(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/1364 E. , 2006/9494 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine verilen dilekçe ile şerhin silinmesine yapılan duşurma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/09/2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından, istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüen karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı adına tapuda kayıtlı bulunan ... 3 pafta 553 ve 554 sayılı parsellerin 196 sayılı parselin 1992 yılında yapılan ifrazı ile oluştuğunu, yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman tahdidinde orman olarak sınırlandırılmışsa da, 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılması nedeniyle 1968 yılında ... tevzi komisyonunca dağıtımı yapılarak 4753 Sayılı Yasa uyarınca tarla niteliği ile tapu oluşturulduğunu, 1988 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında ise kısmen orman sınırları içinde kısmen de 2/B madde sahasında bırakılma işleminin iptali ile tapu kaydında bulunan "ormanla ilişkisi vardır" şerhinin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 3 pafta 553 ve 554 sayılı parsellerin tapu kaydı üzerinde "bu parsellerin ormanla ilişkisi vardır" şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılan orman tahdidi ile 15/06/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli 553 ve 554 sayılı parsellerin 196 sayılı parselin ifrazı ile 1992 yılında oluşturdukları, 196 sayılı parselin 1939 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alınarak Temmuz 1947 tarih 39 numarada tapuya kayıt edilen ... Devlet Ormanı sınırları içinde bulunduğu, 15/06/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında 553 sayılı parselin tamamı ile 554 sayılı parselin 14.710.58 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırları dışına çıkarılmayarak 1939 tahdidindeki gibi orman sınırları içinde bırakldığını, 554 sayılı parselin 12088.84 m2 yüzölçümündeki bölümün ise 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, 1951 yılında ... tefrik komisyonu tarafından makiye ayrılıp, 4753 Sayılı Yasaya göre tevzi tapusu oluşturulmuş ise de, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından ... veya makiliklerle örtülü orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan yerler orman sayılır. Bilimsel ve teknik olarak ta % 12’den fazla eğimli sahalar orman ve ... muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza makisi yani orman sayılır. Bilirkişi taşınmazların eğiminin % 15 - 20 arasında bulunduğunu belirttiğine göre, taşınmazların muhafaza makisi niteliğinde kabulü gerekir. Bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasanın 1/son maddesine göre makiye ayrılmaları yasal olarak olanaklı olmadığı gibi 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde de ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. 22.03.1996 tarih ve 1993/5-1 sayılı İnançları Birleştirme Kararında özel yasa hükümlerine göre oluşturulan tapulara değer verileceği belirtilmişse de, anılan İnançları Birleştirme Kararının orman niteliğini koruyan makilik alanlara uygulama yeri bulunmamaktadır. 22.03.1996 tarih ve 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararı 5653 Sayılı Yasaya göre yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak makiye ayrılan ve özel yasalar gereğince oluşturulan tapulu yerlerde uygulanır. Yargıtay Yüksek 1. Hukuk Dairesinin 14.10.1999 gün ve 1999/7693-9956 sayılı kararında muhafaza makilikleri orman rejimine tabi olacağından verilen tevzii tapularının hukuki geçerliliğinin bulunmadığı kabul edildiği gibi yine aynı dairenin 19.09.2001 gün ve 2001/8253-9337 sayılı kararı ile de eğimi % 12’den fazla olan yerler makilik alanlar hakkında 5653 Sayılı Yasanın 43. maddesi hükmüne göre Bakanlar Kurulu Kararı olmasa dahi o yerin muhafaza makisi (Devlet Orman) sayılacağı, keza Hukuk Genel Kurulunun 25.11.2000 gün ve 2000/1663-1664 sayılı, keza yine Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 gün ve 2001/20-214/239 sayılı kararında da % 12’den fazla eğimli taşınmazların muhafaza makisi niteliğinde orman sayılacağı görüşü benimsenmiştir.
Bu nedenlerle, öncelikle 554 sayılı parselin 12088.84 m2 yüzölçümündeki bölümü 2/B'ye konu edildiğine göre Hazine davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra muhafaza makisi niteliği ile Devlet Ormanı olan taşınmazların tevziinin söz konusu olamayacağından, tevzii tapusuna da değer verilmesinin olanaklı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine görüşle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.