Aramaya Dön

(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/6603
Karar No
K. 2006/9546
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi         2006/6603 E.  ,  2006/9546 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı gerçek kişi 18.05.2000 tarihinde, ... Köyü 2602 sayılı parselin kadastroda Hazine adına tesbit edildiği, ... Yönetiminin ve ... ... açtığı dava sonunda bu parselin Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 11.11.1993 gün ve 1991/ 78- 1993/652 sayılı kararının kesinleşerek Hazine adına tapuya tescil edildiği, oysa bu taşınmazın, ... 1280 tarih ve 69 sıra numaralı tapuyla, miras ve taksim yoluyla kendisine kaldığı, bu taşınmazın, 1952 yılında makiye ayrılmakla orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, tutunduğu tapu kaydını Zilhicce 1279 tarih D:32 ve V:71 sayılı tapu olarak değiştirmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.

Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrılmadığı, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, 1988 yılında yapılıp 1992 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosunda çalılık ve taşlık niteliğiyle Hazine adına tesbit edildiği, ... oğlu ... ...’ın taşınmazı ... oğlu ... Çetinden satın aldığı iddiasıyla, ... Yönetiminin ise taşınmazın ... ... Vakfına ait tapulu arazi olduğu iddiasıyla açılan davaların reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 11.11.1993 gün ve 1991/78 - 652 sayılı kararının kesinleşmesi ile Hazine adına tescil edildiği belirlenmiştir. Her ne kadar, yerel bilirkişiler Davacının tutunduğu Zilhicce 1270 tarih D: 32, V: 71 sayılı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğunu bildirmişlerse de, yerel bilirkişiler tarafından çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin doğal özellikleri ile bağdaşmayan sınırlar bildirilmesi ve bu durumun keşif tutanağına geçirilmesi, şahıs sınırlarının ise soyut dosya içeriği ile desteklenmeyecek biçimde açıklanması, diğer mirasçılara nereden ve ne kadar pay verildiği, tapu kaydı müşterek maliki Molla Mehmetin payının nereye gittiğini açıklamamaları, yerel bilirkişi tarafından tarif edilen sınırlara göre çekişmeli parsel ile birlikte dava dışı 942 sayılı davacı ... adına tesciline karar verilen taşınmazın bu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının irdelenmemesi ve niçin dava dışı 942 sayılı parselin değil de, çekişmeli taşınmazın bu tapu kaydı kapsamında kaldığını açıklamamaları, çekişmeli parselle ilgili Kadastro mahkemesi dosyasında davacının kardeşi olan ... oğlu ... ... dahi bu taşınmazın ... oğlu ... ... satıldığını beyan ettiği gözetildiğinde, davacının tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu söylenemeyeceği gibi, Kadastro Mahkemesinin yukarıda sözü edilen kesin hükmünün sonuçlarından kurtulmak için daha önce hiç tutunulmayan tapuya dayanıldığı, bir an için kesin hüküm olmadığı ve tutunulan tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı kabul edilse dahi, 1942 tahditinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla ... İdaresinin dayandığı ... Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, bu işleme de değer verilemeyeceği, taşınmazın 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının hukuki değerini yitireceği gibi devlet ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla da edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazın orman niteliğiyle tescili istemiyle Orman Yönetimi yada Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 29/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog