Esas No
E. 2022/5306
Karar No
K. 2023/1259
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2022/5306 E.  ,  2023/1259 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret

Taraflar arasındaki asıl davada elatmanın önlenmesi, birleşen davada tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada davacı yönünden kabulüne, davalı-karşı davada davacı yönünden kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili ile davalı-karşı davada davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Asıl davacı-karşı davalı-birleşen davacı arsa sahibi vekili asıl dava dilekçesinde; ... ili, ... ... Mah. Pafta 436 ada 2999 parsel 3 de kayıtlı arsanın ... ...’a (temlik eden) ait olduğunu, ilgili taşınmaz üzerine konut yapılması hususunda Temmuz 2003 tarihinde 30 ay süreli daire karşılığı yarım inşaatın hitabı doğrultusunda davalı S.S. ... ... Kooperatifi ile arsa sahibi vekili ... ... arasında inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı kooperatif ile aralarındaki anlaşma doğrultusunda da inşaatın yapımının müteahhit ... tarafından üstlenildiğini, ancak ... hiçbir edimini yerine getirmediğinden, 15.01.2006 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında kooperatif sözleşmenin feshine karar verdiğini, iki yıldan bu yana da inşaatta hiçbir ilerleme olmadığını, yapılan imalatların da ayıplı olduğunu, bunun ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/4 D. İş sayılı dosyası ve Ticaret Mahkemesinin 2006/309 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, bunun üzerine ...

6.Noterliği 23.03.2006 tarihli 8036 yevmiye no.lu ihtarname ile davalı ile kooperatif arasındaki inşaat sözleşmesinin de feshedildiğini, davalı kooperatifin 30 aylık inşaat bitim süresi içinde edimini yerine getirmediği gibi eksik ve ayıplı imalatlar yaptığını, ayıbın giderilmesi için keşide edilen ...

6.Noterliği 07.02.2006 tarih 2873 yevmiye nolu ihtarname ile verilen süreye rağmen de edimini yerine getirmediğini, ihtara rağmen inşaat mahallinin de terk edilmediğini ve halen taşınmazı da işgal ettiklerini, 08.05.2006 tarihli raporun 7.maddesinde de bu durumun bilirkişilerce tespit edildiğini, 24.05.2006 tarihinde ... Kaymakamlığına verdikleri tahliye dilekçesi ile davalıların halen taşınmazı işgal ettiklerinin İdare Kurulu Bürosu 01.06.2006 tarih 17 nolu kararı ile tespit edildiğini, inşaat sezonu olması nedeniyle müvekkilinin mağdur edildiğini, ne inşaattan çıktıklarını ne de inşaatın bitimine imkan sağlamadıklarını belirterek davalıların inşaat mahallerine müdahalelerinin men'i ile inşaat sahasının müvekkiline tevdiine, tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi vekili karşı dava dilekçesinde özetle; haksız fesih sebebiyle müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu imalat tutarının 850.000,00 TL olduğunun anlaşıldığını, alacaklarının karşılıksız kalmaması için öncelikle dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine tedbir konulmasına ve 850.000,00 TL olan müvekkili kooperatif alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

