesi doğru değildir. -2- 2006/5558-11009
Mahkemece, dava dosyasının hükme dayanak alınan 03.06.2005 günlü krokili raporu düzenleyen ... bilirkişi ... ...'e verilerek tapu kaydının 03.06.2005 günlü krokide gösterildiği şekilde sabit hudut olan güneydeki ziraat parsellerinden başlanılmak suretiyle miktarı kadar olan 22975 m2 ile miktar fazlası olan 12705 m2 yüzölçümündeki bölümleri gösteren krokili ek rapor alınmalı, bundan sonra tapu kaydı miktarı olan 22975 m2 yüzölçümündeki bölüm davalı gerçek kişiler adına, 12705 m2 yüzölçümündeki bölüm ise orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.