(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/666 E. , 2006/3965 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve komisyon kararına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve ... vekili ile müdahil davacı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekili, müdahil ... vekili ... ... ... ve müdahil davacılar ... ve ... oğlu ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Yörede 1984 yılında 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastro sırasında ... Mahallesi 104 ada 8 parsel sayılı 8536.32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesiz olarak ... , ... ..., ... ..., ... , ... , ... , ... 'in zilyetliğinde ise de, Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/170 sayılı dosyasında ... ve arkadaşları tarafından açılan tescil davası bulunması nedeniyle ... hanesi açık bırakılarak tespit tutanakları düzenlenip 2613 Sayılı Yasanın 21. maddesi gereğince tutanak ve ekleri kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Asliye hukuk mahkemesince, dava takip edilmediğinden 10.06.1985 tarihinde H.Y.U.Y.nın 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiğinden kadastronun tamamlanması için tutanak ve ekleri Kadastro Müdürlüğüne iade edilmiş; Kadastro Komisyonu 24.04.1989 tarihli ek karar ile bu taşınmazların kime ait olduğunun bilinmediğinden Maliye Hazinesi adına tespit edilmişse de, 09.08.1990 tarih ve 11 sayılı ek komisyon kararı ile asliye hukuk mahkemesinin 1982/170 sayılı dosyasında, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de, bu kararın henüz tebliğe çıkarılıp kesinleştirlmediğinden Maliye Hazinesi adına tespite ilişkin 24.04.1989 tarihli komisyon kararının iptaline 104 ada 8 sayılı parselin davalı olması nedeniylekadastro mahkemesine devrine karar verilmiştir. ... taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savı ile Hazine; taşınmazın ..., ..., ..., orman gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu savı ile, müdahil davacı ... miras yoluyla gelen zilyetilğe davacı ... ... zilyetliğe müdahil davacı ..., ... , ...'ın eşi ... ... ... paylarının bulunduğu iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece; ... ve Hazine ile davacı ve müdahil davacıların davalarının reddine, ... 'ün davasının feragat nedeniyle reddine, 104 ada 8 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olmayıp ... arazisi olduğu ilk tespit malikleri yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddesinde öngörülen imar-ihya ve zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle parselin tamamı 18.816 pay kabul edilerek 672 payın ... oğlu ... 672 payın, ... ... 336 payın, ... ... mirasçıları, ... 336 payın, ... ... 168 payın, ... mirasçısı ... herbirine 63'... pay olmak üzere ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... her birine 96 pay olmak üzere ... mirasçıları ..., ..., ..., , ..., , 9408 payın ... oğlu ... 672 payın, ... ... 168 payın, ... ... eşi ... herbirine 63'... pay olmak üzere diğer mirasçılar , ..., ..., ..., , ..., ve ... ... 672 payın, ... ... 672 payın, ... 672 payın, .... 672 payın, ... ... 672 payın, ... ... 108 payın, ... ... eşi ..., her birine 72'şer pay olmak üzere diğer mirasçılar ..., , ..., ..., ..., ... ve ... 168 payın ... eşi ..., 504 payın diğer mirasçı ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve ... vekili ile müdahil davacı ... ... mirasçısı ..., davalı ... vekili, müdahil ... vekili ... ... ... ve müdahil davacılar ... ve ... oğlu ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Davacılardan ... oğlu ... ..., 104 ada 8 sayılı parselin 20 yılı aşkın zilyetlik ve tasarrufu olduğu iddiasıyla, dava ile davacı ... 'ın davalıların 5917 Sayılı Yasa hükümlerine göre 10.07.1968 tarih 8 nolu kararla men edildikleri taşınmazın ... tan mirasçıları adına tescili iddiasıyla, ... ... ve müşterekleri ile, ... ... ve ... ... ve Hazine aleyhine açtığı dava birleştirilmiştir. 09.12.1982 tarihinde asliye hukuk mahkemesinin 1982/170 sayılı dosyasında ... , .... , ... ..., ... oğlu ... , ... ..., , ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... tarafından açılan tescil davasında, Doğusu: ... ... ... ve kısmen ..., Kuzeyi: ... ... ve müştereği, Güneyi: ... ve ... ... tarlası, Batısı: ... ile çevrili taşınmazın yirmibeş seneyi aşkın süreden beri müştereken zilyetlik ve tasarruflarında olduğu iddiasıyla 56 tam hisse kabul edilerek payları oranında adlarını tescilini istedikleri davalı Hazinenin; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan zilyetliğe konu olmayacak yer olduğu iddiası ile itiraz ettiği, müdahil ... 