3.Birleşen davada davacı arsa sahibi vekili; davalı kooperatifle müteahhit ...'ün aralarındaki inşaat yapım sözleşmesi ile inşaatın ikmalinin yüklenici ... tarafından yüklenilmiş olmasına rağmen, ...'ün inşaatı zamanında bitiremediğini, kooperatifin de müteahhidiyle yapmış olduğu inşaat sözleşmesi fesih kararını olağan genel kurulunu toplayarak 15.01.2006 tarihinde aldığını, üç yıldan beri inşaatta hiç bir ilerlemenin olmadığını, yapılan imalatların ayıplı olduğunu, bu nedenle inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, davalı kooperatifin ve müteahhidin derhal inşaat mahallini terk edip yarım kalan inşaatın ikmali için davacıya tesliminin talep edildiğini ancak inşaat mahallini terk etmemekte direndiklerini, bilirkişiler yapılacak inşaatla ilgili tadilat projelerinin çizdirilmesini, inşaatın güçlendirilmesi için ek inşaat yapılması gerektiğini aksi takdirde mevcut inşaatın ayıplı halinin devam edemeyeceğini, belirttiklerini, fesh ettikleri inşaat yapım sözleşmesinde, inşaatın ikmalinin 31.01.2006 tarihi olarak tespit edildiğini, buna riayet etmeyen davalıya karşı kendilerine verilmesi gereken 26 daire ve dükkanın 4 yıllık kira bedelleri olan 26 x yıllık kira 5.000,00 TL x 48 ay = 520.000,00 TL kira bedeli ile; 20.000,00 TL x 4 = 80.000,00 TL dört yıllık dükkan kira bedeli olmak üzere toplam 600.000,00 TL ödenmesi gerektiğini, bilirkişi Süleyman Soydan’ın raporunda eksik inşaatın ikmalinin 2 yıl süreceği hesaplandığını, inşaat maliyet fiyatlarının da 2010 yılına kadar hesaplanması ve farkın tespiti gerektiğini, bakiye inşaat %70 olarak kabul edildiğine göre iki yıllık maliyet birim fiyatları göz önüne alınarak artan maliyet fiyatlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarıyla tevsik edildiği gibi; ayıplı imalatlarla ilgili proje masrafı 264.000,00 TL + KDV, ayıplı inşaatın güçlendirilmesi için 100.000,00 TL harcanacağından toplam 340.000,00 TL’nin davalıdan tazmini gerektiğini, davalının yaptığı işlerle ilgili maliyeye hiçbir vergi ödemediğini, SSK’ya hiçbir işçi prim borcu ödenmediğini, hali hazırda davalının sgk prim ve maliye borçlarının 100.000,00 TL’yi aştığını, davalıdan talep edilmesi gereken alacak miktarının 600.000,00 TL kira alacağı + 364.000,00 TL ayıplı imalat için proje ve güçlendirme bedeli + 100.000,00 TL davalının maliye ve SGK prim borcu olmak üzere toplam 1.064.000 TL olacağını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; bu bedelden şimdilik 350.000,00 YTL'nin 31.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont kredi faiziyle birlikte tahsilini, davaların birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-karşı davacı-birleşen davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde; akdin feshinin usule uygun ve geçerli bir nedene dayanmadığını, taşınmazın işgal edilmiş olduğu yolundaki iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kooperatif ile müteahhit ... arasındaki inşaat yapım sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesinin davacıyı ilgilendiren bir husus olmadığını, davacının taraf olmadığı ... ... ile yapılan sözleşmenin 13. maddesinde kooperatifin söz konusu inşaatı ihale usulü ile yaptırabileceği gibi emanet usulü ile de yaptırabileceğinin hüküm altına alındığını, ayrıca ... ... adına olan elektrik aboneliği sözleşmesine istinaden elektrik idaresine müracaatta bulunup inşaatın elektriğini kestirmesi nedeniyle inşaatın gecikmesine davacı mülk sahibinin sebep olduğunu, ayrıca sözleşmede belirtilen 30 aylık teslim süresinin dolmadığını, yaptırılan tespitte inşaatın süresinde tamamlanabileceğinin belirtildiğini, buna rağmen sözleşmenin feshi cihetine gidilmesinin kabul edilemez olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında doğrudan sözleşme ilişkisi olmadığını, kooperatifle yaptıkları sözleşmeye istinaden iyi niyetli olarak taşınmazın zilyetliğini ellerinde bulundurduklarını, inşaatta ahlen malzemeleri olduğunu ve bekçinin koruduğunu, kendilerine ulaşmış haklı bir fesih olmadığını, kooperatiften yaptıkları inşaat nedeniyle 885.515,12 TL alacaklı olduklarını, davacının da bu imalat nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, tazminat haklarının saklı olduğunu, mahkeme kararı olmadan taşınmazı terk etmelerinin söz konusu olmadığını, ayıplı imalat yapmadıklarını, sözleşmenin tarafı olmadıklarından husumet itirazında bulunduklarını, davacının elektriği kestirmesi nedeniyle kusurlu olduğunu, raporlara göre inşaatın süresinde bitirilebileceğinin tespit edildiğini, davanın reddini talep etmiştir.

3.Birleşen davada davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2013/100 Esas, 2016/494 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamının kapsamı dışında kalan davacı ... ... tarafından davalı kooperatif ve ... aleyhine açılan meni müdahale davasının kabulüne dair kurulan hüküm kesinleştiğinden, meni müdahale davasının kabulü ile ismi geçen davalıların ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 436 Pafta, 2999 Ada, 3 no.lu parsel sayılı taşınmaza vaki el atmalarının önlenmesine karar verildiği, davacının yapı güçlendirme bedeli alacağı talebi yönünden dava ve talebinden feragatı nedeniyle reddine, davacının kira alacağına dair talep ve davasının sübut bulmaması nedeniyle reddine, davacının SSK borcu-alacağı talebi yönünden ise 42.800,00 TL'nin dava tarihi olan 10/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının iş bu davası yönünden fazlaya dair talebinin reddine dair verilen karar da bozma kapsamında kaldığından kesinleştiği, 30/01/2014 tarihli ayrıntılı, bilimsel ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi heyetinin raporunda da açıklanıp tespit edildiği üzere, 2003 ve 2005 yıllarında müteahhit tarafından herhangi bir imalat yapılmadığı dolayısıyla yüklenicinin yaptığı imalatların bedelleri hesaplanırken 2004 yılının serbest piyasa raiç değerlerinin dikkate alınmasının gerektiği ve bu tarihe ilişkin serbest piyasa rayiçlerine göre müteahhidin yani yüklenicinin yaptığı imalatlarının toplam tutarının 460.746,00 TL olduğu anlaşıldığı, bu imalat bedelinden ayıplı imalat bedelinin düşülmesi gerektiği, raporlara göre, yüklenici kooperatif tarafından yapılan imalatta A Blok için 118.132,80 TL + %1 Kdv'si = 119,314,12 TL, B Blok için ise 195.026,72 TL + %1 KDV'si = 196.976,98 TL olmak üzere toplam 316.291,10 TL ayıplı imalat bedeli olduğu hesaplandığı, hesaplanan bu ayıplı imalat bedelinin karşı davacı yüklenici kooperatifin hesaplanan imalat bedeli alacağı olan 460.746,00 TL den mahsubu gerektiğinden, 460.746,00 TL - 316.291,10 = 144.454,90 TL bakiye imalat bedeli alacağının olduğu anlaşıldığı, bu imalat bedelinin karşı davalı arsa maliki ... ...'dan alınarak karşı davacı-yüklenici kooperatife verilmesi gerektiği, karşı davacı yüklenici-kooperatif tarafından daha fazla bir miktar yani 850.000,00 TL imalat bedeli talep edilmiş olduğundan karşı davacının fazlaya ilişkin kısımla ilgili talebi ise sübut bulmadığından reddine karar vermek gerektiği belirtilerek asıl davada davacı ... ... tarafından davalı kooperatif ve ... aleyhine açılan meni müdahale davasının kabulü ile; ... ... ilçesi ... Mah. 436 pafta 2999 ada 3 no.lu parsel sayılı taşınmaza davalıların elatmasının önlenmesine, asıl davada davalı-karşı davacı kooperatif tarafından davacı-karşı davalı ... ... aleyhine açılan karşı davanın kısmen kabulü ile, 144.454,90 TL imalat bedeli alacağının karşı dava tarihi olan 07/07/2006 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ... ... dan alınarak davalı-karşı davacı Kooperatife verilmesine, davalı-karşı davacı kooperatifin fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleştirilen 2007/402 Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, davacının yapı güçlendirme bedeli alacağı talebi yönünden dava ve talebinden feragatı nedeniyle reddine, davacının kira alacağına dair talep ve davasının sübut bulmaması nedeniyle reddine, davacının SSK borcu-alacağı talebi yönünden ise 42.800,00 TL'nin dava tarihi olan 10/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının iş bu davası yönünden fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2016 tarihli ve 2013/100 Esas, 2016/494 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı arsa sahibi vekili ve davalı-karşı davacı yüklenici kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 09.01.2019 tarih ve 2018/623 Esas, 2019/86 Karar sayılı ilamında; davacı-karşı davalı birleşen dosya davacısı arsa maliki ve davalı-karşı davacı birleşen dosya davalısı yüklenici vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, mahkemece, SGK prim ve borçlarının davalı yüklenici tarafından SGK'ya ödenip ödenmediği araştırılması, yüklenicinin sözleşmenin 1. maddesine göre arsa sahibinin yaptığı kısım haricinde gerçekleştirdiği ikmâl inşaatının bu işlerin yapıldığı kabul edilen 2004 yılı mahalli piyasa rayiçleriyle bedelinin KDV ve yüklenici kârı zaten bu bedele dahil olduğundan ayrıca eklenmeksizin hesaplanması ve yüklenicinin gerçekleştirdiği inşaat ile imalâta isabet eden ayıplı imalâtın giderilmesi bedeli konusunda 2004 yılındaki mevzuat hükümlerine göre mahalli piyasa rayiçleri ile ve yapı ruhsatı yenileme bedeli eklenmeksizin gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp asıl davaya karşı açılan karşı davada bulunacak imalât bedelinden güçlendirme masrafları düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden tahsil kararı ile birleşen 2007/402 Esas sayılı dosyada da SGK primleri ile ilgili yapılacak araştırma ve kanıtlanan ödeme ile ilgili sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının mülkiyet hakkına dayanarak davalılardan taşınmazdan çıkarılmasını isteyebileceği, davalıların imalat yüzdesine göre blokların tamamını yapmadıkları, inşaat seviyesinin de %22 olduğu, bu nedenlerle davacının davalıların taşınmaza ilişkin yapmış oldukları haksız müdahalenin men'ine ilişkin davanın kabulüne, karşı davada, ek raporda belirtildiği üzere imalatların yapım tarihi itibarı ile %22'lik inşaat seviyesine göre, davacının sebepsiz yere zenginleştiği imalat bedelinin 141.577,96 TL olduğu, davalı kooperatifin yüklenici olarak bu bedeli davacı arsa sahibinden isteyebileceği, bu miktarın 07/07/2006 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2007/402 Esas sayılı dava dosyasında ise taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olması nedeni ile davacının sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan ve müspet zarar kapsamındaki kira alacağını isteyemeyeceği, bu nedenle kira alacağına yönelik alacağının geçersiz sözleşme sebebi ile reddine, birleşen dosyadaki güçlendirme ve proje bedelinin ise davacının feragatı sebebi ile reddine, davacının birleşen dosyadaki SSK borcuna yönelik talebinin ise söz konusu imalattan dolayı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 3. maddesine göre davalı kooperatifn SSK borcundan sorumlu olduğu, SGK'dan alınan yazı cevaplarına göre binanın yapımından ... SSK borcunun 42.800,00 TL olduğu, davacının bu miktarı davalı kooperatiften istemekte haklı olduğu, ancak yargılama sırasında bu borcun davalı kooperatif tarafından SGK'ya ödenmesi nedeniyle bu talebin konusuz kaldığı anlaşılmakla bu talep yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yine sübut bulmamasından dolayı fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı-karşı davalı-birleşen dava davacısı vekili ve davalı-karşı davacı-birleşen dava davalısı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-Karşı Davalı-Birleşen Dava Davacısı Vekili Temyiz Dilekçesinde;

