Esas No
E. 2022/687
Karar No
K. 2023/1559
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2022/687 E.  ,  2023/1559 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/2251 E., 2021/1941 K.

Kooperatifini Temsilen İflas İdaresi

İFLAS İDARE MEMURLARI: 1- ... 2- ... 3- ...

vekilleri Avukat ...

DAVA TARİHİ: 18.08.2015
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/520 E., 2018/321 K.

Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin iflasına karar verildiğini, davalıdan 237.811,83 TL alacaklarının bulunduğunu, bu miktarın iflas masasına kaydı için yaptıkları başvurunun reddedildiğini, davalıya ait inşaatların sıva, şap, alçı, fayans ve duvar işlerinin davacı tarafından ikmali için taraflar arasında üç adet sözleşme imzalandığını, toplam 152 dairenin sözleşmede yazılı işlerinin ikmal edildiğini, yapılan işlerin bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, toplam 237.811,83 TL alacaklarının davalı/müflis kooperatifin iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif kayıtlarında üye olarak gözüktüğünü, kayıtlarında yapılan işler karşılığında davacıya daire verildiği ve fazlaya ilişkin imalatlar için nakden ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davanın haksız olduğunu ve reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yaptığı işlerin (mimari proje ve metrajları esas alınarak) bedelinin 236.443,00 TL olduğu, "tutanak" başlıklı belgede 09.04.2011 tarihli sözleşmeye istinaden davacının 40.000,00 TL'ye yapmayı taahhüt ettiği işi yapmaktan vazgeçtiğinin kayıt altına alınması karşısında bu miktarın düşülmesi gerektiği, 30.05.2007 tarihli sözleşmede iş bedeli olarak davacıya verileceği yazılı olan A Blok 10 no.lu dairenin tapusunun davacıya verildiği, anılan dairenin bedeli olarak sözleşmede yazılı olan 86.350,00 TL’nin de düşülmesi ile bakiye 110.093,00 TL alacağının kaldığı gerekçesi ile bu miktar davacı alacağının iflas masasına kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, sözleşmeler ile iş karşılığı verilen dairelerin birbirine karıştırıldığını, müvekkilinin işleri eksiksiz teslim ettiğini, bilirkişinin atladığı iki nokta olduğunu, birincisinin duvar işlerinin hesaplanmadığını, değerinin ise B Blok fayans işlerinin malzemeli ve işçilik olarak yapılması olduğunu, bu hesaplananın yapılmadığını, bu eksik bedelin hesaplanarak teslim alınan dairelerin bu bedelden düşülmesi gerektiğini, iflas müdürlüğüne teslim edilen dosyalardan ... dosyasının da incelenmesi gerektiğini bildirerek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; sözleşmede yer alan hususların ne kadarının yerine getirildiği, sözleşmeye uygun kalite ve metrajda yapılıp yapılmadığının irdelenmediğini ve belgelenmediğini, eksik ve hatalı imalatların değerlendirilmediğini, farazi değerlendirme yapıldığını, davacının üyelikten kaynaklanan borçlarının tahsili için alacak talebinde bulunduğunu, davacının kooperatif üyesi olduğunu, üye değil ise önceki tarihli ödemeleri nasıl ve niçin yaptığının belirsiz olup izahı gerektiğini, davacının hiçbir ödeme almaksızın talep konusu miktardaki işi yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kooperatifin mizan kayıtlarını da davacının kooperatife borçlu olarak yer aldığını kaydı mevcut olduğunu, bu kaydın değerlendirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde yazılı nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,İİK’nın 235. maddesi. TTK'nın 379. ve 480/3 maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Dava iflas sıra cetvelinde kayıt kabul istemine ilişkindir.

İİK'nın 235/1. maddesinin 1. cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar" hükmünü içermektedir. Anılan yasa hükmüne göre, kayıt kabul davaları on beş günlük yasal süre içinde açılması gereken davalardan olup, iflas idaresi yazı cevabında sıra cetveli ve ek sıra cetvelinin kooperatife tebliğ edilmediği bildirilmiştir.

2.Mahkemece, sıra cetveli tebliğ edilmediğine göre, ilan edilip edilmediği üzerinde durulmalı, öncelikle ilan tarihleri sorularak davanın süresinde olup olmadığı tespit edilmeli ve davanın süresinde olduğunun anlaşılması halinde yargılamaya devam edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

3.Davanın süresinde olduğu anlaşılması halinde ise; 1163 sayılı Kanun’un 98 inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanacağından,

TTK'nın 329'uncu maddesinde; belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK'nın 196'ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılmasının mümkün olabileceği hususları gözetilmelidir.

4.Diğer yandan davacı kooperatif üyesi olmadığını belirterek yüklenici olarak davalıya ait inşaatlarda yaptığı imalat bedelininin iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiş, davalı ise davacının kooperatif üyesi olduğunu ve alacağını masaya kayıt hakkı olmadığını savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kooperatif kayıtlarında davacının kooperatif üyesi olarak yer aldığı belirtilmiş ise de bu konudaki araştırma yeterli değildir.

5.Bu durumda mahkemece kooperatifin tüm defter ve kayıtları, hazirun cetvelleri, banka kayıtları üzerinde araştırma yapılarak davacının kooperatif üyesi olup olmadığı tespit edilmeli, kooperatif üyesi olduğunun tespiti halinde ise yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda ortağın ödediği sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmeli, üye olmadığının tespiti halinde ise şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın yukarıda 1, 2, 3, 4 ve 5. bentlerde açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.