(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6027 E. , 2006/9045 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı vekili, ... 794 parselin orman sayılan yerlerden olmasına rağmen hem arazi kadastrosu sırasında, hem de 4342 Sayılı Yasa hükmüne göre mera olarak sınırlandırıldığını belirterek sınırlandırmanın iptalini ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış; genel arazi kadastrosu işlemi ise, 10.03.1982 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece 4342 Sayılı Yasada öngörülen 30 günlük itiraz süresine uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 3 Mart 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 Sayılı Mera Yasasının 13/5. maddesi ile "komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde Asliye Hukuk mahkemesinde dava açılabileceği" hükümleri getirilmiş, aynı Yasanın 21. maddesinde "tahsis kararında belirtilen haklara tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tesbitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği" öngörülmüştür. 4342 Sayılı Mera Yasası hükümlerine göre, mera, yaylak ve kışlakların tesbit ve tahdit (sınırlandırma) işlemleri yasal yollardan geçip kesinleşmedikçe mera komisyonları tarafından tahsis kararı verilemez. Mera komisyonunun verdiği tahsis kararları valilik onayı ile yürürlüğe giren ve bundan sonra 13. madde hükmüne göre ilan ve ilgili kuruluşlara tebliğ edilir. Dolayısıyla ister kadastro çalışmaları sırasında, isterse kadastro çalışmalarından bağımsız olarak mera komisyonlarınca verilen TAHSİS KARARLARINDAN sonra 30 günlük ve 5 yıllık sürelerden sözedilebilir.
Somut olayda; komisyonun sınırlandırma kararının 25/09/2001 tarihinde ilan edilmesinden sonra Orman Yönetimine 01/10/2001 tarihinde tebligat yapıldığı, Orman Yönetiminin komisyona yaptığı itiraz 08/11/2001 tarihinde reddedilerek bu karar yönetime tebliğ edildiği, bu işlemlerden sonrada henüz bir TAHSİS ilanının yapılmadığı anlaşıldığına göre, yasada öngörülen hak düşürücü sürelerin geçirildiğinden sözedilemez. Kaldı ki; iddianın ileri sürülüş biçimine göre de yönetimin davası mera olarak sınırlandırılan parsellerin orman savına dayalı tapuya tescile ilişkin olup, bu tür davalar bir süreye tabi olmaksızın yönetimce her zaman açılabilir. Mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak işin esasına girilmesi gerekirken süre yönünden davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.