3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/28904 E. , 2023/940 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2018/48 Esas, 2020/221 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 21.10.2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/1274 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
Örgüt üyeliği suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın 17-25 Aralık 2013 öncesinde dersaneye gitmesi ve evlerde kalmasının suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince mahkumiyete esas alınamayacağına, içeriği tespit edilmemiş HTS kayıtlarının aleyhe yorumlanması masumiyet karinesini ihlal ettiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun m.30'daki hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dinlenilen tanık anlatımları ile de sabit olduğu üzere sanığın üniversite öğrencilik yıllarından itibaren "ışık evi" olarak tabir edilen evlerde kalmaya başladığı, bir dönem ev abiliği görevini üstlendiği, bu görevi kapsamında evde kalan öğrencilere dini toplantı görünümünde olan ancak örgütün ve örgüt liderinin propagandasının yapıldığı "sohbet" adı verilen toplantılar düzenlediği, ayrıca günlük okuma saatleri düzenleyerek örgüt liderinin kitaplarının okutulmasını sağladığı, aynı zamanda örgüt liderinin konuşmalarını içerir videolar izlettiği, bu sohbet ve okuma saatlerine katılımın zorunlu tutulduğu, örgütün hakim - savcı sınavlarına hazırlık kamplarında kalarak sınavlara hazırlandığı, sınavı kazandıktan sonra ise örgütün özellikle gizli tuttuğu stajyer evlerinde kalmaya devam ettiği, bu süreçte de hafta sonları yapılan ve örgütün üst düzey mahrem imamları tarafından düzenlenen sohbetlere katıldığı, bu sohbetlerde örgüt liderinin pırlanta diye isimlendirilen kitaplarının okutulduğu, özellikle 17/25 Aralık sürecinde bu toplantılarda hükümet aleyhine ağır konuşmaların yapıldığı, yine HTS analiz raporuna göre sanığın hakkında Fetö terör örgütü üyeliği suçundan işlem yapılan çok sayıda Hakim-Savcı ve başkaca kişilerle yoğun telefon görüşmeleri olması hususları ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylemleriyle örgütün talimatlarını yerine getirebilecek bir konumda olduğu, tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak sanığın süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz edecek şekilde FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Hükümden sonra dosyaya gelen Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu 2021/2701 İhbar, 2021/199 Karar numaralı yetkisizlik kararı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu 2022/511 İhbar, 2022/3444 Karar numaralı soruşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına konu ihbar ve sanık hakkında beyanda bulunan Ömer Koşa'nın ifade tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, beyan sahibinin tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 21/10/2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/1274 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.