'ün; davacıların tapulu olan taşınmazının hudutlarını değiştirmek suretiyle adlarına tescilini istediklerini; oysa bu taşınmazın Cilt: 42, Sayfa: 17 ve No:42'de tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürerek tescil takibinin reddini istediği 08.07.1983 tarihinde yapılan keşifte ... oğlu ... 'nin yerel bilirkişi olarak dinlendiği ve ... oğlu ... ile diğer davacıların Cirit tarla isimli bu taşınmazı 20 yılı aşkın süreden beri zilyetliklerinde olduğunu söylendiği, zilyetlik tanıkları ... ve ... 'nin de iddiayı doğrularığı, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın III. sınıf ... arizi olduğunu, ... bilirkişi ... 18.07.1983 tarihli rapor ve krokisinde Ceğeter mevkiindeki taşınmazın Doğusu; ... ... ve meşelik, Batısı: Meşelik, Kuzeyi: ... ... tarlası, Güneyi: ... ... tarlası ile çevrili 14128 m2 olarak ölçüp krokisini çizdiği, aynı dosyada tanık olarak dinlenen ... oğlu ... davaya müdahil davacı olarak katıldığı, 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastro sırasında kadastro postası tarafından Cirit Tarla mevkiindeki 104 ada 8 sayılı parselin tarla niteliğiyle 8536.32 m2 yüzölçümüyle Doğusu: Kısmen ... ... kısmen mera, Batısı: Meşelik, Kuzeyi: ... ..., Güneyi: Hendek ile sınırlandırılarak 20 yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız ve ... sıfatıyla 4/44 payının ... oğlu ... , 4 payının ... oğlu ... ..., 2 payının ... ... ..., 6 payının ... oğlu ... , 3 payının ... oğlu ... Sönmez, 3 payının ... oğlu ... ve 22 payının ... oğlu ... 'in zilyetlik ve tasarruflarında bulunduğu gerekçesiyle tespitleri yapılarak tespit tutanağının 27.06.1984 tarihinde komisyona sunulduğu, Komisyonca parselin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/170 sayılı dosyasında davalı olduğu gerekçesiyle ... hanesinin boş bırakılmasına 28.09.1984 tarihinde karar verlidikten sonra malikinin hükmen tayin edilmek üzere 2613 Sayılı Yasanın 21. maddesine göre yetkili kadastro mahkemesine devrine 28.02.1986 tarihinde karar verildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/170 sayılı tescil davasının tespit tutanağının düzenlendiği tarihten sonra 07.06.1984 tarihinde takip edilmeyerek müraacata bırakıldığı 10.06.1985 tarihinde H.Y.U.Y.nın 409. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Müdahil davacı ... vekili (eşi) ... ... ...; dava konusu yerin Mayıs 1326 tarih 205 no'da tapuda kayıtlı olduğu ve D.Mera, ...., K.Çalılık, G.Taş sınırları ile 104 ada 2-4-5-8-9 nolu parselleri kapsadığı, bu tapunun 1/4 payının Bertaloğulları, 1/4 payın Çığoğulları, 1/4 payının ..., 1/4 payının da Seyitbey adına kayıtlı iken, Bertaloğulları 1/4 payının 04.08.1948 tarihinde ...'ın satın aldığını, diğer 3/4 payın ise tapu kaydı eski yazıdan ... yazıya geçerken kütüğe işlenmediğini, bu yere ilişkin ... 'ın Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinde 1963/88-97 sayılı ilamıyla miktar ve sınır tezyidi yaptırıldığı ve kararın 24. sırasında 15125 m2 olarak miktarın artırıldığını ve Ağustos 1963 tarih 16 numarada tapuya tescil edildiğini, geriye kalan ... ait 1/4 payın ise asliye hukuk mahkemesinin 1960/25 esas sayılı meni müdahale dosyasında krokisi mevcut olduğunu, ... 'ın, ... ve ... hisselerinin tamamını satın aldığını, Çığoğulları mirasçılarının buraya tecavüz etmeleri üzerine ... Tan tarafından kaymakamlığın 10.07.1968 tarih 8 nolu idari kararıyla ...'ın müdahalesinin men ettirdiğini ve 37500 m2 olarak kroki düzenlendiğini, yine ... 'ın Ağustos 1963 tarih 16 nolu tapu kaydı kapsamının 1960 yılında Karayolları tarafından kamulaştırması nedeniyle kamulaştırma bedeli aldığını, daha sonra 1970 yılında bu krokili kısmı ... ... ve müştereklerine sattığını, satın aldıkları yerin adlarına tespit edilen 104 ada 4 sayılı parsel olduğunu bu kişilerin çekişmeli 104 ada 8 parsel de haklarının bulunmadığını ... ise, 1971 yılında yörede ortaklarıyla beraber 6 parça tapulu yer aldığını, zilyetlikle artık yer edinemeyeceğini ... ait Kort tarla ile Ciğater tarlanın 1/4 hissesini satın aldığı iddiasında bulunmuş ve hükmü bu nedenle temyiz etmiştir.
Davalı ... vekili tüm davacılar ve müdahil davacılar adına yapılan tespit ve tescile yönelik olarak; ... ve mirasçılarına pay verilmiş ise de; böyle bir kişinin olmadığını ve tanınmadığını ... mirasçıları lehine 1982/170 sayılı dosyada yapılan keşifte tanık olarak dinlenen ... 'ın bu yerin davacı ... ve müştereklerine ait olduğunu bildirdiği halde, ... mirasçılarına pay verilmesinin isabetsiz olduğunu, Cirit tarlanın ikiye bölündüğünü, Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/172 sayılı dosyasında bir bölümünün ... ... ve ... ... tarafından tescil davasına konu edildiğini, geriye kalan bölümünün ise; ... ve müşterekleri payı olması nedeniyle tescil davasına konu edildiğini, ... ... ve ... ...'in dava ettiği yerin 104 ada 5 nolu parsel olduğunu, mahkemenin taksimi hiç dikkate almaksızın ... ... mirasçılarına pay verdiğini, bu yanlışlığın 1982/182 sayılı dava dosyasından anlaşılacağını, keza; ... ..'ın dilekçesinde 104 ada 5 ve 10 nolu parseller arasında kalan yerlerinin eksik ölçüldüğünü belirten iddiasına karşın bunun dışına çıkarak 104 ada 8 parselde mirasçılarına pay verdiğini, 24.08.1995 tarihli anlaşma senedine göre kendisine sorulup beyanı alınan ... oğlu ... 'nin imzalı kabul beyanına değer verilerek onun payının ... 'in payının ilave edilmesi gerekirken, mahkemece bu durumun gözönünde bulundurulmadığını yine taraflardan ... ...'un mahkemeye sunduğu 21.07.1985 tarihli satış senedine göre kendi payını ... 'e sattığını açıkça belirtmesine karşın ... ... mirasçılarına pay verilmesinin de yanlış olduğunu, yine; ... ..., ... ... ve ... ...'in toplam payının, 2/48 pay olduğu halde, ... ... mirasçılarına eşit pay verilmesinin yanlış olduğunu, 1982/170 sayılı tescil davasında ... 'ın taraf olmadığını, kimden pay aldığı belli olmamasına karşın mirasçılarına pay verildiğini, taraflardan ... ..., ... 'ün, ... lehine feragat ettiği halde, bu payların kendi payına eklenmediğini, ...'ın çocukları ..ile ... 'a 336 pay verilmesi gerekirken, tam pay verilmesinin yanlış olduğunu, kararın 3. sayfasında adı geçen ... ... isimli şahsın davada olmadığını ileri sürerek paylara yönelik kararı temyiz etmiştir.
Müdahil davacı ... ... mirasçısı ... temyizinde; mahkemenin 18816 pay kabul ettiğini, dava konusu 104 ada 8 sayılı parselin mirasbırakanı olan babası ... ... ve ... ... tarafından ... isimli şahıstan Çiğeter Tarla olarak satın alındığını, daha sonra dört tarafı meşe ile çevrili Kort tarla sahipleri ile anlaşma yapılarak 1/2 payının ... ... ve ... ...'ya bırakıldığını geri kalan 1/2 payın da diğer müştereklere ait olmak üzere takas yapıldığını, takasa ilişkin ... bilirkişi ... tarafından düzenlenen krokinin dosyada mevcut olduğunu, takasdan sonraki paylaşıma ilişkin ... bilirkişisi ... Kırmızıtaş tarafından çizilen krokinin esas alınması gerektiğini, yine tespit maliklerinden ... taşınmazdaki 2/48 payını babası ... ...'e sattığını; davacılardan ... 'in Kort tarla ve Ciğeter tarlada payının bulunmadığını, ... 'in davacılardan ... oğlu ...nin 2/48 payını, ..., ... ..., ...'ın ve ... ...'un payının satın aldığını, ... kardeşlerin babalarından geçen 2/48 paylarının ... 'e geçtiği halde, ... ve ... 'a pay verilmesinin doğru olmadığını; adına pay tescil edilen ... ... ile ... 'in taşınmazda paylarının bulunmadığını, ... 'e verilen 9408 payın hatalı olduğunu kendilerinin 12/48 payları bulunduğu halde, daha az pay verilmesinin yanlış olduğunu ileri hükmü temyiz etmiştir.
