Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2007/14564
Karar No
K. 2007/17046
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2007/14564 E.  ,  2007/17046 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/06/2002 tarih 2002/4525-6147 sayılı bozma kararında özetle; "Çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kalması nedeniyle davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine, davalı çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazların dayanak kayıtları getirtilerek, çekişmeli taşınmazın yönüne ne olarak gösterildiğinin belirlenmesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddesinde yazılı imar ihya ve zilyetlik koşulların davacılar yönünden oluşup oluşmadığının araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra birleşen dosyadaki davanın kısmen kabulüne ve 247 ada 14 parsel sayılı taşınmaz içindeki (.... ve ...) harfli 2717.45 m2 ve 9089.58 m2’lik bölümlere ilişkin tapu kaydı iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescile, (B) harfli 1024.04 m2’lik bölümün davacı adına tescile, asıl davadaki (.... ve.... ) harfli yerlerle yönelik açılan tescil davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava , tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 12/08/1987 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur. Ancak mahkemece toplanan delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.Şöyle ki,

Davacı, 15.05.2000 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Kasabası ve..... Beldesi yassıgüren mevkiinde bulunan toplam üç parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 12.08.1987 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 06.08.1956 tarihinde yapılmış ve sonuçları 07.06.1957 tarihinde ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

Yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda düzenlenen ve bir örneği Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamından sonra dosyada bulunan orijinalinden çıkarılmış paftada, çekişmeli taşınmazın bulunduğu alan, ... Birliği (Köyü) genel arazi kadastrosunda eski 291,290 nolu taşınmazların güneyinde Devlet Ormanı niteliğiyle tespit harici bırakılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Tespit dışı kalan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber bu işlem bir kadastro işlemidir. Davacı, genel arazi kadastrosundan sonraki imar-ihya olgusuna dayanmaktadır. Kural olarak; genel arazi kadastrosunun yapıldığı, 1956 yılından, orman kadastrosunun yapıldığı ve ilan edildiği 12.08.1987 tarihine kadar bu yer öncesi itibariyle orman sayılır. Öncesi orman olan yerde yapılan imar-ihyaya ve buna dayalı olarak sürdürülen zilyetliğe değer verilemez.

Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddeleri hükümlerine göre, bir yerin tapuya tescil edilebilmesi için orman kadastrosu işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolması ve koşullarının oluşması gerekir. Dava,15.5.2000 tarihinde açıldığına göre, taşınmazın orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar da 20 yıllık süre dolmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.10.2001 gün ve 2001/8-464/751 sayılı kararı ile 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde tespit dışı bırakılan bir taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile, daha sonraki tarihte yapılacak orman kadastrosunda tahdit harici bırakılmasından dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin gerçekleşmediği durumunda davanın reddinin gerektiği hükme bağlanmıştır. Dairemizin aynı yerle ilgili başka gerçek kişiler tarafından açılan tescil davalarında verilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen aynı mahkemenin, 2002/929-121 ,2003/166-107 sayılı kararları da dairemizin 2007/14040 E. ve 2007/14565 E. sayılı kararları ile aynı gerekçeler ile bozulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ve gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/12/2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku K6147 md.17 K3402 md.17
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.