(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/5984 E. , 2006/9189 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında 131 ada 1 parsel sayılı 239.896,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Mart 1971 tarih 35, 36 ve 37 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak Devlet Demiryolu, ... ve lojmanları niteliği ile T.C.D.D Genel Müdürlüğü adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli yerin, orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı belirlenmiş ise de davalı kurum tarafından 1960 yılında kamulaştırılmak suretiyle Hazineden satın alınıp demiryolu inşa edildiği, halende kamuya tahsisli hizmet malı olarak kamu hizmetinin yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 15.07.1999 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte yapılan araştırma, inceleme ve uygulamada hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalı kurum tarafından 1960 yılında kamulaştırılmak suretiyle Hazineden satın alınıp demiryolu inşa edildiği, halende kamuya tahsisli hizmet malı olarak kamu hizmetinin yerine getirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığının belirlenmesi halinde davalı T.C.D.D.’nın 6831 Sayılı Orman Yasasının 17. maddesi ve Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin ilgili (45, 49 vd) maddeleri uyarınca taşınmaz üzerinde tahsis, izin veya irtifak ... tesis edilmesini isteme ... bulunmaktadır. Ancak hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurul raporunda, orman sınırlama ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları ile çekişmeli parselin kadastro paftası ölçekleri eşitlenmemiş, değişik açı ve uzaklıklarda olan orman tahdit sınır noktalarını gösterir biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişi kurulunun orman sınırlama haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamamaktadır. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 15.07.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçları askı ilan tutanakları ile orman sınırlama ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları orman idaresinden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, yörede 1999 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit (orman sınırlama) haritası ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı; bilirkişilere, çekişmeli yerin bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı ayrı renklerle gösteren müşterek kroki düzenlettirilmeli, uygulamada orman kadastro tutanaklarından yararlanılmalı, orman kadastro haritası ile tutanakların çelişmesi halinde tutanaklarda yeri değişmeyen sınır noktalarının esas alınacağı düşünülmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.