Esas No
E. 2021/13940
Karar No
K. 2023/1172
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/13940 E.  ,  2023/1172 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/155 E., 2019/518 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin on birinci alt bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/331 Esas, 2018/528 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2019/155 Esas, 2019/518 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.09.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ByLock'un hukuka aykırı delil olduğuna, ByLock'u sadece örgüt üyesi olanlar tarafından kullanıldığı iddiasının maddi gerçeğe aykırı olduğuna, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma yapıldığına, etkin pişmanlık sebebiyle tayin edilen cezada daha fazla indirim yapılması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında, yurtdışı kayıtları incelendiğinde 24.04.2015 ve 27.04.2015 tarihlerinde birçok örgüt üyesi ile yurtdışı çıkış ve giriş kaydı bulunduğu, dosya içerisinde bulunan İ.Ö.'nün ifadesinden anlaşılacağı üzere örgüt evinde kalan ve örgüt gezisine katılan şahıslardan olduğu, 0544 (...) (..) (..) numaralı hat ve 35795800201521 IMEI numaralı telefon üzerinde 23.01.2016 ilk tespit tarihli ByLock kullanıcısı olduğu, program üzerinden örgütsel yazışmalar yaptığından bahisle cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.

Her ne kadar sanık etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyanla üzerine atılı örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmemiş ise de; dosya kapsamında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü faaliyetlerine ilişkin olarak İ.Ö.'nün 24.03.2018 Tarihli ifade ve teşhis tutanağında; "..09 numaralı fotoraftaki şahsın ismini bilmiyorum ve ifademde bahsetmemiştim. Ancak şahsın fotoğrafını görünce hatırladım. Kendisi Ankara'da bulunduğum süre içerisinde benimde zaman zaman kaldığım Tandoğan'da bulunan örgüte ait evde görüyordum. Ayrıca ifademde belirttiğim gibi 2014 yılı Şubat ayında Salih (K) tarafından organize edilen (4-5) günlük Safranbolu civarında yapılan kampta gördüm. Benim bu şahısla herhangi bir irtibatım olmamıştır. Sadece aynı evde bulunduğumuz zamanlarda bir birimizi görmüşlüğümüz vardır. Rize'li veya Trabzon'lu olduğunu biliyorum. Şahsın açık kimlik bilgilerini siz görevlilerden E.E. olarak öğrendim..." şeklinde beyan ve teşhiste bulunduğu, sanığın yaşantısıyla uyumlu olarak sanığı teşhis eder şekilde verilen beyanlar olması nazara alınarak, mahkememizce bu beyanlara delil olarak itibar etmemeyi gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından bu beyanlara itibarla, sanığın örgüt evinde kalan ve örgüt gezisilerine katıldığı anlaşılmış olup ve ayrıca sanığın EGM KOM Şube Müdürlüğünün 17.05.2018 tarihli raporu ile anlaşıldığı üzere; sanığın kendi beyanına göre de örgüt içerisinde "..." Kod Adı'nı kullandığını ikar ettiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank Asyada hesabının bulunduğu, 24.04.2015 ve 27.04.2015 tarihlerinde İstanbul Sabiha Gökçen Sınır kapısından hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma bulunan ve/veya ByLock kullanıcısı olan M.A., R.G., E.K., M.A., O.A., K.Ö., H.Ş., E.C., İ.