1.Bilirkişilerce yüklenicinin toplam imalat bedeli doğru hesaplanmış ise de bu hesaplamadan mahsup edilmesi gereken ayıp giderim bedellerinin hatalı hesaplandığı,

2.Binadaki ayıplı imalatın yüklenici kooperatifin yapmış olduğu bölümde bulunduğunu, arsa sahibinin inşa ettirdiği kısımların projeye uygun inşa edildiğini, bu nedenle ayıplı imalat bedelinin tamamının yüklenici alacağından mahsubu gerektiğini,

3.Lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, bu nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

2.Davalı-Karşı Davacı-Birleşen Dava Davalısı Kooperatif Vekili Temyiz Dilekçesinde;

1.Arsa sahibinin gerek tespit raporlarının düzenlenmesi gerekse yargılama aşamasında sunduğu dilekçelerde toplam imalat bedeli, ayıp giderim bedeli, güçlendirme bedeline yönelik olarak yapılmayan itirazları ile kabul niteliğindeki açık beyanlarının mahkemece değerlendirmeye alınmadığını,

2.Hükme esas alınan raporun bozma ilamına uygun olmadığını, itirazlarını karşılamadığını, diğer raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, gerçeğe uygun olmadığını,

3.Sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde imalat bedelinin imalat yılı olan 2004 rayiçlerine göre değil akdin feshi tarihi itibariyle hesaplanması gerektiğini, aksi halde dahi hükümdeki faiz başlangıcının da bu tarihlere göre yürütülmesine karar verilmesi gerektiğini,

4.Lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, belirtilen nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada müdahalenin men'i, karşı davada yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalât bedelinin tahsili, birleşen davada ise inşaatın güçlendirilmesi, kira kaybı ve yüklenicinin mevcut borçlarından dolayı alacak istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci maddesi, 437 nci maddesi, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri,

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1. Usulü kazanılmış hak ilkesi uyarınca, mahkeme kararı lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. Nitekim 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında, hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş olması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de; bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğmuştur. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “Usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır.

3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı-karşı davalı-birleşen dava davacı vekili ve davalı-karşı davacı-birleşen dava davalı yüklenici kooperatif vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı-karşı davalı-birleşen dava davacı vekili ve davalı-karşı davacı-birleşen dava davalı yüklenici kooperatif vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog