3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/16676 E. , 2023/1503 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2018 tarihli ve 2018/85 Esas, 2018/223 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/1412 Esas, 2019/336 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine hükümde, " 24.11.2015 ... ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı ... yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında "gözetilmesinin olanaklı olduğunu belirtip eleştirerek, silahlı terör örgütü olduğuna karar verilen FETÖ/PDY yapılanmasına üyelikten hüküm verilirken, tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca artırım aşamasında aynı maddenin 1 inci fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesiyle yetinilmesi kanuna aykırı bulunmuş olup,
CMK'nın 280/1-a 2. cümle ve 303/1-c maddeleri uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, hükmün özünü oluşturan kısa kararda "... 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince" kısmının çıkarılarak yerine "...3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri; ardışık olmayan aramalar ve mahkeme huzurunda yanlış teşhiste bulunduğunu beyan eden itirafçı beyanı dışında dosyada delil olmadığı, bu delillerin de sanığın suçsuz olduğunu ve yine bir FETÖ kumpasına maruz kaldığını doğruladığı, dosyada sanığın örgüt üyesi olduğuna karine sayılabilecek başkaca hiçbir delil bulunmadığı ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü " Sanık savunması,FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili açıklamalar, açılmış bulunan kamu davaları,bu davalardaki itirafçı sanık beyanları, Milli Güvenlik Kurulu Kararları, arama tutanakları,inceleme tutanakları, HTS kayıtları,teşhis tutanakları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Cengiz Topel Deniz Hava Üs Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapan sanığın, FETÖ ile irtibatlı birçok askeri personelin arandığı aynı sabit hattan 3 kez arandığının tespit edilmesi üzerine hakkında soruşturma başlatılarak toplanan deliller sonucunda mahkememize işbu davanın açıldığı, tanıklar F.C., R. Ş. ve A.T.'nin olayın sıcağı sıcağına verdikleri,birbirleriyle ve dosya kapsamındaki diğer deliller ile uyumlu olması nedeniyle itibar edilen etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerinde sanığın örgütle bağlantısı ve örgüt içindeki konumu hakkında bilgi verdikleri,bu beyanlardan sanığın sohbet toplantılarına katıldığı,himmet verdiği ve Akif kod adını kullandığının anlaşıldığı,bu şekilde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurduğu ve bu suretle sanığın üzerine atılı bulunan "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediğinin sabit olduğu değerlendirilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, eleştiri ve düzeltme sebebi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
a)Ayrıntıları Dairemizin 06.11.2019 tarih ve 2019/1582 Esas, 2019/6838 sayılı kararında açıklandığı üzere; bir asker şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olduğunun kabulü gerekir.
b)Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ...'ün, Cengiz Topel Deniz Hava Üs Komutanlığında görevli olduğu, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ankesörlü/kontörlü telefonlar aracılığı ile aranan askeri personele yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, HTS kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 04.03.2018 tarihli HTS analiz ve inceleme tutanağına göre; sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen 0553 (...) (..) (..) numaralı telefon hattının 2013-2014 yıllarında üç kez arandığının tespit edildiği, yine kendisi gibi askeri personel olan tanık olarak beyanları alınan R.G, F.C, A.T.'nin de sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin aşama beyanlarının da bulunması, çağrıların zamanı, sayısı, dosya kapsamındaki diğer deliller ve sanığın savunması karşısında, yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
c)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/1412 Esas, 2019/336 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.