Ö. ile yurt dışı çıkış-giriş kaydının olduğu, sanığın lisede öğrenim görürken FEM isimli örgüte ait dershaneye 2010 yılında gittiğini beyan ettiği ve ayrıca sanığın teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından kullanıldığı tespit ve kabul edilen ByLock iletişim sistemini sanığın yapılan ByLock sorgulamasında sanığa ait 0544 (...) (..) (..) numaralı hat ve 35795800201521 IMEI numaralı telefon üzerinde 23.01.2016 tarihi itibariyle kullandığının tepit edildiği, bu kullanımın BTK tarafından gönderilen ByLock isimli programa ait karşı IP bilgileri ile de sabit olduğu, sanığın kullandığı cep telefonu hattı ile ByLock IP'sine erişim sağladığının ve kullandığının bu şekilde teknik olarak tespit edildiği, karşı IP bilgilerinin de sanığın yaşantısıyla uyumlu olarak bulunduğu yerlerin baz istasyonu bilgileri ile örtüştüğü, 507620 ID kullanıcı hesabı ile ilgili tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiği vakit; ByLock hesabın kullanıcını profil bilgilerinde; ID numarası: 507620, kullanıcı adı: engn123, şifre: engin123., son online tarihinin 16.02.2016 21:24:30 olduğu, mesaj içeriklerinde "...... hocam bir numara gönderecem şimdi, maltepede bir grup vardı ikiz kardeş bunlar, bu arkadaşlarla aile ziyareti yaptık, sonradan gelmediler, babaları her hafta birşey uyduruyor, babalarının numarasını göndereyim, erdem abinin selamıyla bir arayın bugün, bundan sonra ben takip edicem dersin, uğraşacaz babasıyla net konuşun, 15 tatilde gönderecem demişti, bu veliler bize neler yapıyor görüyorsun değil mi, mümtaz beyin profilini yazabilir misin, ostimde çalışıyor, yarın 7'de maltepeye bir grup gelecek 11.sınıf, yusuf abinin evine gelecekler, yarın da ben aktiviteye götüreyim akşam, çaresiz bekleyiş sürüyor, haberlerde göremedik seni, abi polisler Trabzonda çıktı basına sızdırmadılar serbest bıraktılar, öğrendim programı basit idare eder, buradan konuşmamız daha sağlıklı, yükledin mi..." şeklinde örgütsel mesajların bulunduğunun görüldüğü, Rize Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliğinin 30.07.2018 tarihli inceleme raporu ile, sanığa ait Huawei marka, Tag-L01 Model, 868879020543094 IMEI numaralı cep telefonu, telefona ait Turkcell marka Sim kart, 8990011310120342757 ICCID numaralı sim kart, 2 GB kapasiteli Sandisk ... SD, 4 GB kapasiteli Tosiha ... SD hafıza kartları üzerinde yapılan inceleme neticesinde; "... Google Play Android market ve Apple Store isimli uygulama marketlerinde ücretsiz ve herkese açık olarak yayınlanan Kakao Talk, KİK, Tic Toc, Cover Me, Threema vb mesajlaşma programları ile alakalı olarak yapılan araştırmalarda, telefonun HEX verileri içerisinde Kakao Talk isimli programın Android işletim sistemlerine kurulumu sırasında oluşturulduğu değerlendirilen com.kakao.talk isimli dosyaya ait 29 adet dosya kalıntısı..." bulunduğunun tespit edildiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; suç ve cezadan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.

Nitekim, ByLock isimli programa FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen bir kişinin ulaşmasının mümkün olamayacağı, bu manada söz konusu programın bir kişide mevcudiyetinin doğrudan doğruya örgütle ve örgüt mensuplarıyla görüşme dahilinde devam eden bir organik bağı ispat eden bir sübut vasıtası olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği kararınında bu yönde olduğu görülmüştür.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında terör örgütü üyeliğini "Örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur.'' şeklinde tanımlanmaktadır. Yargıtayın yerleşik uygulamasında; silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmektedir.

Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütle hiyerarşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu, Bu haliyle sanığın; 15 Temmuz darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlaya gelmiş olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince, sanığın eylemine uyan TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen netice gözönüne alınarak takdiren alt hadden ceza tayin edilmek suretiyle mahkumiyetine dair hüküm tesis etmek gerekmiştir. Sanığın işlediği suçun terör suçu olması nedeniyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3 ve 5/1 inci maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılmıştır.

Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için failin, örgütün dağılmasına veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili elverişli bilgi vermesi gerekir. Bu bilginin elverişliliği, örgütün örgütlenme biçimi, failin örgüt yapılanmasındaki konumu ile örgütte geçirdiği süre ve katıldığı faaliyetler gibi kıstaslar göz önüne alınarak mahkemece takdir edilecektir. Tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan örgütlerde her örgüt mensubundan örgütü dağıtacak, yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenemez. Ancak konumu gereği bilmesi beklenen bilgileri de samimi olarak ortaya koymalıdır. Her halükarda elverişli bilgi, örgütte zaafiyet yaratacak,örgüte önemli boyutta zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak boyutta olmalıdır. Failin, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi gerekir. Örgüt mensuplarının işlediği suçlar hakkında bilgi vermelidir. Sadece örgüt üyelerinin isimlerini söylemesi yeterli değildir. Genel olarak örgütün yapısı, kurucusu, yöneticisi, örgütün büyüklüğü, amaçları, faaliyetleri gelir kaynakları, varsa silahları gibi bilgiler vermelidir. Örgütün genişliği ve ya gizliliği nedeniyle bilgileri sınırlı ise verilen bilgilerin samimiyeti çerçevesinde etkin pişmanlıktan yararlanabilir.

Sanık hakkında Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.10.2017 tarih, 2015/1354 Esas, 2017/5381 Karar ve aynı dairenin 10.07.2017 tarih, 2017/1517 Esas, 2017/4830 Karar sayılı içtihatları da dikkate alındığında;

TCK'nın 221/4 üncü maddesindeki etkin pişmanlık maddesinde, etkin pişmanlık nedeniyle cezada yapılacak indirim oranının "üçte birden dörtte üçe kadar" olarak belirlendiği gözetildiğinde, sanığın aşamalardaki ifadelerinde örgütün faaliyet yapısına ve örgüt üyelerine ilişkin samimi anlatımlarda bulunarak pişman olduğunu bildirip, tam bir gizlilik esasına ve hücre tipi yapılanmaya dayanan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü dağıtacak nitelikte, örgütün yapılanma şemasını ortaya koyacak bilgiler vermesi beklenemeyeceğinden örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde örgüte dahil olduğundan bu yana örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili özellik arz eden anlatımlarda bulunarak bilgileri verdiği, yine bulunduğu yer itibariyle dahil olduğu örgüt evlerine, bu evlerin örgütsel yapı ve sorumlulularına ve diğer örgüt mensuplarının isimleri ve görevlerine ilişkin olarak konumu gereği kendisinden beklenen bilgileri samimi olarak ortaya koymuş olduğu, yine kendi kullanımında olan örgütün gizli haberleşmede kullandıkları programlar olan ByLock ve Kakao isimli programlara ilişkin olarak bilgiler vererek etkin pişmanlık gösterdiği nazara alınarak, sanığa verilen cezada TCK'nın 221/4-2 nci cümlesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılmış, sanığın sabıkasız oluşu ve yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62/1 inci maddesi uygulanmış ve hüküm tesis edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

b)Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür.

c)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 507620 ID numarası üzerinden ByLock programını örgütsel haberleşme amacıyla kullanan, ... kod adı ile örgüte ait evlerde kalıp örgütsel toplantılara katılan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

d)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ve karar gerekçelerine göre sanık müdafiin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığın söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.) 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezada en az 1/3'ten, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;

Yakalandıktan sonra yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili faydalı bilgiler verdiği savunma ve toplanan delillere de uygun biçimde kabul edilen sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, gerekçe doğrultusunda hakkaniyete uygun olarak azami hadde yakın oranda indirim yapılması gerekirken, 1/2 oranında indirim yapılarak gerekçeyle de çelişki oluşturacak biçimde yazılı şekilde fazla ceza tayini nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2019/155 Esas, 2019/518 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.