12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2022/13226 E. , 2023/1279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçilerin İcra Mahkemesine başvurusunda, ihalelerin feshini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince; 8 nolu bağımsız bölüm için ihalenin feshi talebinin reddine, diğer dört taşınmaz yönünden şikayetin kabulü ile ihalelerin feshine karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.04.2022 tarih ve 2022/2053 E. - 2022/4620 K. sayılı ilamı ile; şikayetçilerin temyiz itirazları yönünden uyuşmazlık konusu değer kesinlik sınırını geçmediğinden temyiz taleplerinin reddine, alacaklının temyiz itirazları yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemekle birlikte, şikayetçilerden ... yönünden, satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle 9 nolu bağımsız bölüme yönelik şikayetin kabulü ile ihalenin feshine, diğer taşınmazlara yönelik şikayetin ise aktif husumet yokluğundan reddi ile bu taşınmazlar yönünden para cezasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası; İlk Derece Mahkemesi yerine Bölge Adliye Mahkemesince yargılama yapılarak tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine yönelik karar verildiği görülmektedir. İcra yargılamasında istinaf ve temyiz yoluna başvurma ve incelemesinin, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılacağı şüphesizdir.
Bununla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi, “Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren İlk Derece Mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneği de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.” hükmünü, 373/4. maddesi de “ Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir.
Görüldüğü üzere söz konusu hükümler, Yargıtay ilgili dairesince verilen tamamen veya kısmen bozma kararının, başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddi kararının kaldırılarak, gerekli yargılamayı yapmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderileceğini ve İlk Derece Mahkemesince de bozma kararına uyulması doğrultusunda verilecek kararın ise temyiz kanun yoluna tabi olacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, Dairemizce; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararının kaldırılarak, İcra Mahkemesi kararının kısmen veya tamamen bozulması üzerine, bozma kararına uyulması doğrultusunda İcra Mahkemesince verilecek kararın temyize tabi olacağı şüphesizdir.
Somut olayda; Dairemizin 07.04.2022 tarih ve 2022/2053 E. - 2022/4620 K. sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine yönelik kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamının sonuç kısmında “dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine” ibaresinin yazılması maddi hataya müstenit olup ilamda açıkça İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu belirtildiği halde bozma sonrası İlk Derece Mahkmesince bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olmayacak şekilde Bölge Adliye Mahkemesince yargılama yapılarak yeniden tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği görülmektedir. O halde, Dairemiz bozma ilamı üzerine yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda İlk Derece Mahkemsince bir karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkmesince karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkmesi kararının bozulması gerekmiştir.