Davacılar ... ile ... oğlu ... vekili payları oranında tescil talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kendilerine ait payın davalı ... adına tescil edilmişse de, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ... 'ın beyanlarının yanlış olduğunu, payların dağıtımını esas alınan tapu kaydı da her iki müvekkilinin eşit pay sahibi oldukları halde, ...'ın zilyetliği olmadığı gerekçesiyle hiç pay verlimediğini, diğer müvekkil ... 'nin ise, payını ... 'e sattığı kabul edilerek pay verilmediğini; keşifteki çelişkili beyanlara itiraz ettiklerini, yerel bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın önce; Çiğater mevkiinde tanımlandığını daha sonra Cirit tarla olarak beyan edildiğini, 1982/170 sayılı dosyada Cirit tarlanın 104 ada 9 nolu parsel olarak ölçüldüğünü ve tapuya tescil edildiğini, 9 sayılı parsele uygulanan kaydın dava konusu 8 parseli müvekkilleri ve müştereklerini olduğunu, dava konusu taşınmazın Kort tarla olarak bilindiğini ve takas işlemine konu olduğunu, ...'ın Almanya'da olduğu için takas işlemine katılamadağını, Kort tarladaki payın kendisinde kaldığını, pay verilmediğini, ... 'nin Cirit tarladaki payını sattığını satılan payında 104 ada 9 parselde kaldığını, pay dağıtımına esas alınan tapu kaydına göre müvekkillerine pay verillmemiş olmasının yanlış olduğunu ileri sürmektedir.
1.... ve Hazinenin orman savı yönünden; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmıştır. Mahkemece 13.12.2002 tarihli keşifte orman mühendisi dinlemiş, hükme dayanak alınan raporunda çekişmeli taşınmazın 1952 tarihli memleket haritasında ve ... fotoğrafında stereoskop yardımıyla yaptığı incelemede yeşil renkli orman alanı dışında kaldığını ve amenajman haritasında Z (ziraat arazisi) rumuzu ile gösterildiğini, % 3-4 eğimli orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirilmişse de ... fotoğrafı rapor ekinde bulunmadığı gibi, taşınmazın memleket haritası ve amenajman planındaki konumu nokta şeklinde işaretlemiş, kadastro paftası ile memleket haritası ölçekleri denkleştirilerek uygulama yapılmadığından rapor denetlenememektedir.
Bilirkişi raporu bu haliyle yetersiz olup, hükme dayanak alınamaz. Bu nedenle; orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, dayanak kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmelidir.
2.Müdahil davacı, davalı ve davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu husustaki yapılan keşif uygulama ve yerel bilirkişi açıklamaları ile tanık anlatımları iddia ve savunmaları ve temyizde ileri sürelen nedenleri karşılamadağı gibi, yerel bilirkişi ve tanık olarak dinlenen kişilerin davada taraf olduklarından beyanlarına değer verilemez. Bu nedenle, çekişmeli taşınmazın öncesini iyi bilen yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler tespit edildikten sonra davacılar ile müdahil davacılar ve davalılardan iddia savunmaları sorulup yazılı olarak beyanları alınmalı, iddia ve savunmalarına ilişkin varsa tapu kaydı, vergi kaydı, zilyetliğin devri senetleri ve taksim takas sözleşmeleri ile tanık listelerini mahkemeye sunmaları istenmeli, dayanılan tapu kayıtları ile komşu parsel tespit tutanak örnekleri ve dayanak kayıtları ilk oluşturulduğu tarihten itibaren tüm gittileri ile birlikte varsa dava dosyaları getirtilmeli, bundan sonra yerel bilirkişiler yardımıyla yapılacak keşifte ... bilirkişi aracılığıyla kayıt ve belgelerin sağlıklı biçimde uygulanmalı, ... bilirkişiden uygulamayı gösterir, keşfi izlemeye olanak veren rapor alınmalı, çekişmeli parselin ... hanesi açık olduğu düşünülerek 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi hükmüne göre mahkemece lüzum görlüen diğer deliller toplanmalı, pay sahiplerinin zilyetlikleri ve sürdürülüş biçimi ve süresi yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tüm iddia ve savunmalar ve temyiz nedenleri gözönünde bulundurularak sorulup ayrıntılı bilgi alınmalı, beyan ve anlatımlar arasında çelişki bulunması halinde yöntemine uygun olarak giderilmeli; gerekirse, taraflara anlaşmazlık konusu paylar yönünden yemin teklifinde bulunulmalı, tarafların payları hesaplanması yönünden lüzum görülürse bilirkişiden rapor alınmalı, taşınmazın resmi belgelere göre orman ya da orman toprağı sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması halinde, dayanılan tapu kayıtları değişir sınırlı olduğudan 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesine göre yüzölçümüne değer verilmeli, kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açıldığı kabul edilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.