3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/38481 E. , 2023/1071 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/189 Esas, 2020/242 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2020/792 Esas, 2021/1312 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanığın sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımların üzerine atılı terör örgütü propagandası yapmak suçunu oluşturduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince "sanığın İngilizce dilinde 14.01.2020 tarihinde "Çok açık, Jeffrey Kürtleri daha fazla ve daha zorlu bir duruma soktu. Türklerin Telabyad ve Efrin'de mobil toplama kampları kurarak suriye ve Irak'taki Kürtleri gazlaştırmasına izin vermeyi kabul edebilir." ve "bu görüntüler Türk ordusu kuvvetlerinin #idlib eyaletindeki Nayrab üzerindekn Suriye helikopterini hedeflediği anı gösteriyor. 4 suriye ordusu personeli bu saldırıda hayatını kaybetti. Alan Nayrab'ın Qaminas kuzeybatısında bir yerde görünüyor." şeklinde paylaşımlarda bulunmasının ve 22.01.2020 tarihinde; Mazloum Abdi ile yapılan röportaj sonrası çekilen resmi paylaşmasının, terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek nitelikte olmadığı, paylaşımların şiddete çağrı, tahrik, teşvik edici ve silahlı direnişe davet şeklinde insanda saldırgan davranışlar ve duygular oluşturacak şekilde bir nefret söylemi içermediği, şiddete çağrı niteliği barındırmadığı, içerik itibariyle ulusal güvenlik ve kamu düzeni üzerindeki potansiyel etkisinin sınırlı olduğu, ciddi bir tehlike yaratmadığı, bu nedenle sanığın iddia olunan eylemlerinin ifade hürriyeti kapsamında kaldığı, nitekim paylaşımlarda belli bir örgütten bahsedilmediği gibi örgütün imasının da yapılmadığı anlaşıldığından, yüklenen suçun kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine" karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.3713 sayılı Kanunun 7/2 nci fıkrasında tanımlanan terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurları 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile değiştirilerek ''Terör örgütünün, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek şekilde'' propaganda yapmayı yaptırıma bağlamıştır.
Terör örgütü propagandası yapma suçunun oluşması için; terör örgütü ile ilgili bir öğretinin, düşüncenin veya inancın başkalarına tanıtılması, benimsetilmesi ya da yayılması amacıyla yapılmasının yanında terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, bu yöntemleri övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir.
2.Sanığın eylemlerinin terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek nitelikte olmadığı, paylaşımların şiddete çağrı, tahrik, teşvik edici ve silahlı direnişe davet şeklinde insanda saldırgan davranışlar ve duygular oluşturacak şekilde bir nefret söylemi içermediği, şiddete çağrı niteliği barındırmadığı, içerik itibariyle ulusal güvenlik ve kamu düzeni üzerindeki potansiyel etkisinin sınırlı olduğu, ciddi bir tehlike yaratmadığı, bu nedenle sanığın iddia olunan eylemlerinin ifade hürriyeti kapsamında kaldığı, nitekim paylaşımlarda belli bir örgütten bahsedilmediği gibi örgütün imasının da yapılmadığına ilişkin mahkeme kararında açıklanan nedenlerle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2020/792 Esas, 2021/1312 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.